İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026 Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;...... Anonim Şirketi'nin, aile şirketi ni…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1728 KARAR NO : 2026/55 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/12/2024 NUMARASI : 2024/1030 Esas - 2024/1211 Karar DAVA: Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026 Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;...... Anonim Şirketi'nin, aile şirketi niteliğinde olduğunu, bu çerçevede faaliyetlerini sürdürmekte olduğunu, müvekkilinin, 2004 yılından bugüne kadar ...... Anonim Şirketi’nin ortaklarından biri olduğunu, aynı zamanda 28.11.2023 tarihine kadar yönetim kurulu üyeliği yaptığını, 28.11.2023 tarihine kadar müvekkilinin kardeşi ...'ın şirket ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı, diğer kardeşi ...'ın ise şirket ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi olduğunu, kuruluşundan itibaren tekstil alanında faaliyet gösteren Şirket fabrikasının bulunduğu alana ilişkin olarak, Müvekkilinin babası ...’ın ölümü sonrasında .... A.Ş. ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin akdedildiğini, şirketin ... Yapı ile akdetmiş olduğu kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında, inşaata başlanmış ve etap etap olmak üzere 2017 yılından itibaren ... Yapı tarafından taşınmazların Şirkete devrine başlandığını, şirket de söz konusu taşınmazların peyder pey satışlarıyla karlar elde edip bu karı ortaklar arasında paylaştırmak suretiyle şirketin ticari faaliyetini devam ettirdiğini, 2018, 2019 ve 2020 yıllarında yapılan satışlara ilişkin, yönetim kurulu üyelerine bilgi paylaşımı yapıldığını, bu kapsamda da 2018, 2019 ve 2020 yıllarını kapsar şekilde 2021 yılında olağan genel kurul toplantısı yapıldığını ve yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiğini, müvekkilinin, diğer iki kardeşi tarafından 2020 yılından itibaren yönetimden uzak tutulduğunu ve bu doğrultuda; 2021 ve 2022 yıllarında özellikle ... ... Anonim Şirketi ile Yönetim Kurulu Üyesi ... ile Yönetim Kurulu Başkanı ...’a yapılan satışlardan ve bu satışlardan elde edilen gelirden haberdar olamadığını, konuya ilişkin olarak gerekli bilgilendirmenin kendisine yapılmadığını, TBK m. 19 ve m. 27, TTK m. 408/2-f ve m. 395 Doğrultusunda Tapuda Yolsuz Tescil Edilen; İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Köyü ... Ada 20 Parselde 51 no’lu Bağımsız Bölüm, İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Köyü ... Ada 20 Parselde 53 no’lu Bağımsız Bölüm, İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Köyü ... Ada 20 Parselde 117 no’lu Bağımsız Bölüm, İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Köyü ... Ada 20 Parselde 119 no’lu Bağımsız Bölüm, İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Köyü ... Ada 20 Parselde 131 no’lu Bağımsız Bölüm, İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Köyü ... Ada 20 Parselde 132 no’lu Bağımsız Bölüm, İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Köyü ... Ada 20 Parselde 135 no’lu Bağımsız Bölüm, İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Köyü ... Ada 20 Parselde 139 no’lu Bağımsız Bölüm, İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Köyü ... Ada 20 Parselde 141 no’lu Bağımsız Bölüm, İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Köyü ... Ada 20 Parselde 143 no’lu Bağımsız Bölüm, İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Köyü ... Ada 20 Parselde 203 no’lu Bağımsız Bölüm, İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Köyü ... Ada 20 Parselde 204 no’lu Bağımsız Bölüm, İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Köyü ... Ada 20 Parselde 206 no’lu Bağımsız Bölüm, İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Köyü ... Ada 20 Parselde 220 no’lu Bağımsız Bölüm, İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Köyü ... Ada 20 Parselde 221 no’lu Bağımsız Bölüm, İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Köyü ... Ada 20 Parselde 223 no’lu Bağımsız Bölüm, taşınmazların davalı ... ... Anonim Şirketi’ne yapılan satışının geçersiz olması nedeniyle, dava konusu taşınmazların karar tarihine en yakın piyasa değerinin davalıdan ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, talebin kabul edilmemesi halinde dava konusu taşınmazların dava tarihine en yakın piyasa değerinin, davalıdan ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, bu taleplerinin de kabul edilmemesi halinde dava konusu taşınmazların satış tarihindeki piyasa değerinin davalıdan ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, bu taleplerinin de kabul edilmemesi halinde, dava konusu taşınmazların satış değerinin davalıdan ticari avans faizi ile birlikte tahsili ile müvekkilinin pay sahibi olduğu ...... Anonim Şirketi’ne iadesini, söz konusu taşınmaz satışlarının, aynı zamanda TTK m.395 kapsamında düzenlenen, şirketle işlem yasağına da aykırılık teşkil ettiğini, dava dışı yönetim kurulu üyeleri gerek doğrudan ... Gayrimenkul’e gerekse önce şirketten kendilerine akabinde kendileri tarafından ... Gayrimenkul’e taşınmaz devrini gerçekleştirdiğini, ... Gayrimenkul, hukuka aykırı bir organizasyon çerçevesinde şirketle işlem yasağına aykırı olarak yapılan bu satış işlemlerine bu hususu bilerek taraf olduğundan, doğan zararı tazmin sorumluluğunun bulunduğunu, zarara uğrayan şirketin herhangi bir gideri ve riski bulunmamasına rağmen, 2023 yılında kar açıklamadığını, zarar gören şirketin ekonomik durumunun geçici ödemeyi gerektirdiğini, TBK madde 76’da belirtilen geçici ödemenin tüm şartları somut uyuşmazlıkta sağlanmış olduğundan, HMK m. 107 gereği fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak üzere şirkete ödenmesi gereken tazminattan şimdilik 500.000-TL’sinin davalıdan TBK m. 76 uyarınca tahsil edilerek ...... Anonim Şirketi’ne geçici ödenmesine karar verilmesini, yine aynı iş planı çerçevesinde ...ve Anonim Şirketi tarafından, ... Gayrimenkul’e devredilen, ... Gayrimenkul tarafından ise birkaç gün sonra üçüncü kişiye devredilen İstanbul ili, Bağcılar ilçesi, ... Köyü, ... Ada 20 Parsel 123 No’lu Bağımsız Bölüm taşınmazı, işbu davadaki taleplerle birebir aynı olacak şekilde dava konusu edildiğini, yargılamanın Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/110 Esas sayılı dosyası kapsamında devam ettiğini, işbu dosyanın Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/110 Esas sayılı dosyası ile birleştirmesini ve yargılamanın birleşen dosya üzerinden yürütülmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 2021-2022 yıllarında 2 adet taşınmaz Arca Kumaşları tarafından yabancıya direkt satış yapılmış olup, 37 adet taşınmaz önce müvekkil şirkete ardından yabancılara ve 6 taşınmaz da Türk vatandaşlarına satıldığını ve toplam taşınmaz sayısının 45 olduğunu, davacının iddia ettiği rakamın doğru olmadığını, müvekkil şirketin tüm işlemleri faturalı olup, herhangi bir usulsüzlük yapılmasının mümkün olmadığını, müvekkil şirket kendi adına aldığı taşınmazları acenteler üzerinden Türk vatandaşı olmayan yabancılara satarken aşağıdaki giderleri alım değerine eklemekte ve sonrasında 3. kişiye sattığını,müvekkil şirket sadece Arca Kumaşlarının taşınmazlarını değil davacının da taşınmazını alıp sattığını, davacı 2022 yılında bu sefer de kendi şahsına ait olan ve Bağcılar ilçesi, ... Köyü, ... Ada 20 Parsel 172 nolu bağımsız bölümü de müvekkil şirkete sattığını, müvekkil şirket taşınmazları rayiç değerin altında alıp satıyor ve müşterilerini zarara uğratıyor, o halde davacı neden kendi taşınmazının satımı için müvekkil şirket ile anlaştığının anlaşılamadığını, davacının davalıları suçladığı eylemleri aslında bizzat kendisinin yaptığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Dava, 6098 sayılı TBK'nın 19.maddesi uyarınca muvazaa iddiasına dayalı dava konusu taşınmazların devir işlemlerinin geçersizliği istemine ilişkin olup, davada incelenmesi gereken husus dava dışı ...... A.