T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1743 - 2025/1873 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1743 KARAR NO : 2025/1873 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/06/2025 NUMARASI : 2024/324 E. TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbirin Kaldırılması Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince ver…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1743 - 2025/1873 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1743 KARAR NO : 2025/1873 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/06/2025 NUMARASI : 2024/324 E. TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbirin Kaldırılması Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/06/2025 tarih ve 2024/324 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraf tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : İhtiyati redbir isteyen; müvekkilinin "..." ibareli tanımış markaların sahibi olduğunu, karşı tarafın ... ..." ibareli kullanımda müvekkilinin marklarının asli unsuru olan "..." ibaresini ön plana çıkararak markasal şekilde kullanmasının müvekkilinin markalarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu ileri sürerek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, sonlandırılması istemiyle açtığı davada 21/03/2025 tarihli dilekçesi ile karşı tarafın fiilen işlettiği restoranda, ... gibi online ortamlarda markasal kullanımlarının bulunduğunu ileri sürerek, karşı tarafın iş yerinde ve mahallen gösterilecek adreslerdeki marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturan mallarına, ambalajlarına, tabelasına ve her türlü ticari emtiasına el konulmasına ve bunların yediemine teslimine, karşı tarafın "... ... – ... hesabı, ... ... (... Mah.) ... hesabı üzerinden her türlü fiziki ve internet üzerinden gerçekleşen tecavüz oluşturan markasal kullanım, satış ve sair tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, ... adresinde, "... Instagram hesabı", "... lezzetleri ... hesabı", "... ..." alan adlı internet sitesi, "... ... – ..." hesabı, "... ... (... Mah.) ..." hesabı internet alanlarından ve karşı tarafa ait her türlü internet alanından “...” şeklindeki marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturan kullanımın durdurulmasına, karşı tarafın “...” ibareli marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturan ürün satışının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiş, 02/05/2025 tarihli talep dilekçesinde de karşı tarafın dava konusu "..." ibareli markasal kullanımlarını kötü niyetli olarak "..." ve "... ..." olarak değiştirdiğini, bu kullanımının da müvekkilinin markalarına tecavüz ve haksız rekabete oluşturduğunu ileri sürerek, karşı tarafın bu kullanımlarının da durdurulması ve kaldırması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir Karşı taraf vekili, ihtiyati tedbir talebinin yargılamayı gerektirdiği, dosyada alınan bilirkişi raporunun delil tespitine yönelik olup, henüz esas hakkında rapor alınmadığını, dolayısıyla ihtiyati tedbir isteyenin haklılığını ispatlayamadığını, müvekkilinin "... ... ..." ibareli 2022/104763 sayılı marka başvurusuna ilişkin olarak açmış oldukları davanın Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/318E sayılı dosyası ile derdest olduğunu, anılan dosyada davanın kabul edilmesi halinde müvekkilinin iş bu davaya konu markasının başvuru tarihinden itibaren tescilli olacağını, müvekkilinin markasal kullanımları ile ihtiyati tedbir isteyene ait markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını savunarak, 21.03.2025 tarihli dilekçe ile talep edilen ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiş, davanın "..." ibaresine yönelik olup ihtiyati tedbir isteyenin talebini genişletmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, davaya konu edilmeyen bir husus hakkında tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığını, tedbir istemine konu "..." ve "... ..." ibareli kullanımların davaya konu "..." ibaresi ile alakasının bulunmadığını, uyuşmazlık konusunun dışına çıkılarak ihtiyati tedbir talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak, ihtiyati tedbir isteyenin 02/05/2025 tarihli dilekçesi ile talep ettiği ihtiyati tedbir isteminin de reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 21.04.2025 tarihli ara kararla karşı tarafın "..." ibaresini "Yiyecek ve içeceklerin sağlanması" hizmetleri bakımından