11. Hukuk Dairesi 2013/14955 E. , 2013/21634 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.12.2012 tarih ve 2012/104-2012/310 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve…
**11. Hukuk Dairesi 2013/14955 E. , 2013/21634 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.12.2012 tarih ve 2012/104-2012/310 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalı şirkete ait araçların sigorta poliçelerinden dolayı şirketten alacaklı bulunduğunu, bu alacakların tahsili için davalıya gönderilen 07/09/2006 tarihli ihtarname ile de netice alınmadığını, davalı şirket aleyhine olmak üzere İzmir 15. İcra Müdürlüğü'nün 2006/17663 Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, ancak davalı-borçlu şirketin haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, tüm ödemelerin güvene dayalı olarak müvekkili tarafından yerine getirildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi kök-ek raporlarına göre, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ve 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan talimatlar ile davacı şirketin 2004, 2005, 2006 yıllarına ait ticari defterleri ile aynı yıllara ait tüm poliçelerin izlendiği muavin defterlerinin detay dökümünün ibraz edilmesi için davacı şirkete 2 defa meşruhatlı davetiye çıkarılmasına rağmen, davacı şirket tarafından 2004, 2005, 2006 yıllarına ait ticari defterleri ile aynı yıllara ait tüm poliçelerin izlendiği muavin defterlerinin detay dökümünün ibraz edilmediği, davacı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemiş durumuna düştüğü gerekçesiyle, kanıtlanamayan davanın reddine; yasal şartlar bulunmadığından davalı yararına kötü niyet tazminatı tayinine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, davalı sigortalının ödemediği sigorta prim borçları bulunduğu iddiasıyla davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı takip talebi ekinde kasko, trafik, yeşil kart ve CMR poliçe sigorta primlerine ait listeyi sunmuş ve takip tarihindeki alacak miktarının 14.408,21 Euro karşılığı 26.802,00 TL asıl alacak ve alacağın takip tarihinden itibaren temerrüt faiziyle tahsilini talep etmiş ise de, bilirkişi raporunda takip konusu yapılan sigorta poliçelerinin yeşil kart sigorta poliçeleri detay dökümü olarak sunulmuş olduğu belirtilmiş olup, davalı taraf buna bir itirazda bulunmadığı gibi, davacı vekili de bilirkişi raporundaki tabloyu benimsemiştir. Bu nedenle incelemenin bilirkişi raporunda dökümü yer alan ve davacı tarafından da benimsenen yeşil kart poliçelerine göre yapılması gerekir. Davalı ödeme savunmasında bulunmuş, ödemelere ilişkin sunduğu banka hesap ekstreleri incelenmiştir. Bu durumda yapılan ödemelerin başka poliçelere ve başka alacağa olduğuna ilişkin ispat yükü davacıda ise de, poliçelerin prim ödeme dönemleri bilirkişi raporunda dökümü yapılan tarihleri kapsamakta olup, davalı taraf ödemelerin bir kısmının sonraki dönemli poliçelere ilişkin avans niteliğinde olduğunu savunmadığına göre, yapılan ödemelerin tarihlerinden sonra düzenlenen poliçe primlerinin ödenmediğinin kabulü gerekir. Her iki taraf da ticari defterlerini sunmaktan kaçındığına göre uyuşmazlığın ticari defter incelemesiyle çözümlenemeyeceği açık olup, yukarıda anlatıldığı şekilde inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi zorunludur. Bu itibarla, anılan 14/01/2005 tarihli ödemeden sonraki tarihleri içeren ve ödeme tarihleri de bu tarihten sonraya tesadüf eden poliçelerin prim tutarları üzerinden icra takibine vaki itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın tamamen reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.