İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 12/09/2025 YAZIM TARİHİ : 16/09/2025 İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından karşı taraf davalılar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 22/07/2025 tarihinde tesis edilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili,…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ..... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 22/07/2025 NUMARASI : ... Esas İSTİNAF EDEN VE İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... KARŞI TARAF DAVALILAR :1-........ VEKİLİ : Av..... : 2-........ TALEP : İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 12/09/2025 YAZIM TARİHİ : 16/09/2025 İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından karşı taraf davalılar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 22/07/2025 tarihinde tesis edilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davalı tarafın borçlusu müvekkili olarak gözüken iki adet çekin yetkili hamili ve alacaklısı olduğu iddiasıyla Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına başvuruda bulunduğunu, buna göre keşidecesi müvekkili olarak görünen 06.06.2025 keşide tarihli, 1.450.000,00 TL ve 12.06.2025 keşide tarihli, 740.000,00 TL bedelli çeklerin taraflarına ait olmadığı gibi, çeklerin keşidecisi de olmadıklarını, çeklerdeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, bu nedenle müvekkilini bağlayan ve hukuken geçerli kambiyo evrakının bulunmadığını, taraflar arasında çeklerin verildiğine ilişkin herhangi bir evrak ya da belge de bulunmadığını ileri sürerek, %15 teminatla İİK'nın 72 vd. maddeleri kapsamında dava sonuna kadar icraya girilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "..Somut olayda; davacının iddiaları net olmadığı gibi belirttiği iddiaları somutlaştıran ve yaklaşık ispat ölçüsüne varan bir delil dosyaya sunulmamıştır. Davacının iddiaları yargılamayı ve teknik incelemeyi gerektirmektedir. Dosyanın bu haliyle çek sureti ile mukayese imzalar üzerinde bir karşılaştırma yapmak da mümkün olmamıştır. Yine talep eden taraf iddiasına esas konuda suç duyurusunda da bulunmamıştır. Öte yandan dosya taraflarını aşacak ve üçüncü kişileri bağlayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı da verilemez. Bu itibarla ihtiyati tedbir talebinin reddi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur. (Aynı yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2023/942 Esas, 2023/757 Karar Sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi 2023/1227 Esas 2023/1162 Karar Sayılı kararı)...." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, çeklerdeki imzaya itiraz ettiklerini, bunun yapılacak imza incelemesi ile ortaya çıkacağını, imza itirazının somut bir itiraz olduğunu, mahkemece tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 390. maddesinde '' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır. 2004 sayılı İİK'nın 72/2 maddesinde ''İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.'' düzenlemesi bulunmaktadır. İcra İflas Kanunu'nun 72/3.maddesinde “İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.” hükmü düzenlenmiştir. HMK'nın 208. maddesinde ''(1) Taraflardan biri, kendisi tarafından düzenlendiği iddia edilen bir belgedeki yazı veya imzayı inkâr etmek isterse, sahtelik iddiasında bulunmalıdır; aksi hâlde belge, aleyhine delil olarak kullanılır. (2) Bir belgenin sahteliği iddia edildiğinde, belgenin mahkemeye verildiği tarih yazılıp mühürlenerek, saklanması için mahkemece gerekli tedbirler alınır. (3) Bir belgenin sahteliğini iddia eden kimse, bunu aynı mahkemede ön sorun şeklinde ileri sürebileceği gibi, bu konuda ayrı bir dava da açabilir. (4) Resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Asıl davaya bakan hâkim, gerekirse bu konuda imza veya yazıyı inkâr eden tarafa, dava açması için iki haftalık kesin bir süre verir.'' düzenlemesine yer verilmiştir. HMK'nın 209. maddesi de ''1)Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir (karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. (2)Resmî senetlerdeki yazı veya imza inkâr edildiğinde, senetteki yazı veya imzanın sahteliği, ancak mahkeme kararıyla sabit olursa, bu senet herhangi bir işleme esas alınamaz. (3)Senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbir, o senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmez ve gerektiğinde senet sahibi haklarının korunması için yeni tedbirler talep edebilir.'' hükmünü içermektedir. Menfi tespit davası her ne kadar İİK’da düzenlenmiş ise de, icra hukukuna özgü bir dava türü olmayıp, maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden, HMK’daki genel usul ve yargılama kurallarına tabi olan ve genel mahkemelerde görülen bir dava türüdür. Dolayısıyla usul kuralları bakımından İİK'nın hükümleri ile yetinilmesi doğru olmayıp, HMK’daki usul kurallarının ve yasal düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir. Yine her ne kadar menfi tespit davası, İİK'da özel olarak düzenlenmiş ise de, borçlu olunmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davasında, ödeme, borcun sona ermesi, edimin ifa edilmemesi başta olmak üzere pek çok iddia gerek borcun dayanağı olan belgeye ilişkin def’ilerden gerekse kişisel def’ilere ilişkin olabilir. Talebe dayanak senetteki itiraz hususu HMK'da da özel olarak düzenlendiğinden yazı veya imza inkarına dayalı menfi tespit davalarında takip dayanağı belgedeki imzaya ve yazıya itiraz bulunduğu takdirde bu konuda özel hüküm olan HMK’nın uygulanması gerekmektedir. Ayrıca HMK'nın 392/1.maddesindeki '' İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.'' şeklindeki düzenleme de göz önünde bulundurulmalıdır. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Her ne kadar mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmiş ise de, talep eden davacı tarafça imza inkarında bulunulduğundan ve anılan yasal maddeler uyarınca tedbir talebinin kabulü için gerekli şartların oluştuğu kanaatine varıldığından, teminat karşılığında tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve aşağıda yazılı şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/07/2025 tarih, ... Esas sayılı ARA KARARININ KALDIRILMASINA, 1-İstinaf başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 2-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince davanın esası ile ilgili kurulacak hükümde değerlendirilmesine, B)Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden davacının talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, 1-İhtiyati tedbir talep eden davacının tedbir talebinin KABULÜ ile; talep ve dava konusu, 06.06.2025 keşide tarihli, ........ seri no'lu, 1.450.000,00 TL bedelli ve 12.06.2025 keşide tarihli, ........ seri no'lu, 740.000,00 TL bedelli çeklerin davalı tarafından icra takibine konu edilmesinin TEDBİREN DURDURULMASINA, 2- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 392. ve İİK'nın 72. maddeleri gereğince takdiren toplam çek bedeli 2.190.000,00 TL'nin %20'i karşılığı 438.000,00 TL'nin teminat (teminatın nakden veyahut kesin, süresiz ve geçerli kabul edilecek bir teminat mektubu ) olarak alınmasına, 3- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 393/1. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içerisinde teminat mektubu olarak ilk derece mahkemesine ibraz edilmesi veyahut nakit olarak ilk derece adliye mahkemeleri veznesine yatırılması ve aynı süre içerisinde kararın infazının talep edilmesi gerektiği, aksi taktirde ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden ortadan kalkacağının davacı tarafa İHTARINA, 4- Kararın infazı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına, D) Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/09/2025 tarihinde oy birliği ile HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır .....