TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 17/03/2026 NUMARASI : 2025/355 Esas (Ara Karar) TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 14/05/2025 KARAR TARİHİ : 29/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/04/2026 Taraflar arasındaki şirket feshi davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun y…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/639 Esas 2026/528 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/639 KARAR NO : 2026/528 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 17/03/2026 NUMARASI : 2025/355 Esas (Ara Karar) TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 14/05/2025 KARAR TARİHİ : 29/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/04/2026 Taraflar arasındaki şirket feshi davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara 5. ATM'de görülen 2025/989 Esas sayılı dosyasında genel kurulda alınan kararların yürütmesinin durdurulmasına dair ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ayrıca sahte imza ile ilgili olarak da Akyurt 2. ACM'de 2026/463 Esas sayılı dosyasıyla ceza davası açıldığını, 11/03/2026 tarihli duruşmada verilen (3) ve (4) numaralı ara kararların gereğinin yerine getirilmiş olduğundan bahisle ... adresinde bulunan şirket merkezinde yerinde inceleme yapılarak ek rapor alınması için dosyanın bilirkişi heyetine gönderilmesine ve gelinen aşama itibariyle ihtiyati tedbir taleplerinin yeniden değerlendirilmesine ve davalı şirketin tek malvarlığı olan ... Parsel’de bulunan 9.032,00m² yüzölçümlü fabrika arazisi ve arazi üzerindeki fabrika binasına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 17/03/2026 tarihli ara karar ile; davanın 6102 sayılı TTK'nın 531 maddesine dayalı olarak anonim şirketin feshi talebiyle açıldığı, söz konusu madde de ihtiyati tedbir konusunda özel hüküm bulunmadığı, bu nedenle HMK 389 maddesi gereğince talebin değerlendirilmesi gerektiği, anılan hükme göre ihtiyati tedbirin ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, HMK'nın 390/3.maddesine göre de ihtiyati tedbir talep edenin, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, buna göre davanın anonim şirketin feshi talebine ilişkin olması nedeniyle ihtiyati tedbir konulması talep edilen şirket mal varlığının uyuşmazlık konusu olmadığı, ayrıca mevcut delil durumu ve dosya kapsamına göre yaklaşık ispatın da bulunmadığı, kaldı ki daha önce davacı tarafça dava dilekçesi ile de aynı hususta ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu, Mahkememizce 21/05/2025 tarihli ara karar ile talebin reddine karar verildiği, yine davacı tarafın 19/09/2025 tarihli dilekçesi ile de tekrar ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu, Mahkememizce 29/09/2025 tarihli ara karar ile talebin reddine karar verildiği, davacı tarafça söz konusu kararlara karşı istinaf kanun yoluna da başvurulmadığı hususları hep birlikte değerlendirilerek, HMK 389 ve 390. maddeleri kapsamında ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin 17/03/2026 tarihli ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın esası ile ilgili yaklaşık ispatın somut olayda mevcut olup, şirketin tek mal varlığının korunmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu bildirerek, ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; 17/03/2026 tarihli ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 531 maddesinde; haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir. Somut olayda, davacının davalı şirketin haklı nedenle feshi talebiyle eldeki davayı açtığı ve davalı şirketin aktifinin korunmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İhtiyati tedbir talep eden davacı yan davalı şirketin mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de, mahkemece davalı şirketin tüm mal varlığının uyuşmazlık konusu olmadığı gerekçesi yerinde değilse de davacının iddiasını tedbir talep ettiği tarihe göre yaklaşık ispat seviyesinde ispatlayamadığı, istinaf aşamasında tedbir talebine ilişkin yaklaşık ispata elverişli olduğunu iddia ettiği belgeleri, yargılama aşamasındaki tedbir talebine eklemediği, bu hale göre incelemeye konu ara karar tarihi itibariyle davacının iddiasını yaklaşık ispat seviyesinde ispat edemediği gerekçesi ile tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde, yaklaşık ispat koşulu oluşumu gerekçesi ile tedbir talebinin reddine dair hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.29/04/2026 Başkan- ... Üye - ... Üye -... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...