markasal etki oluşturacak şekilde fiziki ve sanal ortamlarda kullandığının tespit edildiği, karşı tarafın bu kullanımlarının ihtiyati tedbir isteyenin "..." esas unsurlu markaları ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu, ihtiyati tedbir isteyenin "..." esas unsurlu markaları kapsamında 43/1 alt sınıfta yer alan "Yiyecek ve içeceklerin sağlanması" hizmetlerinin de bulunduğu, karşı tarafın sonraki tarihli "..." ibareli marka başvurusunun SMK m.155 hükmü uyarınca önceki tarihli ihtiyati tedbir isteyenin markaları karşısında hukuka uygunluk sebebi oluşturmayacağı gerekçesiyle 21/03/2025 tarihli tebdir talebinin kısmen kabulü ile karşı tarafın "..." adresindeki ihtiyati tedbir isteyene ait "..." ibareli markalara tecavüz ve haksız rekabet oluşturan ve üzerinde "..." ibaresi bulunan tabelalarına, menülerine, ambalajlarına ve her türlü tanıtıcı materyallerine el konulmasına ve bunların yed-i emin nezdinde muhafaza edilmesine, karşı tarafın "... ... – ... hesabı, ... ... (... mah.) | ... hesabı", her türlü fiziki ve internet üzerinden gerçekleşen ve ihtiyati tedbir isteyene ait "..." ibareli markalara tecavüz ve haksız rekabet oluşturan "..." ibareli markasal kullanım, satış ve sair tecavüz eylemlerinin durdurulmasına, karşı tarafın "..." ... hesabı, "https://www.....com/.../" ... hesabı ve karşı tarafa ait her türlü internet alanından “...” şeklindeki ihtiyati tedbir isteyene ait "..." ibareli markalara tecavüz ve haksız rekabet oluşturan kullanımların durdurulmasına, karşı tarafın ihtiyati tedbir isteyene ait "..." ibareli markalara tecavüz ve haksız rekabet oluşturan ürün satışının tedbiren durdurulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 18/06/2025 tarihli ara kararla da mahkemece verilen 21/04/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararından sonra "..." ibaresini işletmesinin tabelasında ve menüleri üzerinde kullandığı, ihtiyati tedbir isteyenin "..." esas unsurlu markaları ile karşı tarafın "..." ibareli markasal kullanımlarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu ihtiyati tedbir isteyenin "..." esas unsurlu markaları kapsamında 43/1 alt sınıfta yer alan "Yiyecek ve içeceklerin sağlanması" hizmetlerinin de bulunduğu, karşı tarafın sonraki tarihli "..." ibareli marka başvurusunun SMK m.155 hükmü uyarınca önceki tarihli ihtiyati tedbir isteyenin markaları karşısında hukuka uygunluk sebebi oluşturmayacağı, somut olayda yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı gerekçesiyle 02/05/2025 tarihli ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulü ile karşı tarafın "..." adresindeki ihtiyati tedbir isteyene ait "..." ibareli markalara tecavüz ve haksız rekabet oluşturan ve üzerinde "..." ibaresi bulunan tabelalarına, menülerine ve her türlü tanıtıcı materyallerine el konulmasına ve bunların yed-i emin nezdinde muhafaza edilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf vekili, mahkemenin 21.04.2025 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunda, davanın esasına çözer şekilde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, müvekkilinin dava konusu işe yerinde ciğer satıldığını, ihtiyati tedbir isteyenin ise un ve makarna ürünlerinde faaliyet gösterdiğini, ihtiyati tedbir talebinin yargıma gerektirdiğini, henüz esas hakkında rapor alınmadığını, markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, mahkemenin 21.04.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, mahkemenin 18.06.2025 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunda da davanın, müvekkilinin "..." ibareli kullanımlarına yönelik olduğunu, "..." ibareli kullanımlarının dava konusu olmadığını, bu şekilde iddianın genişletilmesine de muvafakat etmediklerini, "..." ibareli kullanımlar ile ihtiyati tedbir isteyenin markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin 18.06.2025 tarihli tedbir kararının da kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :1-Talep, ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılması istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece verilen 21.04.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının karşı tarafın yüzüne karşı verildiği, bu itibarla karşı tarafın HMK'nın 391/3. