İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin maliki olduğu ... plaka sayılı araç ile davalı şirketin trafik s…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2026/798 KARAR NO: 2026/680 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/12/2025 NUMARASI: 2025/1127 Esas - 2025/1001 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Araç Hasarı Nedeniyle Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin maliki olduğu ... plaka sayılı araç ile davalı şirketin trafik sigortacısı, dava yöneltilen ...'un maliki oldukları ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde, müvekkilinin aracında hasar meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde, davalıya ait aracın sürücüsünün tamamen kusurlu olmasına rağmen, %50 kusurlu olduğu ileri sürülerek müvekkilinin zararının yarısının karşılandığını, müvekkilinin aracında oluşan hasara ilişkin olarak yaptığı başvuru sırasında Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından bilirkişi raporu alındığını, söz konusu bilirkişi raporunun da müvekkilinin bakiye zararı bulunduğunu gösterdiğini, bilirkişi raporu alınmış olmasının eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına engel olmadığını, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 13.03.2024 tarihli ...... sayılı başvurusunda, alınan bilirkişi raporunun, kaza anına ait kolluk birimi tarafından düzenlenen 20.10.2023 tarihli CD çözüm tutanağı incelenmeksizin düzenlendiğini ve kusur oranının hatalı belirlendiğini ve Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından da, söz konusu rapor esas alınarak hatalı karar verildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, aracın uğradığı hasar nedeniyle bakiye 50,00-TL hasar bedelinin, 50,00-TL bakiye değer kaybı bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, aracın, onarım için serviste kaldığı süre boyunca kullanılamamasından kaynaklı 50,00-TL kazanç kaybının, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafça müvekkili aleyhine yapılan başvuru neticesinde Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kararın kesin hüküm niteliğinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın tevzi edildiği İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/509 Esas sayılı dosyasının, 02.12.2025 tarihinde yapılan duruşmasında, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davanın tefriki ile mahke -menin yeni esasına kaydına, yeni esas alacak davanın usulden reddine karar verilmesine karar verilmiş, ara karar gereği davanın mahkemenin 2025/1127 Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunduğu görülmüştür.İlk derece mahkemesince, tefrik edilen mahkemenin 2025/509 Esas sayılı dosyasında; davada, 17.10.2023 tarihli trafik kazası tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından .... kapsamında sigortalanan ve davalı ...'a ait... plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı tarafından sigorta şirketi aleyhine hasar bedeli ve değer kaybı talebiyle Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2024.E.... numaralı dosyasında başvuru yapıldığı, esasa dair karar verildiği, yapılan itirazın İtiraz Hakem Heyeti'nce reddine karar verildiği; hasar bedeli ve değer kaybının sigorta şirketinden ve davalı ........'dan, kazanç kaybı talebinin davalı .........'dan talep edildiği, davalı sigorta şirketi yönünden tefrik edilen eldeki davanın, hasar bedeli ve değer kaybına yönelik olduğu, davacı tarafından ........Şirketi aleyhine, dava konusu trafik kazasından kaynaklı olay sebebiyle Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2024.E.... sayılı dosyasında; meydana gelen kaza neticesinde aracının hasarlandığı ve aracında maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiği, işbu maddi hasar ve değer kaybı bedelinin tazmini için davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı ifade edilerek fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle şimdilik 10TL maddi hasar ve 10 TL değer kaybı bedelinin ve 250 TL ekspertiz ücretinin faizi ile tahsiline hükmedilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı sigorta şirketi üzerinde bırakılması talebiyle başvuruda bulunduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu'nca 5.092,79 TL değer kaybı ile 21.970,76 TL maddi hasar tazminatının ve ekspertiz ücreti olarak ödenen 889,76 TL'nin davalı sigorta şirketinden 28/02/2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile alınarak davacı tarafa verilmesine karar verildiği, davacının karara itiraz ettiği, İtiraz Hakem Heyeti'nin 2024/İHK-6697 sayılı kararı ile itirazın kesin olmak üzere reddine karar verildiği, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem kararı ile itiraz üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti kararı kesin olup eldeki dava bakımından kesin hüküm teşkil ettiğinden kesin hüküm nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerektiği kanaati ile;"Davanın 6100 sayılı HMK 114/1-i ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; eldeki davanın, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından dikkate alınmayan ve bu konuda karar verilmeyen müvekkilin uğramış olduğu maddi zararın karşılanmayan diğer yarısını yani sigorta tahkim komisyonuna başvuru yapılmayan tazminat kalemlerini kapsadığı, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından karara bağlanan maddi tazminat kalemleri ile eldeki davaya konu