11. Hukuk Dairesi 2009/5125 E. , 2011/4263 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.11.2008 tarih ve 2006/696-2008/595 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.04.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatlar…
**11. Hukuk Dairesi 2009/5125 E. , 2011/4263 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.11.2008 tarih ve 2006/696-2008/595 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.04.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin de azınlık hissesine sahip olduğu davalı şirketin 25.08.2006 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında katılanlara ilişkin hazurun cetvelinin gerçeği yansıtmadığını, zira bu cetvelde şirket ortağı gösterilen ... A.Ş.ile ..., ... ve ...'a ait hisselerin TMSF.ndan devralınmasına ilişkin karar ve işlemlerin iptali istemi ile İstanbul 4.İdare Mahkemesinde, hisse devrine onay veren SPK kararına karşı ise Ankara 2. İdare Mahkemesinde iptal davası açtıklarını, ayrıca 2005 yılına ilişkin bilanço-kar ve zarar cetvelinin de gerçeği yansıtmadığını, şirket portföyünde bulunan yüksek nakit değerinin hakim hissedarların sahibi bulunduğu bir şirkete aktarılmasının davalı şirket yararına olduğunun kabul edilemeyeceğini, çoğunluğun bilanço onayı ve buna bağlı olarak oluşturulan kar dağıtımına ilişkin kararla, yönetim ve denetim kurulu üyeleri ve denetçilerin ibralarına ve yeniden yapılan seçimlere ilişkin kararlarında anasözleşme ve dürüstlük kuralına aykırı nitelikte olduğunu, davalı şirket portföyünde bulunan yüksek miktarlı nakit değerin şirket hisslerini hukuka aykırı biçimde devralan grubun başka şirketine aktarma amacına hukuki dayanak sağlamaya yönelik olduğunu ileri sürerek, dava konusu genel kurulun 4,5 ve 8 nolu kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, hisse devirlerinin iptaline ilişkin idari yargıdaki davadan feragat edilmiş olması nedeniyle hazurun cetvelinin gerçeği yansıtmadığına yönelik iddianın dayanıksız kaldığı,davanın niteliği itibariyle dava dışı kişiler tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılan davanın sonucunun beklenemesine gerek bulunmadığı, zira davanın yönetim kurulu üyelerinin sorumluğuna ilişkin bulunmayıp genel kurulda alınan kararların iptaline yönelik olduğu, bilanço, kar ve zarar hesaplarına ilişkin bir aykırılığın tespit olunmadığı, alınan kararların yasa, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, davalı şirketin 25.08.2006 tarihli genel kurul toplantısında alınan bir kısım kararların iptali istemine ilişkin olup, genel kurul kararlarının iptalini isteyen ortağın bu sıfatı, iptal davasının kesinleşmesine kadar devam etmesi gerekmektedir. Dosyanın temyiz incelemesi için Dairemiz’e gönderilmesinden sonra davalı vekili tarafından Dairemize sunulan 12.04..2011 tarihli dilekçe ile davacının hissesinin TMSF.tarafından 11.08.2010 tarihinde dava dışı ...'a ihale edildiği beyan edilmiş ve buna ilişkin TMSF.nun yazısıyla ortaklık pay defteri fotokopisi ibraz edilmiştir.Bu durumda, mahkemece, davacı ...'un davalı anonim şirketteki ortaklığının sona erdiği yönündeki davalı tarafından sunulan deliller değerlendirilerek aktif husumet yönünden durum açıklığa kavuşturulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. 2- Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, bozma sebep ve şekline göre davacı vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.