11. Hukuk Dairesi 2023/3854 E. , 2024/6116 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/527 Esas, 2023/478 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/141 E., 2020/255 K. Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilm…
**11. Hukuk Dairesi 2023/3854 E. , 2024/6116 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/527 Esas, 2023/478 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/141 E., 2020/255 K. Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2018/57387 sayılı "HEXAXIM" ibareli marka başvurusunun davalı şirketin 2018/37305 sayılı "HEXARIN" markası mesnet gösterilerek yaptığı itiraz üzerine davalı TÜRKPATENT YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, "HEXAXIM" ve "HEXA-" ibareli türev markaların müvekkili tarafından yaratıldığını, markaların gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, "HEXAXIM" markasının başta WIPO ve EUIPO olmak üzere çok sayıda ülke marka kurumu nezdinde 2006 yılından bu yana tescilli olduğunu, kazanılmış hak iddiasının YİDK kararında dikkate alınmadığını, dava konusu markaların aynı veya benzer olmadığını ve aralarında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, başvurunun müvekkilinin eski tarihli markalarının serisi niteliğinde olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 01.08.2019 tarih ve 2019-M-6744 sayılı kararının iptaline, “HEXAXIM” ibareli marka başvurusunun tescil talep edilen tüm mallar bakımından tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markaların işitsel ve görsel olarak benzer olduğunu, her iki markanın da "HEXA" ibaresiyle başlaması sebebiyle iltibasın doğduğunu, iki markanın da ilaç sektörü ile ilgili olduğunu, 05. sınıf malları kapsadığını, yani malların da aynı olduğunu, dava konusu markaların kullanım alanlarının farklılığı ile aralarında kavramsal fark olduğu iddialarının yerinde olmadığını, burada ilaçların etken maddesinin değil sınıflarının dikkate alınması gerektiğini, "HEXA" ibaresi geçen markaların davacı tarafından yaratıldığı ve bu sebeple bu markaların gerçek hak sahibinin davacı olduğu yönündeki iddiaların asılsız olduğunu, marka işaretleri ve markalar kapsamındaki malların benzerliği karşısında bu ilacı kullanacak sağlık personelinden iki markayı karıştırmamasını beklemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2018/57387 sayılı marka başvurusuna ait "Farmasötik ürünler, aşılar." emtialarının, redde mesnet alınan 2018/37305 sayılı markanın koruma kapsamı altında bulunan "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler." emtialarının kapsamı altında bulunan emtialar oldukları, bu nedenle karşılaştırılan emtiaların ayniyet derecesinde benzer olduğu, bu emtiaların doktorlar, veterinerler ve eczacılara hitap eden ilaç emtiaları oldukları, ilaç emtialarının reçeteli veya reçetesiz satılabilecekleri, reçetesiz satılma ihtimalinde eczaneden temin edilecekleri, enjeksiyon yani aşılamanın eczanelerde dahi yapılması yasak olup reçeteye tabi bu ilacın hastane ve aile hekimlikleri tarafından uygulanabileceği, aşılamanın resmi aşılama prosedürüne tabi olduğu ve sistem dahilinde takip edildiği ve bir doktor ya da hemşire tarafından yapılabileceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.11.2019 tarih ve 2019/255 E-2019/7023 K. sayılı kararı ile onanan Ankara BAM 20. Hukuk Dairesinin 08.11.2018 tarih ve 2018/478 E.- 2018/1157 K. sayılı kararında 5. sınıfın 1. alt sınıfında bulunan emtiaların genel olarak farmasötik ürünler olup, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu tarafından ruhsatlandırıldıktan sonra, doktorlar tarafından reçetelendirilip eczacılar tarafından hastaya verildiği, dolayısıyla iltibas tehlikesi bakımından mesleki ihtisas sahibi doktor ve eczacıların dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapılması gerektiğinin kabul edildiği, söz konusu alt sınıfta bulunan emtiaların doktor, veteriner ve eczacı gibi ihtisas sahibi kimselere hitap eden veya eczacı vasıtasıyla hastaya ulaştırılan emtialar oldukları, dolayısıyla söz konusu uzman kimselerin bilinç düzeyi dikkate alınarak iltibas değerlendirmesi yapılması gerektiği, doğrudan hastaya hitap eden emtialar olmadıkları, taraf markalarında ortak olarak bulunan "HEXA" ibaresinin "altı/altılı (grup)" anlamına gelen bir ön ek olduğu, bu anlam itibariyle "HEXA" ibaresinin bir etken maddeden türetilmediği ve fakat ilacın örneğin 6 farklı virüse karşı etkili olduğuna işaret eden ya da altı aylık bebek için üretilmiş bir ürün olduğuna atıfta bulunan bir ön ek olmakla ayırt ediciliğinin düşük bir ibare olduğunun söylenebileceği, "HEXA" ibaresi dışındaki eklerin birbirinden farklı olduğu, davaya konu farmasötik ürünler ve aşıların hitap ettiği uzman kimselerin ihtisas sahibi olmaları nedeniyle ulaştıkları yüksek bilinç düzeyi dikkate alındığında karşılaştırılan markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak düzeyde benzerliğin bulunduğundan bahsedilemeyeceği, SMK'nın 6/1. maddesi hükmü koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davacının önceki tarihli markalarının müktesep hak şartlarını taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2019-M-6744 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; markaların benzer olduğunu, Kurum kararının hukuka uygun olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, taraf markaları görsel ve işitsel olarak benzer olduğunu ve aynı emtiaları kapsadıklarını, kavramsal benzerlik değerlendirilirken sadece markanın hangi ilaçlar emtiasında tescilli olduğunun incelenmesi gerektiğini, başvurunun iltibas yaratmayacağı iddiasının yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 92 nci ve 114 üncü maddeleri 2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.