11. Hukuk Dairesi 2014/17829 E. , 2015/4909 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/07/2014 tarih ve 2009/531-2014/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakl
**11. Hukuk Dairesi 2014/17829 E. , 2015/4909 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... 21. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/07/2014 tarih ve 2009/531-2014/280 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı Banka'dan alınmış olan müvekkiline ait boş çek yapraklarının çalındığı konusunda davalı Banka'ya bilgi verildiğini, sonrasında sahte imzalar ile piyasaya sürülen çekin davalı ... tarafından davalı Banka'ya ibraz edilmesi üzerine çekin arkasına imzaların uyuşmadığına dair şerh konulmuş olmasına rağmen, davalı Banka tarafından müvekkiline bu konuda herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, çeke dayalı olarak müvekkili aleyhine başlatılan takibin açılan menfi tespit davası sonucu iptal edildiğini ileri sürerek, menfi tespit davasında yapılan masraflar karşılığı olarak şimdilik 15.000 TL maddi, ticari itibarının sarsılması nedeni ile 15.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir. Davalı Banka vekili, müvekkilinin sahte imza ile sunulan çekin ödenmesini engellediğini, bu aşamadan sonra müvekkilinin herhangi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, eylem ile zarar arasında illiyet bağı olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davalı Banka tarafından davaya konu çekin ödemesi yapılmamış ise de, çekin bankaya ibraz edildiği hususunun davacıya bildirilmemesi ve çeke el konulmaması sebepleri ile davalı Bankanın, sahte çekin bilerek kullanılması sebebi ile de davalı ...'nın kusurlu olduğu gerekçesi ile davacının yapmak zorunda kaldığı seyahat masrafı ve vekalet ücreti toplamı olmak üzere 8.660,36 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Kararı davalı Banka vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı Bankanın kusurlu eylemi nedeniyle zarara sebebiyet verdiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı, uhdesinde iken çalınan çekin 3. şahıs tarafından davalı Bankaya ibraz edildiğini ancak davalı Banka tarafından çeke el konulmadığı gibi, çekin bankaya ibraz edildiği yönünde müvekkiline herhangi bir bildirimde de bulunulmadığını ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Ancak, 3. şahsın çeki bankaya ibraz etmesi halinde bankanın, çekteki imza ile hesap sahibinin imzasının birbirine benzememesi halinde çeke el koyma yönünde kanuni bir sorumluluğu bulunmadığı gibi, alınan bilirkişi raporundan da böyle bir çekin ibrazı halinde hesap sahibine bildirimde bulunulması şeklinde bir bankacılık teamülünün bulunduğu da anlaşılmamaktadır. Kaldı ki, çekteki imza ile hesap sahibinin imzası benzemese dahi, 3. kişinin bu çeke dayalı icra takibi yapabilmesi veya alacağını dava yolu ile talep edebilmesi de mümkündür. Davalı Banka, yasanın öngördüğü şekilde gerekli imza karşılaştırmasını yaparak, imzaların benzemediğinin anlaşılması üzerine ödeme yapmayarak çeki 3. şahsa iade etmiştir. Bu durumda, davalı Bankanın hukuki sorumluluğunu gerektiren bir durum olmadığı gözetilerek, davalı Banka yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın banka yönünden kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davalı Banka yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı Banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Banka'ya iadesine, 08/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.