11. Hukuk Dairesi 2010/11657 E. , 2010/12704 K. "" MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.06.2008 gün ve 2007/433-2008/61 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.05.2010 gün ve 2008/14036-2010/5783 sayılı kararı aleyhinde davalı ...İçecek San.A.Ş. vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,…
**11. Hukuk Dairesi 2010/11657 E. , 2010/12704 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.06.2008 gün ve 2007/433-2008/61 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.05.2010 gün ve 2008/14036-2010/5783 sayılı kararı aleyhinde davalı ...İçecek San.A.Ş. vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davalı ...İçecek San. ve Tic. A.Ş’nin "BEYOĞLU" ibaresini 33. sınıfta alkollü içkileri kapsayan mal hizmet sınıfında tescil başvurusunda bulunduğunu, Beyoğlu isminin İstanbul ilinin eğlence sektörü ile ilgili ünlü bir semti olduğu ve İstanbul iliyle birlikte anıldığı, Beyoğlu isminin coğrafi kaynak belirttiği, 556 sayılı KHK’nin 7/1-a, c, f maddeleri gereğince marka olarak tescil edilemeyeceği gerekçesi ile yaptıkları itirazın TPE Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nca nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptalini ve marka tescil edildi ise hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, dava konusu marka tescil başvurusu ile ilgili alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, davanın müvekkilinin ikametgahı mahkemesinde açılması gerektiğini, marka tescil edilmiş olduğuna göre YİDK kararının iptalinin istenemeyeceğini, hükümsüzlük davasında TPE'ye husumet yöneltilemeyeceğini, davacının dava açmada hukuki yararının bulunmadığını, tescili istenen marka ile kullanılacağı emtia arasında 556 sayılı KHK'nin 7/1-a, c, f maddeleri anlamında bir bağlantı bulunmadığını, "Beyoğlu" sözcüğünün değişik anlamlara geldiğini, sadece İstanbul'un bir semti anlamında olmadığını, ayrıca Beyoğlu semtinin sadece eğlence merkezi olmadığını, sözcüğün marka olarak tescilinde bir usulsüzlük bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.