7. Hukuk Dairesi 2026/6 E. , 2026/533 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/80 E., 2025/126 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı…
7. Hukuk Dairesi 2026/6 E. , 2026/533 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/80 E., 2025/126 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın vekil edenine ait olduğunu, davalının taşınmazın çatı katını kullanarak vekil edeninin taşınmaza girmesine engel olduğunu belirterek müdahalenin önlenmesini ve 13.11.2008-31.12.2012 tarihleri arasındaki dönem için toplam 44.100,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur III. MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 15.12.2015 tarihli kararıyla; çatı katının tapuda kayıtlı olmadığı, kaçak ve ruhsatsız olduğu, davacının tapusunun dışında kaldığı ve tüm maliklerin ortak yeri olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 15.12.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 18.12.2019 tarihli ve 2018/4372 Esas, 2019/11523 Karar sayılı ilamıyla; “...Mahkemece, 9 No.lu bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olduğu, dava konusu çatı katının tapuda kayıtlı olmadığı, kaçak ve ruhsatsız olduğu, davacının tapusunun dışında kaldığı, tüm maliklerin ortak yeri olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, gerekçe dosya kapsamına uymamaktadır. Mahkemece, dava konusu 6550 parsel sayılı taşınmazda bulunan çatı katının davacı ile birlikte dava dışı tapu maliklerinin ortak yeri olduğu kabul edildiğine ve davalının dava konusu çatı katında kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı olmadığına göre, davacının kat maliki sıfatıyla bu nitelikteki bir davayı açmakta hukuki yararı olduğu kabul edilerek iddia ve savunma kapsamında toplanmış ve toplanacak delillerle birlikte değerlendirilerek olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir....” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davacının 9 No.lu bağımsız bölümün maliki olduğu, dava konusu çatı katının tapuda kayıtlı olmadığı, kaçak ve ruhsatsız yapıldığı, tüm maliklerin ortak yeri olduğu, davalının çatı katında kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkı bulunmadığı, davacının kat maliki sıfatıyla bu nitelikteki bir davayı açmakta hukuki yararı olduğu, ek bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların dosya kapsamına ve Yargıtayın yerleşik içtihatlarına uygun olduğu, her ne kadar davalı yanca, kat maliklerinin ilave kat inşa edilmesine rızalarının bulunduğu iddia edilerek 1995 tarihli muvafakatname sunulmuş ise de, davacının söz konusu muvafakatnamede imzasının olmadığı, ... Belediyesinden gelen cevabı yazıda, 1998 tarihli tadilat projesine rastlanılmadığının bildirildiği, davacının kat irtifakı oranına göre talep edebileceği ecrimisil miktarın 2.455,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının davacıya ait olan 8 numaralı dairenin üzerinde kaçak olarak inşa edilmiş olan ve fiili şekilde davalı tarafından ikametgah olarak kullanılan alana yaptığı müdahalenin önlenmesine, hissesine düşen 2.455,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Davacının el atmanın önlenmesi yönünden hukuki yararı olmadığını, b. Hukuki yararın ecrimisil yönünden değerlendirmeye alınması gerektiğini, c. Dava konusu yapının tüm kat maliklerinin imzaladığı ve rızalarının bulunduğu 26.12.1995 tarihli muvafakatname ile ortaya çıktığını, d. Müvekkilinin yeni malikten muvafakat almasına gerek olmadığını, e. 26.12.1995 tarihli muvafakatnamenin geçerliliğini koruduğunu, f. Mahkemece hukuki durum tespitinin eksik yapıldığını, g. Davacının dava konusu yapının mevcudiyetini bilerek malik sıfatını kazandığını ve örtülü olsa da bu duruma muvafakat ettiğini, h. El atmanın önlenmesi ve ecrimisil kararının hatalı olduğunu beyan etmektedir. 2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın kısmen red edilen hükümler yönünden bozulması gerektiğini, davalının haksız müdahalesinin devam ettiğini, bu durumun davalı tarafından ikrar edildiğini, taşınmazın dubleks olarak projelendirilerek davacıya satıldığını, bilirkişi raporu ve belediyeden gönderilen mevcut projeyi kabul etmediklerini, kanaatlerince taşınmazda sonradan tadilat projesi yapılarak yönetim planının değiştirildiğini, davalıya ihtarname gönderildiğini, davalının dava konusu çatı katında kayıttan veya mülkiyettten kaynaklanan bir hakkı bulunmadığını, ecrimisil bedelinin düşük belirlendiğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını ve toplam 44.100,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, hükmün (1.) fıkrasında davacıya ait daire numarasının (9) olarak gösterilmesi gerekirken (8) olarak gösterilmesi hususunun Mahkemece yerinde düzeltilebilecek bir maddi hata olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.