T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .. KARAR NO :.. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : .. ÜYE : .. ÜYE : .. KATİP : .. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : . NUMARASI : .. DAVACI : . VEKİLLERİ :.. DAVALI : .. VEKİLİ : Av. .. İHBAR OLUNAN : .. VEKİLLERİ : Av... KARAR TARİHİ : .. Davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine dairemize gelen dosya incelendi…
T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 18. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .. KARAR NO :.. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : .. ÜYE : .. ÜYE : .. KATİP : .. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GAZİANTEP 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : . NUMARASI : .. DAVACI : . VEKİLLERİ :.. DAVALI : .. VEKİLİ : Av. .. İHBAR OLUNAN : .. VEKİLLERİ : Av... KARAR TARİHİ : .. Davalı tarafın istinaf başvurusu üzerine dairemize gelen dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının . . payı mükellefi olduğunu, müvekkili kurumun mali denetçileri tarafından davalı hakkında hazırlanan rapora istinaden .. tarihli, .. sayılı yazı ile .. bilanço dönemlerine ait vadesinde ödenmeyen.. tarihi itibariyle ..-TL kalan anapara ve..TL gecikme faizi olmak üzere toplam ..TL olarak tespit edilen alacağın ödenmesi için davalı şirkete ihtarda bulunulduğu, ancak davalı şirket tarafından söz konusu borç tutarları ile ilgili bir ödeme yapılmadığını, borcun ödenmesi için davalı taraf ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını, davalı şirkete kayyım atandığının tespit edildiğini, bu nedenle davanın .. de ihbar edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle .. bilanço dönemlerine ait vadesinde ödenmeyen ..-TL kurum alacağının yasal vade tarihlerinden tahsil tarihine kadar . . . Tahsil Usulü Hakkında Kanunda öngörülen gecikme zammı oranında uygulanacak gecikme faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddia edildiği üzere haklı bir alacak talebi bulunmadığını, 678 Sayılı KHK'nın 37.maddesinde yer alan hükümler doğrultusunda davalı şirkete doğmuş veya doğması muhtemel borçlara karşı öncelikle şirket lehine kefil olmuş şirket ortaklarına gidilmedikçe şirketten alacak talep edilemez hükmü bulunduğunu, kanun maddeleri gereği ödemelerin askıya alındığını, bu durumun davacı yana takibe geçme yetkisi tanımadığını, müvekkili şirketin işlemleri yapılmış olan faturaları kendi defterine işlediğini, bu nedenle müvekkili şirket defterlerinde inceleme yapılmasını, davacının müvekkili şirketten hiçbir alacağı bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İhbar olunan .. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği iddiaların gerçekleri yansıtmamakta olduğunu, kayyımlık kararı verilen davalı şirketin tüzel kişiliği devam ettiğini, davada taraf ehliyetine haiz olduğunu, hakkında kayyımlık kararı verilen davalı şirketin .. devredilmediğini, şirkete ait herhangi bir malvarlığının müvekkili kurumu devrinin söz konusu olmadığını, şirketin borçları, hak ve alacakları, yükümlülükleri, dava ve takiplerinin devralınmadığını, davacı tarafından davalı şirket aleyhine açılan davaya ilişkin bilgi ve belgelerin müvekkili kurumda bulunmadığını, davacı şirketin davalı şirketten talep konusu olabilecek bir alacağı bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; "...enerji faturalarında .. payı enerji bedelinin .. olarak belirlenmiştir. Bu bağlamda, davalının . yılı enerji satışına ilişkin bilirkişi raporuna yansıyan bilançoları incelendiğinde..aylarına ilişkin satış bedelleri üzerinden .. olarak hesaplanan . payı aşağıdaki gibidir. davalının .. yılına ilişkin ödemesi gereken .. payı . TL, yine . yılında ödenmesi gereken . payı ise . TL'dir. Buna göre davalıya tahakkuk eden TRT payı toplam .. TL olup, .. TL ödeme yapılmıştır. Son durumda davalının ödemesi gereken meblağ .. TL-.. TL tutarında olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulü ile .. TL'nin her bir faturanın tahakkuk tarihinden itibaren .. Tahsil Usulü Hakkında Kanunda öngörülen gecikme zammı oranında gecikme faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf başvurusunda bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle; davacının davasını ispat edememiş olmasına rağmen mahkeme tarafından ispatlanamayan alacağa da hükmedildiğini, davalı müvekkilinin ödeme imkansızlığı içerisinde olduğunu, sayın mahkeme heyeti bu hususu gözden kaçırdığını, açılmış olunan iş bu davanın usul ve yasaya aykırı olup reddi gerekmekte olduğunu, davacı yan tarafından iddia edildiği üzere haklı bir alacağın talebi mevcut olmadığını, KHK'larda yer alan kanun maddeleri gereği ödemeler askıya alınmış olunup bu durum davacı yana takibe geçmesi yetkisi tanımadığını, davacı yanın davaya konu taleplerinin reddi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. İnceleme ve gerekçe; HMK'nın 353. maddesine göre dosya üzerinde ve HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni ile ilgili hususlar yönünden yapılan inceleme sonucunda; Dava alacak isteğine ilişkindir. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından; bilirkişi raporu, karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, raporda davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelendiği, düzenlenen bilirkişi raporunun denetime açık ve karar vermeye elverişli olduğu, bu halde tam kabule ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle; 1-İnceleme konusu kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken .. TL istinaf harcından peşin yatırılan .. TL harcın mahsubu ile bakiye . TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-HMK'nın 359/3 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/01/2026 Başkan . ¸e-imzalı Üye . ¸e-imzalı Üye ¸e-imzalı Katip . ¸e-imzalı İş bu karar 20/02/2026 tarihinde yazılmıştır.