Ş.'nin yaptığı tasarruflarının iptali gerekip gerekmediği, başka bir anlatımla BK’nin 19. maddesinde yazılı şartların gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Tasarrufun iptali davası, TTK’nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari dava niteliğine haiz olmadığından 6100 sayılı HMK’nin 2. maddesi gereğince genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görev alanında kalmaktadır. (Yargıtay HGK. 10/02/2016T. 2014/17-2389 E. 2016/129 K.) Bu nedenlerle TBK'nın 19. Maddesi gereğince açılan tasarrufun iptali davasında, uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğundan; davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1 maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usûlden reddine, mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyanın Bakirko¨y 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/572 Esas sayılı dosyasının 2024/76 Karar sayili ilami ile, Bakirköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/110 Esas dosyasi ile birleştirildiğini, sonrasında ise 05/12/2024 tarihli duruşmada; birleşen dosyanin tefrikine karar verilerek, Bakirköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1030 Esas sirasina kaydedildiğini, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde TBK'nın 19. maddesi gereğince açılan tasarrufun iptali davasında uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle 09.12.2024 tarihinde görevsizlik kararı verildiğini, fakat davacının açtığı huzurdaki davada, Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/572 E. ve Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/110 E. sayılı davalarda dayandığı hukuki nedenlerin aynı olduğunu, o davaların halen Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmekte olup, herhangi bir görevsizlik kararı verilmediğini, tefrik edilen bu dosyadaki talepler de aynı hukuki sebebe dayanmasına rağmen sadece bu dosyada görevsizlik kararı verilmesinin çelişki yarattığını, açıklanan nedenlerle Mahkemenin 09.12.2024 T. 2024/1030 E. ve 2024/1211 K. sayılı ilamının kaldırılmasına, yargılama harç giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, muvazaalı olduğu iddia olunan taşınmaz satışına ilişkin taşınmaz bedelinin aksi halde satış değerinin davalıdan tahsili ile davacının ortağı olduğu şirkete ödenmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usûlden reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca; görev, mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. HMK. 1 maddesi uyarınca; mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığı, davanın her aşamasında re'sen araştırılır. Dava şartının bulunmaması halinde, HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilir.Ticari davalar, Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkonusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.Somut olayda davacı, dava dışı ...... A.Ş.'nin ortağı olup, bu şirkete ait bir kısım taşınmazların davalı şirkete muvaazalı olarak devredildiği ve bu suretle şirketin zarara uğradığı iddiasıyla eldeki davayı açmıştır. İlk derece mahkemesince dava konusu taşınmazların devir işlemlerinin Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 19.maddesi uyarınca muvazaa nedeniyle geçersizliği istemine ilişkin olduğundan hareketle dava, tasarrufun iptali davası olarak nitelendirilmiş ise de şirket ortağı sıfatıyla açılan davada, talebe konu tazminatın dava dışı şirkete ödenmesinin talep edildiği gözetildiğinde tazminat isteminin dayanağı, anonim şirket ortaklığından kaynaklanmaktadır. Anonim şirkete ilişkin düzenlemelerin TTK'da öngörülmüş bulunması karşısında eldeki dava, ticari dava niteliğindedir. Bu durumda mahkemece asliye hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi isabetli olmamıştır. Davacı tarafça istinafa cevap dilekçesinde, davalının kötüniyetli olarak istinaf yoluna başvurduğu iddiasıyla HMK 329/2 maddesi uyarınca disiplin para cezasına mahkûm edilmesi talep edilmiş ise de davalının başvurusu yürürlükteki mevzuata uygun olup, davalının istinaf başvurusunun kötüniyetli olduğu ve yargılamayı uzatmak amacıyla yapıldığına dair delil bulunmadığından davacı vekilinin talebi yerinde görülmemiştir. HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve dosyanın görevli Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-3 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın görevli Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/01/2026