T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/509 KARAR NO : 2026/664 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2023 NUMARASI : 2022/400 E. - 2023/157 K. DAVANIN KONUSU : Marka ve Tasarım Hakkına Tecavüzün Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi, Maddi ve Man…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/509 KARAR NO : 2026/664 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2023 NUMARASI : 2022/400 E. - 2023/157 K. DAVANIN KONUSU : Marka ve Tasarım Hakkına Tecavüzün Tespiti, Durdurulması, Önlenmesi, Maddi ve Manevi Tazminat Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/11/2023 Tarih ve 2022/400 Esas - 2023/157 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, mobilya sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin 2015/53094 sayılı "..." ve 2013/00603 sayılı "..." isimli tv ünitesi ve konsoldan oluşan tescilli tasarımlarının bulunduğunu, hal böyle iken davalı ... Mobilya San. Tic. Ltd. Şti. tarafından bu iki ürünün izinsiz ve lisans hakkı olmaksızın bire bir taklit edilmek suretiyle ticari amaçla satışa arz edildiğini, müvekkilinin marka ve tasarım hakkına ihlal teşkil eden bu ürünlerin gerek fiziki gerekse de online satış suretiyle "....com" web sitesi üzerinden ve "..." instagram hesabından tüketiciye arz edilirken "..." markasının kullanıldığını, mobilya sektöründe uzun yıllar içinde oluşturduğu tanınmış ve ayırt ediciliği haiz markasının bu şekilde kullanılmasının müvekkilini maddi ve manevi zarara uğrattığını ileri sürerek, davalıya ait "..." isimli internet hesabından yapılan tasarım ve tescili müvekkile ait ürüne (... ...) ilişkin fotoğrafların ve paylaşımların tasarım ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesi ve durdurulmasına, HMK 107. maddesine istinaden müvekkilin zararının tam ve kesin olarak tespitinden sonra artırılmak üzere 20.000,00 TL maddi ve 20.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 14/11/2023 tarihli duruşmaya iştirak ile davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, bilirkişi vasıtası ile davalı şirkete ait "....com" alan adlı internet sitesi ve "..." adlı Instagram hesabında yapılan incelemeler sonucunda davacının marka ve tasarım hakkına tecavüz edildiğine yönelik bir kullanıma rastlanılmadığı, davacının ek olarak sunmuş olduğu TV ünitesi görseli ile "..." ibareli açıklamanın tespitin yapıldığı tarih itibariyle site içerisinde bulunmadığı ve davacının dayanak olarak göstermiş olduğu 2013/00603 sayılı tasarımın tescili yenilenmediği için hükümsüz kaldığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ibaresinin marka olarak müvekkili adına tescilli olup koruma altında bulunduğunu, dava tarihi itibariyle bu korumanın devam ettiğini, davalının hitap ettiği kitleyi artırmak için "... ..." açıklaması ile "....com" web sitesi ve "..." adlı instagram hesabı üzerinden ürünlerini satışa arz ettiğini, davalı şirketin bu davranışının marka hakkını ihlal etmesinin yanında haksız rekabet teşkil ettiğini, aynı zamanda müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğrattığını, ancak bu hususta sunulan ekran görüntülerine bilirkişi heyeti ve mahkemece itibar edilmediğini, bu hususu ispat için bildirilen tanıkların dinlenmediğini, oysa herhangi bir müeyyide ile karşılaşmak istemeyen davalının bilirkişi tarafından incelemenin yapıldığı tarihte tecavüzüne son vermiş olduğunu ve müvekkili tarafından dosyaya sunulan ekran görüntülerinin yazılı delil başlangıcı niteliği dikkate alındığında tanıklarının dinlenmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :1- Dava, marka ve tasarım hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafından tasarım ve marka hakkına tecavüz iddiasına dayanak yapılan davalıya ait web sitesi ve instagram hesabı üzerinde aralarında uzman bilgisayar mühendisinin de bulunduğu heyet tarafından yapılan incelemede davacının ileri sürdüğü tecavüz iddiasını destekler bulgulara ulaşılamadığı, davacı tarafından mahkemeye sunulan ekran görüntüsünün üzerinde herhangi bir tarihin yer almadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. 2-Ancak mahkemece, "Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına" karar verilmesi doğru olmamıştır. Zira, kamu düzenine ilişkin olan karar ve ilam harcının, karar tarihine göre belirlenmesi tabii olduğu gibi, aynı mahkeme tarafından aynı yönde verilen bir karar da Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21/11/2024 tarih ve 2024/3186 Esas, 2024/8189 Karar sayılı kararı ile "yargılama harçlarının kamu alacağı niteliğinde ve re'sen dikkate alınacak hususlardan olduğu" gerekçesiyle doğru görülmemiş ve düzeltilerek onanmış olup Dairemizin uygulaması da bu yöndedir. HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/11/2023 gün ve 2022/400 Esas - 2023/157 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın yukarıda açıklanan gerekçe ile REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00.TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 683,10.TL harcın mahsubu ile bakiye 48,90.TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen tespit talebi için hesaplanan takdiren 25.500,00 TL, reddedilen maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 20.000,00 TL, reddedilen manevi tazminat talebinin yönünden hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 8-Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 02/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...