tazminat kalemleri arasında farklılık bulunması nedeniyle kesin hükmün varlığından söz edilemeyeceği, yargılamaya konu trafik kazası neticesinde sonradan elde edilen 20.10.2023 tarihli CD çözüm tutanağı dikkate alınarak, gerek Sigorta Tahkim Komisyonu gerek ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada dikkate alınmadığından dikkate alınmayan bir delil nedeniyle yapılan yargılamanın adalete ve hakkaniyete aykırı olacağı, elde edilen delilin değerlendirilmemesi nedeniyle hak arama özgürlüğünün ihlal edilmiş olacağı, hak arama özgürlüğü ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği hususlarına yöneliktir.Dava, trafik kazasına bağlı araç hasarı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde; davacı tarafından, Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunularak, davaya konu kaza nedeniyle araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybına binaen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 10,00-TL değer kaybı, 10.00-TL hasar bedeli ve 250,00-TL ekspertiz ücretinin temerrüt tarihi olan 02.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsilinin talep edildiği, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından yapılan inceleme sırasında alınan bilirkişi raporu ile, kazanın meydana gelmesinde, davacının maliki olduğu ... plaka sayılı araç sürücüsü ...ın ve... plaka sayılı araç sürücüsü ve maliki ...'un %50'şer oranda kusurlu oldukları, araçta meydana gelen hasar bedelinin KDV dahil 128.941,51-TL, değer kaybının 15.000,00-TL olduğu, kusur oranına göre davacının, 64.470,76-TL hasar bedeli ve yapılan değer kaybı ödemesinin mahsubu neticesinde 5.092,79-TL değer kaybı tazminatı talebinde bulunabileceği görüşünün bildirildiği, davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesi ile, bilirkişi raporu ile, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar bedelinin 128.941,51-TL, değer kaybının 15.000,00-TL olduğu, kusur tenzili neticesinde talep edilebilecek hasar tazminatının 64.470,76-TL, değer kaybı tazminatının 7.500,00-TL olduğunun belirlendiğini, talep ettikleri tazminatları, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin mahsubu ile hasar bedeli yönünden (64.470,76-TL-42.400,00-TL) 21.970,76-TL'ye, değer kaybı yönünden (7.500,00-TL - 2.407,21-TL) 5.092,79-TL'ye artırdıklarını bildirmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 22.07.2024 tarihli, 2024.E.... başvuru numaralı ve K-2024/352931 sayılı kararı ile; "Başvuru sahibinin talebinin KABULÜNE, 5.092,79-TL değer kaybı ile 21.970,76-TL maddi hasar tazminatının ve ekspertiz ücreti olarak ödenen 889,76-TL'nin davalı sigorta şirketinden 28.02.2024 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile alınarak davacı tarafa verilmesine" itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiği, davacı vekili tarafından, kusur oranları yönünden rapora itiraz edildiği, İtiraz Hakem Heyeti'nin 15.09.2024 tarihli 2024/İHK-66972 Esas sayılı kararı ile, her ne kadar davacı tarafça, ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmuş ise de, yeniden rapor alınması talebinde bulunulmadığı ve hazırlık aşamasındaki görüntülerden bahsedilmediği, davacı tarafça eklenen tramer kayıtlarına göre de tarafların eşit kusurlu olduğu, gerek uyuşmazlık aşamasında gerekse itiraz aşamasında, itirazında belirttiği görüntüleri delil olarak sunmadığı, tahkim yargılamasında hakemlerin kendiliklerinden delil toplama görev ve yetkilerinin bulunmadığı, kusur raporunun ayrıntılı ve denetime açık olduğu gerekçesi ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği görülmüştür.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 114/1-i maddesi uyarınca, aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartı olup, dava şartlarının aynı Kanun'un 115/2. maddesine göre, hâkim tarafından davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir. HMK'nın kesin hükmü düzenleyen 303/1. maddesinde "(1)Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. (2) Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder." düzenlemesine yer verilmiştir. Kesin hüküm şekli ve maddi olarak ikiye ayrılır. Verilen bir hükme karşı kanun yolları kapalı ise veya kanun yolları açık olsa bile süresinde gidilmemişse veya tüm kanun yolları tükenmişse hüküm şeklen kesinlik kazanmıştır. Maddi anlamda kesin hükümde ise; dava sebebinin (maddi vakıaların), taraflarının ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; dosya arasında yer alan Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 22.07.2024 tarihli, 2024.E.... başvuru numaralı ve K-2024/352931 sayılı kararının incelenmesinde; dosyamız davacısı tarafından davalı aleyhine davaya konu kaza nedeniyle araçta oluşan hasar bedeli ve değer kaybı zararının tahsili istemiyle açılan davada; başvurunun kabulüne karar verildiği, karara karşı, kusur oranı yönünden davacı tarafça yapılan itirazın, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin 15.09.2024 tarihli 2024/İHK-66972 Esas sayılı kararı ile, kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu itibarla; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre; kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul yönünden hukuka uygun olduğu, kararda kamu düzenine aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf eden davacı tarafça peşin yatırılan istinaf karar harcı yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.29/04/2026