11. Hukuk Dairesi 2008/13702 E. , 2010/9467 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaretç Mahkemesi’nce verilen 17.04.2008 tarih ve 2007/735 - 2008/159 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.09.2010 gününde davacı-karşı davalı avukatı ... ile davalı-karşı davacı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmad…
**11. Hukuk Dairesi 2008/13702 E. , 2010/9467 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaretç Mahkemesi’nce verilen 17.04.2008 tarih ve 2007/735 - 2008/159 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.09.2010 gününde davacı-karşı davalı avukatı ... ile davalı-karşı davacı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı, kendisinin davalı bankanın Kızılay Şubesi nezdinde vadesiz mevduat hesabı bulunduğunu, ayrıca iki ayrı menkul kıymet hesabından İMKB'de işlem gören hisse senetleri alım yapılarak bu hesaplar için ayrıca kredi sözleşmesi imzalandığını, 06.03.2000 tarihinde bankaya gittiğinde portföyündeki hisse senetlerinin sözleşmenin 4. maddesine aykırı olarak talimat dışı biçimde 24.02.2000 tarihinde 71.652.600.000 TL bedelle satılarak kredi borcuna mahsup edildiğini öğrendiğini, oysa 06.03.2000 tarihinde portföyün değerinin 86.248.850.000 TL olduğunu, kredi borcu bildirilip ödeme olanağı tanınmadan yapılan satış ve mahsup işleminin zarar doğurduğunu, böyle bir işlemin sadece müşterinin teslim etmediği menkul kıymetler için yapılabileceğini ileri sürerek, işlemin sözleşmeye aykırılığının tespitini ve satılan hisse senetlerinin aynen iadesini veya hisse senetlerinin anılan iki tarih arasındaki farkı 14.632.250.000 TL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, anılan tutarın kredi borcundan mahsubu ile müvekkilinin borcunun 4.843.150.000 TL olduğunun tespitini ve 10.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsilini, 10.05.2000 tarihli ıslah dilekçesiyle de hisse senetlerin satılması nedeniyle dava tarihi itibariyle oluşan zararın, davalı bankaca uygulanan kredi faiz oranları ile komisyon ücretlerinin olağan olup olmadığının ve bunlardan doğan zararın tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuş, birleştirilen davada ise, bankanın aracılık sözleşmesi ve kredi sözleşmesi hükümleri uyarınca 06.03.2000 tarihinde 22.366.085.249 TL alacaklı olduğunu ileri sürerek, bu meblağın reeskont oranının iki katı tutarında temerrüt faizi, KKDF, BSMV ve diğer fer'ileriyle birlikte tahsilini, asıl alacağın %10'u ceza faizinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece davacının davalı bankaya 06.03.2000 tarihi itibariyle 8.281.194.935 TL kredi borcu bulunduğunun tespiti ile bu meblağın aynı tarihten itibaren temerrüt faiziyle birlikte asıl davanın davacısından tahsiline dair verilen karar Dairemizin 10.10.2007 gün ve 2006/4413 E, 2007/12681 K sayılı kararında yazılı gerekçeyle taraflar yararına bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı, Ak Menkul Değerler A.Ş. arasında üç ayrı sözleşme imzalandığı, dava tarafları arasında bir kredi sözleşmesi bulunmamakla birlikte anılan şirketin acentesi olan banka şubesi aracılığı ile davacının hisse senedi alım satımı yaptığı, gerekli finansmanın bankaca kullandırılan kredilerle sağlandığı, taraflar arasındaki bu ilişkinin SPK mevzuatına aykırı ve atipik nitelik taşıdığı, davalı bankanın talimat olmaksızın davacıya ait hisse senetlerini satması sözleşmeye aykırı olsa da satış bedelinin müşterinin kredi borcundan mahsubunun taraflar arasındaki ilişkinin gereği olarak kabul gördüğü, davacı ...’in portföyündeki hisse senetlerinin müşterinin talimatı alınmadan 24.02.2000 tarihinde davalı banka tarafından satılarak (T+2) kuralına göre nakde çevrildiği ve davacının kredi borcundan mahsup edilerek bakiye kredi borcu için ihtarname keşide edildiği, davacı ...’in hisse senetlerinin usulsüz olarak nakde çevrildiği günü 06.03.2000 tarihinde öğrendiğini bildirmiş olmakla, değerlendirmenin bu tarih esas alınarak yapılması gerektiği, davalı bankanın 24.02.2000 tarihinde herhangi bir talimatı olmaksızın davacıya ait hisse senetlerini satmasının taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine aykırı olduğu, ancak bankanın satış hasılatını müşterisinin kendisine olan kredi borcundan mahsup hakkını esasen taraflar arasındaki ilişkinin