11. Hukuk Dairesi 2011/2640 E. , 2012/9250 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/09/2010 tarih ve 2007/277-2010/486 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2011/2640 E. , 2012/9250 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/09/2010 tarih ve 2007/277-2010/486 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin davacının gıyabında yapılan 07.03.2006 tarihli Genel Kurul Toplantısında hukuka aykırı olarak sermaye artırımı kararı alınarak davacının şirketteki hisse oranının indirildiğini ve yönetim kurulu üyeliğinden azledildiğini, bu kararın yok hükmünde olduğunun tespiti amacıyla açılan dava devam ederken, bu kere yetkisiz yönetim kurulu tarafından 2006 yılı olağan genel kurul toplantısının 01.03.2007 tarihinde yapılmasına karar verildiğini, davacının tüm muhalefetine rağmen söz konusu tarihte genel kurulun gerçekleştirildiğini, bahsi geçen toplantıda davacının muhalefetine rağmen ve gerekliliğine ilişkin yönetim kurulu raporu bulunmaksızın sermaye artırılmasına karar verilerek sermayenin 1.500.000 TL'ye çıkartıldığını, toplantı gündeminde olmadığı halde genel kurul sırasında yönetim kurulu ve denetçilerin ibrasının gündeme eklenerek ve TTK 374. maddesine aykırı olarak ibrasına karar verilen yönetim kurulu üyelerinin ve bunlara yakın akrabalığı bulunan ortakların oylarıyla yönetim kurulu ve denetçinin ibralarının sağlandığını, yönetim kurulu üyelerine aylık 3.000 TL huzur hakkı verilmesi kabul edilerek bu ortaklara örtülü kazanç sağlama amaçlandığını, öte yandan temettü dağıtımı zorunlu iken kar dağıtılmamasını öngören bilanço ve raporların kabul edildiğini, alınan kararların ana sözleşmeye, iyiniyet kurallarına ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin 01.03.2007 tarihli olağan genel kurulunda alınan 2,3,4,5 ve 6. sayılı kararların iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili,genel kurul çağrısının usulünce yapıldığını ve davacının da genel kurula katıldığını, önceki genel kurul toplantısı hakkında dava açılmış olmasının bu genel kurulun yapılmamasını gerektirmediğini, kar dağıtılmaması kararının genel kurulun inhisarında olduğunu, şirketin büyüyen yapısı ve ekonomik zorluklar nedeniyle bu yönde karar alındığını, önceki genel kurul toplantısı ile ilgili olarak açılan davanın kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin afaki ve hukuka aykırı olduğunu savunmuştur. Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibraları ile ilgili oylamaya katılamayacakları, bunların oyları çıktığında oylamaya katılan 290 hissenin ibranın reddi, 10 hissenin ise ibranın kabulü yönünde oy kullandığı, bu durumda yönetim kurulunun ibra edilmediği, şirket ortağı olmayan denetçi ibrasının ise geçerli olduğu, bilanço ve hesapların kabulünde oylama bakımından bir usulsüzlük bulunmamakla birlikte, bu hususlarla ilgili yeterli açıklama ve denetleme yapılmadığından bilanço ve hesapların onaylanmasının iyiniyet kurallarına aykırı olduğu, önceki sermaye artırımınına ilişkin genel kurul kararının yok hükmünde olduğuna karar verilmiş ise de, bu durumda iptali istene sermaye artırımının 100.000 TL den 1.500.000 TL ye artırılması şeklinde değerlendirilmesi gerektiği, bu açıdan yapılan artırımda bir usulüzlük olmadığı, ancak bu halde ana sözleşme değişikliğinde sermayenin 500.000 TL'den 1.500.000 TL çıkartıldığı belirtileceğinden bunun gerçek durumu yansıtmayacağı, öte yandan kısa bir süre önce yapılan sermaye değişikliği yargıya taşınmışken bundan kısa bir süre sonra sermaye artırımına gidilmesini gerektirecek koşulların davalı tarafça ortaya konulmadığı gibi, iyiniyet kuralları ile de bağdaşmadığı, buna karşılık yönetim kurulu üyeleri ve denetçi seçiminde ve yönetim kurulu üyerine huzur hakkı verilmesinde usulsüzlük ve iyiniyet kurallarına aykırı bir yön tespit olunamadığı gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 01.03.2007 tarihli olağan genel kurulunda alınan 2. sayılı kararın yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kısmı ile bilanço ve hesapların onaylanmasına dair 3 ve sermaye artırımına ilişkin 5 sayılı kararların tamamen iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,75 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 30/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.