Hukuk Genel Kurulu 2021/652 E. , 2022/359 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 1. Taraflar arasındaki “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edil…
**Hukuk Genel Kurulu 2021/652 E. , 2022/359 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 1. Taraflar arasındaki “boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 08.05.1998 tarihinde anlaşarak evlendiklerini, ortak iki çocuklarının olduğunu, on sekiz yıl boyunca evliliğin çok mutlu şekilde devam ettiğini, sonrasında davalının eşini ... isimli bir kadınla aldatmaya başladığını, müvekkilinin eşinin işyerine gittiği bir gün tarafları eşinin arabasına binerken gördüğünü, aracı takip etmeye başladığını, sinirlerinin bozulması nedeniyle eşinin aracına arkadan çarptığını, kaza sonucu araçlardan inilmesi üzerine sözlü tartışma yaşandığını, davalı ve birlikte olduğu ... isimli kadının müvekkili hakkında haksız yere şikâyette bulunduklarını, olayla ilgili savcılık tarafından takipsizlik kararı verildiğini, yaşananlar neticesinde davalının eşine “...’in yedi aylık hamile olduğunu” söyleyerek evi terk ettiğini, kendisinden yirmi yaş küçük olan bu kadın ile birlikte yaşamaya başladığını, davalının diş hekimi olarak çalıştığını ve ekonomik durumunun çok iyi olduğunu ileri sürerek tarafların boşanmalarına, velâyetlerin anneye verilmesine, her bir çocuk yararına 3.000TL tedbir-iştirak, davacı yararına 5.000TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 100.000TL maddi, 500.000TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; tüm iddiaları inkârla, davacının aldatıldığını öğrendiğinde davalıya eve dönmesi için yalvardığını, “yeter ki sen eve dön, ben seni affedeceğim, kusurlarımı suçlarımı da düzelteceğim” dediğini, evliliğin son zamanlarında davacının davalıya karşı uzak durduğunu, taraflar arasında cinsel birlikteliğin olmadığını, aldatıldığını dahi fark etmeyecek kadar eşine ilgisiz olduğunu, müvekkilinin eşinin ailesi tarafından tehdit edildiğini, bu nedenle güvenlikli bir sitede yüksek bir kira bedeliyle oturmak zorunda kaldığını, işyerini yeni açtığını, davalıya ait evde davacı ve çocukların oturduğunu, ayrıldıktan sonra bu eve 23.000TL masraf yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: