T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1169 KARAR NO : 2025/1490 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/197 KARAR NO : 2025/564 DAVA TARİHİ: 13/03/2025 KARAR TARİHİ: 26/06/2025 DAVA: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) KARAR TARİHİ: 24/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incel…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1169 KARAR NO : 2025/1490 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/197 KARAR NO : 2025/564 DAVA TARİHİ: 13/03/2025 KARAR TARİHİ: 26/06/2025 DAVA: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) KARAR TARİHİ: 24/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketten olan alacağının tahsili talebiyle İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/165 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve yapılan yargılama sonunda mahkemece 19/12/2024 tarih ve 2024/786 karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiğini, mahkeme ilamının İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası ile icraya konulduğunu ve takibin kesinleştiğini, davalı tarafın borcunu ödemediğini belirterek İİK md. 177/4 uyarınca iflas kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında derdest olan İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/165 esas sayılı dava dosyasının bulunduğunu, anılan dosyadan verilen kararın müvekkili tarafından tehiri icra talepli olarak istinaf edildiğini, ilgili dosyanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkilinin borca yetecek miktardan fazlaca malı bulunduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketin ticari faaliyetini sekteye uğratmak istediğini, karşı tarafın tüm icra yollarını tüketmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; "...İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklı ... ... Bilgisayar Eğitim Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından borçlu ... Teknoloji Anonim Şirketi aleyhine toplam 1.231.555,38-₺'nin ödenmesi için ilamlı icra takibi başlatıldığı, icra dosyasına herhangi bir ödeme yapılmamış olduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 177. maddesi uyarınca şirket yetkilisine usulünce tebligat yapılmış olup, şirket yetkililerinin duruşmaya katılmadığı ve dosyaya yazılı beyan sunmadığı anlaşılmıştır. Davalı tarafından duruşma tarihine kadar ilama müstenit alacak nedeniyle mahkememiz veznesine veya icra veznesine ya da alacaklıya herhangi bir ödemenin yapılmadığı, borçlu şirketin yetkililerinin usulüne uygun şekilde dinlenilmek üzere mahkemeye davet edilmesine rağmen duruşmaya katılım sağlamadığı görülmektedir. Davalı tarafından her ne kadar İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/165 esas sayılı kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu belirtilmiş ise de bilindiği üzere kanun yoluna başvuru ilamların icrasını durdurmamaktadır. İlamın icrasının durdurulması için ancak icranın geri bırakılmasına ilişkin (tehiri icra) karar alınması gerekmektedir. Davalı borçlu tarafından bu yönde alınmış bir karar da bulunmamaktadır. Sonuç olarak davalının ilama müstenit borcunu ödemediği ve iflas koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davalı şirketin iflasına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; İİK 177/4 gereğince müvekkil şirket yetkilileri mahkeme huzurunda dinlenilmeden doğrudan iflas kararı verilmesinin usule ve kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiğini, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/165 esas sayılı dosyasında verilen kararın tehiri icra talepli olarak istinaf edilmesine ve tehiri icra talepli istinaf edildiğine dair icra dosyasına derkenar sunulmasına rağmen mahkemece işbu dosyanın bekletici mesele yapılmayarak hukuka aykırı karar verildiğini, davacı tarafça tamamen kötü niyetli olarak huzurdaki davanın ikame edildiğini, davacının müvekkiline zarar vermek, ticari faaliyetlerini sekteye uğratmak amacıyla hareket ettiğini, müvekkilinin borca yetecek malın kat ve kat fazlasına sahip olduğunu, yapılan duruşmada müvekkili şirketin mal beyanında bulunması için süre talep edilmiş ise de mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, davacının icra kanalıyla sözde alacağının tahsilini sağlayacak tüm imkanları kullanmadığını, müvekkilinin malları üzerinde fiili haciz uygulamadığını, kötü niyetle hareket ettiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, ilama dayalı alacağın icra emriyle istenilmesine rağmen ödenmemesi sebebiyle 2004 sayılı İİK'nın 177. maddesi uyarınca açılan iflas davasıdır.İİK'nın 177. maddesinde; "1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yolulyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa, 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa, 3-308 inci maddedeki hal varsa, 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse" alacaklının, önceden takibe hacet kalmaksızın doğrudan borçlunun iflasını istemesi mümkündür.İlamların icrasına ilişkin hükümler İİK'nın 24 ile 41. maddeleri arasında düzenlenmiş, İİK'nın 32 ve devamı maddelerinde ise para ve teminat verilmesi hakkındaki ilamların icrasına ilişkin hükümlere yer verilmiştir. İİK'nın 32. maddesinde; "Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi..." hükmü, "Haciz veya iflas istemek yetkisi" başlıklı 37. maddesinde; "İcra emrinde yazılı müddet geçtiği halde borcunu ödemeyenlerin malları haczolunur yahut borçlu iflasa tabi eşhastan olup ta alacaklı isterse yetkili ticaret mahkemesince iflasına karar verilir." hükmü yer almaktadır.İlamı icraya koyarak borçluya icra emri gönderen alacaklı, icra emrine konu alacağın ödenmemesi üzerine haciz yolu ile takibe devam edebileceği gibi ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini isteyebilir.