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tedbir talep eden tarafın, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesinin yeterli olduğu, tam bir ispatın aranmayacağı, mahkemece alınan bilirkişi raporunda karşı tarafın dava konusu olan “... ... ..." ibareli kullanımı ile bu ibarenin kullanıldığı restaurant hizmetlerinin ihtiyati tedbir isteyene ait "..." asıl unsurlu markaları ile iltibas oluşturduğunun açıklandığı, bu hali yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, ayrıca SMK'nın 159. maddesi uyarınca bir sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde kullanımda bulunulduğunu yaklaşık olarak ispat eden kişinin, bu kullanımların engellenmesini ihtiyati tedbir yoluyla isteyebileceği anlaşılmakla karşı taraf vekilinin mahkemenin 21.04.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Karşı taraf vekilinin mahkemenin 18.06.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; öncelikle belirtmek gerekir ki 18.06.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararı karşı tarafın yüzüne karşı verilmiş olup karşı tarafın HMK'nın 391/3. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğundan işin esasının incelenmesine geçilmiştir. 6769 sayılı SMK'nın "İhtiyati tedbir talebi ve ihtiyati tedbirin niteliği" başlıklı 159/1. maddesi hükmüne göre "Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." SMK.’nın 159. maddesi hükmünde açıkça düzenlenmeyen konularda, Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerektiği konusunda ise tereddüt bulunmamaktadır. İhtiyati tedbirin şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK.'nın 389/1. maddesinde ise "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmü yer almaktadır. Anılan hükme göre ihtiyati tedbir kararı, sadece "uyuşmazlık konusu" hakkında verilebilir. Aslında aynı gereklilik, 6769 sayılı SMK.'nın 159/1. maddesi hükmünde yer alan "dava konusu kullanımın" ibaresi ile de vurgulanmıştır. Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, yukarıda özet kısmından da anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir isteyen, karşı tarafın "... "ibareli kullanımlarının tescilli marklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, işbu davayı açmıştır. Görüldüğü üzere işbu davada dava konusu edilen karşı tarafın "..." ibareli kullanımlardır. İhtiyati tedbir isteyenin, 02.05.2025 tarihli dilekçesi ile hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini istediği kullanımlar ise dava konusu kullanımlardan farklı olan "..." ibareli kullanımlardır. Bu kullanımların, mahkemece verilen 21.04.2025 tarihli tedbir kararı sonrası dava konusu "..." ibareli kullanımların değiştirilmesi suretiyle meydan getirilmesi de varılan sonucu değiştirmeyecektir. Bu itibarla ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir isteyenin 02.05.2025 tarihli dilekçesi ile talep ettiği ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ihtiyati tedbir isteminin kabulüne karar veilmesi doğru görülmemiş, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce karşı taraf vekilinin mahkemenin 18.06.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına yönelik istinaf itirazlarının kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, karşı taraf vekilinin mahkemenin 21.04.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle karşı taraf vekilinin mahkemenin 18.06.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/06/2025 gün ve 2024/324 Esas sayılı ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA, 3-İhtiyati tedbir isteyenin 02.05.2025 tarihli dilekçesi ile talep ettiği ihtiyati tedbir isteminin REDDİNE 4-21.04.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararı yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, ihtiyati tedbire itiraz eden tarafından istinaf başvurusunda yatırılan harçtan mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 5-18.06.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararı yönünden ihtiyati tedbire itiraz eden karşı taraftan istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde ihtiyati tedbire itiraz eden karşı tarafa iadesine, 6-21.04.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararı yönünden istinaf aşamasında ihtiyati tedbire itiraz eden tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 7-18.06.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına yönelik istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 8-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 10/10/2025 tarihinde HMK.'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 28/10/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.