TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 26/11/2025 NUMARASI : 2025/126 Esas (Ara Karar) TALEP : İhtiyati tedbir TALEP TARİHİ : 14/11/2025 KARAR TARİHİ : 20/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/02/2026 Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karana karşı davacı vekilince istinaf ka…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/95 Esas 2026/142 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/95 KARAR NO : 2026/142 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 26/11/2025 NUMARASI : 2025/126 Esas (Ara Karar) TALEP : İhtiyati tedbir TALEP TARİHİ : 14/11/2025 KARAR TARİHİ : 20/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/02/2026 Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karana karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP Davacı vekili 17/11/2025 tarihli talep dilekçesinde özetle ; müvekkilinin ortaklık haklarının gasp edildiğini, ortaklık haklarının fiilen imkansız kılındığını, müvekkilinin şirketle fiili bağı tamamen kopartılmak suretiyle şirketin mali tablolarına erişiminin engellendiğini, şirketin müdürler kurulu başkanı ve eşi tarafından davacı müvekkiline şiddet uygulanarak genel kurulun toplanması haksız ve hukuksuz şekilde engellenerek müvekkilinin şirket işleyişine katılma ve bilgi edinme hakkını imkansız hale getirdiğini, son bir yılı aşkın süredir kar payı hakkının ödenmediğini belirterek, davalı şirkete özel denetçi atanmasını, davalı şirketin müdürünün müdürlük yetkisinin dava süresince askıya alınmasını, şirket bilançosu, kasa defteri, pos cihazı kayıtları, ticari defterler,şirket gelir ve giderlerine ilişkin tüm bilgi ve belgelerin mahkemeye bildirilmesini , şirketteki nakit gelirlerin kayıt altına alınarak mahkemeye bildirilmesini, olağan genel kurulun toplantıya çağrılması, genel kurul organının işler hale gelmesi için genel kurulu toplamak üzere şirkete kayyum atanmasını , mahkeme aksi kanaatte ise davacı müvekkiline genel kurulu toplama yetkisi verilmesini, genel kurul kararı olmaksızın şirket kârı hakkında tek taraflı işlem yapılmasının, kârın ortak dışı kişilere aktarılmasına yönelik her türlü ödeme ve tasarrufun, tedbiren durdurulmasını, mahkeme aksi kanatte ise müvekkilinin ortaklık hakları olan bilgi edinme,genel kurula katılma, kar payı alacağı haklarının dava süresince devam eden ihlallere karşı korunması için uygun görülecek başkaca tedbirlere karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 26/11/2025 tarihli ara kararı ile ; davalı şirket yönetimine aktif olarak katılması sonucunu doğuracak ve dava konusu ile ilgisi bulunmayan davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddialarını tekrar ederek davalı şirket tarafından müvekkiline kar payı ödemesi yapılmadığını, müvekkilinin ortağı olduğu şirkete giremediğini, müvekkilinin ortaklık hakkı olan bilgi edinme hakkının engellendiğini, müvekkilinin ortağı bulunduğu şirketin faaliyet konusu klinikte çalışma izni olmayan yabancı uyruklu bir şahsa hasta muayene ettirildiğini, bu eylemin faaliyet konusu itibariyle halk sağlığını yakından ilgilendiren şirketin halk sağlığına yönelik bir tehdit oluşturmasına sebep olduğunu, dava süresince davalı şirket müdürü tarafından anılan eylemlere devam edildiğini, müvekkilinin kar payı alacağı hakkının bu kadar uzun zamandır ödenmemesi, müvekkilin şirkete giriş çıkışının dahi hiçbir genel kurul kararı olmamasına rağmen engellenmesi, müvekkilin şirketle ilgili kararlardan bihaber bırakılması ve hiçbir yasal gerekçe ve karar olmamasına rağmen adeta keyfi bir şekilde müvekkilin şirketten haksız ve hukuksuzca kapı dışarı edilmesi ortaklık hakları açısından oldukça riskli bir durum olup, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddine ilişkin 26/11/2025 tarihli ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek, ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep;HMK'nun 389 vd. gereğince ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK'nun 389/1. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/2. maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Somut olayda, haklı nedenle limited şirketin feshi, olmadığı takdirde haklı nedenle limited şirket ortaklığından çıkma, çıkma payı alacağı istemiyle açılan eldeki davada ilk derece mahkemesince dosya kapsamı gözetilerek , talep edilen ihtiyati tedbirin davalı şirket yönetimine aktif olarak katılması sonucunu doğuracak ve dava konusu ile ilgisi bulunmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin ihtiyati tedbir talep eden davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 20/02/2026 Başkan- ... Üye - ... Üye -... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...