bir gereği olarak daha önceki işlemlerle karşılıklı kabul görmüş olduğu, bu itibarla davacının satışı öğrendiği 06.03.2000 tarihi itibariyle satılan hisse senetlerinin ağırlıklı ortalama satış değerinin 83.936.191.000 TL tutarında olduğu, hisselerin satış bedeli olan 71.667.600.000 TL’nın bu tutardan düşüldüğünde asıl davada davacı ...’in 12.268.591.000 TL zararının oluştuğu, birleşen davada ise aynı tarih itibariyle davacı bankanın davalıdan alacağının ise 20.549.794.935 TL olduğu, bu bedelin taraflar arasındaki sözleşmenin 13/a maddesi uyarınca bankanın reeskont faizine 10 puan eklenmek suretiyle hesaplanan temerrüt faizini de talep edebileceği sonucuna varılarak, asıl davada davanın kısmen kabulü ile 12.268,59 YTL’nın 06.03.2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont oranında faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline, manevi tazminat ile fazlaya ilişkin istemin reddine; birleşen davada 18.038,03 YTL asıl alacak, 2.392,15 YTL işlemiş faiz, 119,60 YTL BSMV olmak üzere toplam 20.549,79 YTL’nın birleşen davanın davalısından tahsiline, 18.038,03 YTL asıl alacağa 06.03.2000 tarihinden tahsil tarihine kadar değişen reeskont faiz oranının 10 puan ilavesi ile bulunacak olan oran üzerinden hesaplanacak faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Asıl dava, davalı bankanın kredi alacağı nedeniyle davacı talimatı olmadan davacıya ait hisse senetlerini sattığı ve bu şekilde davacının zarara uğratıldığı iddiasına dayanarak, hisse senetlerinin aynen iadesi, olmadığı takdirde zararın tazmini istemine ilişkindir. Davacı tarafın öncelikli talebi, davacı tarafın bir talimatı olmadan davalı banka tarafından sözleşmeye aykırı olarak satılan hisse senetlerinin aynen iadesi istemidir. Yargılama sırasında alınan ve mahkemece de benimsenen 12.08.2003 tarihli bilirkişi raporunun 17.sayfasında “hisse senetlerinin davacıya aynen iadesinin gerektiği, ancak Aktaş hisse senetlerinin borsa kaydının kapatılması nedeniyle aynen iadesinin mümkün olmadığı, esasen davacıya ait hisse senetlerinin aynen iadesinin Aktaş hisse senetlerinde olduğu gibi pratikte pek uygun ve kolay olamayacağı” belirtildikten sonra tarafların alacak ve borçlarının hesabı yapılmıştır. Mahkemece, borsada işlem gören hisse senetlerinin davacı tarafa aynen iadesinin mümkün olup olmadığı hususları tartışılarak, hangi hukuki nedenle aynen iadenin mümkün olmadığı kanaatine varıldığının açıklanması gerekirken, “davacıya ait hisse senetlerinin aynen iadesinin Aktaş hisse senetlerinde olduğu gibi pratikte pek uygun ve kolay olamayacağı” şeklinde gerekçe içeren bilirkişi raporuna atıf yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, asıl davada verilen kararın bu nedenle davacı ... yararına bozulması gerekmiştir. 2-Akbank TAŞ tarafından açılan birleşen davada verilen hükme yönelik davalı ... vekilinin temyizine gelince; Birleşen davanın davacısı olan Akbank TAŞ, dava dışı aracı kurum olan Ak Menkul Değerler ve Yatırım A.Ş’nin acentesidir. Davalı ... ile Ak Menkul Değerler ve Yatırım AŞ arasında 14.04.1998 tarihinde imzalanan “Sermaye Piyasası Araçlarının Saklanmasına İlişkin” sözleşmeye davacı ... taraf olmayıp, sözleşmede Ak Menkul Değerler ve Yatırım A.Ş’nin acentesi sıfatı ile yer almıştır. Davalı ...’a kredi kullandıran ve Sermaye Piyasası Araçlarının Saklanmasına İlişkin 14.04.1998 tarihli sözleşmede taraf olmayan davacı ... yararına, 14.04.1998 tarihli sözleşmenin 13/a maddesinde yazılı temerrüt faiz oranının uygulanması da doğru görülmemiş, birleşen davada verilen kararın bu nedenle davalı ... yararına bozulması gerekmiştir. 3-Bozma sebep ve şekline göre davacı (birleşen davanın davalısı) ... vekilinin sair, davalı (birleşen davanın davacısı) Akbank TAŞ vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıdan açıklanan nedenlerle ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile asıl davada verilen kararın (1) numaralı bentte, birleşen davada verilen kararın (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ... yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı(birleşen davanın davalısı) ... vekilinin sair, davalı (birleşen davanın davacısı) Akbank TAŞ vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 30.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.