İflas davasında yetkili mahkeme, İİK'nın 154/3 maddesi uyarınca borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesidir. Bu yetki, kamu düzenine ilişkindir. Davalı şirketin muamele merkezi itibariyle işbu davanın görevli ve yetkili mahkemede açıldığı ve karara bağlandığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından İİK'nın 160.maddesi uyarınca iflas avansı yatırılmıştır. Talep talebi ve icra emri incelendiğinde;Davacı tarafından İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/165 E. sayılı dosyası ile taraflar arasında imzalanan sözleşme nedeniyle cezai şart ve sözleşme nedeniyle hakedilen bir kısım alacakların tahsili istemiyle dava açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 19/12/2024 tarih ve 2024/786 Karar sayılı kararı ile; "411.462,13 Euro alacağın ve 164.584,85 Euro cezai şart alacağı toplamı 576.046,98 Euro alacağın dava tarihinden itibaren 3095 sy 4/a md gereğince işleyecek faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 114.000,00 USD alacağın ve 45.600,00 USD cezai şart alacağı toplamı 159.600,00 USD alacağın dava tarihinden 3095 sy 4/a md gereğince işleyecek faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2024 tarihli 2023/165 E. 2024/786 K. sayılı kararının İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası ile ilamlı takibe konu edildiği anlaşılmıştır.2004 sayılı İİK'nın "Takip Talebi ve Muhtevası" başlıklı 58.maddesinde takip talebinde hangi unsurların bulunması gerektiği açıklanmıştır. Bu unsurlardan birisi de 2. fıkranın 3 no.lu bendinde "Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı ve faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün, alacak veya teminat yabancı para ise alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi" olarak belirtilmiştir. Yani icra takibinin konusu olan alacak yabancı para alacağı ise bu alacağın Türk parası karşılığı olan tutarın takip talebinde gösterilmesi gerekir. Bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan resen nazara alınması gerekmektedir. Alacağın Türk parası ile tutarının takip talepnamesinde gösterilmesi mecburiyeti, takip talepnamesine uygun olarak düzenlenmesi gereken ödeme emri için de geçerlidir (Timuçin Muşul, İcra ve İflas Hukukunda Şikâyet, Ankara, 2018, s. 297).Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/05/2024 tarihli 2023/12-957 E. 2024/281 K. sayılı kararında da yukarıdaki aynı açıklamalara yer verilerek; "...yabancı para alacağı üzerinden ödeme emri düzenlenemeyeceğinden bu husus kamu düzeni ve devletin hükümranlık haklarıyla ilgili olup, takibin her safhasında resen göz önünde tutularak ödeme emrinin iptaline karar verilmesi gerekir. Bu husus kamu düzeni ve devletin hükümranlık haklarıyla ilgili olduğundan tarafların bu eksikliği daha önce öğrenmiş olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır..." yönünde karar verilmiştir.Takip talebinde ve ödeme emrinde, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının gösterilmesine dair zorunluluğun kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olduğu hususu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12/05/1999 tarihli 99/12-271 E. 99/301 K. sayılı kararında; "İİK’nun 58. maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi zorunlu olup, aynı zorunluluk İİK’nun 41. maddesi delaletiyle ilamlı takiplerde çıkartılacak olan icra emri için de geçerlidir. Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır" şeklinde ifade edilmiştir. İstanbul 1. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası fiziki olarak işbu dosya kapsamına alınmadığı için UYAP sistemi üzerinden incelendiğinde; İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/12/2024 tarihli 2023/165 E. 2024/786 K. sayılı ilamına dayalı olarak 780.076,74 TL mahkeme vekalet ücreti, 451.478,64 TL yargılama gideri toplamı 1.231.555,38 TL ile 576.046,98 Euro (fiili ödeme tarihi toplam alacak) 159.600,00 USD (fiili ödeme tarihi toplam alacak) alacağın tahsili için 22/01/2025 tarihinde icra emri düzenlendiği ve 29/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. UYAP sistemindeki takip talebi ve icra emrinde 576.046,98 Euro ve 159.600,00 USD alacakların Türk Lirası karşılığının gösterilmediği anlaşılmaktadır. Ancak fiziki olarak evraklar incelenemediğinden, fiziki olarak düzenlenen belgelerde Türk Lirası karşılığının gösterilip gösterilmediği tespit edilmemiştir. Bu nedenle mahkemece icra dosyası fiziki olarak işbu dosya kapsamına alınarak takibin usulüne uygun olup olmadığının re'sen incelenmesi gerekmektedir. Şayet Euro ve USD cinsi alacakların Türk Lirası karşılığı takip talebinde ve icra emrinde gösterilmemiş ise bu durumda İİK'nın 177/1-4 maddesinde "İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse" koşulu icra emrinin usulüne uygun olmaması sebebiyle gerçekleşmeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerekecektir. Takip talebi ve icra emrinin usulüne uygun olarak düzenlendiğinin tespiti halinde; İİK'nın 177/1.4 maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas davası açmak için kural olarak ilamın kesinleşmesine gerek yoktur. Ancak, takibin dayanağı ilam için istinaf mahkemesinden ya da Yargıtay'dan "icranın geri bırakılması" kararı alınması halinde ticaret mahkemesi, ilamın kesinleşmesini "bekletici mesele" yapmalıdır (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. Baskı, sayfa 726).Davalı vekili İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/165 esas sayılı dosyasında verilen kararın tehiri icra talepli olarak istinaf edildiğini ileri sürmüş ise de, dosyaya tehiri icra kararı ibraz edilmediğinden bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. İİK'nın 177/4 hükmüne dayanan iflas davalarında depo emri tebliğine gerek bulunmamaktadır. Mahkemece icra emri tebliğine rağmen ödeme yapmayan davalı şirketin iflasına karar verilebilir (Konkordato ve İflas, sayfa 727). İİK'nın 177/1.4. bent 2. cümlesi, ''Türkiye'de yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılır'' hükmü uyarınca davalı şirket temsilcisinin dinlenilmek üzere meşruhatlı davetiye ile çağrılması, davetiyeye uyarak gelmesi halinde dinlenmesi gerekmektedir. Bu hüküm emredici nitelikte olduğundan mahkemece re'sen gözetilmesi zorunludur. Çıkartılacak davetiyede şirket hakkında iflas kararı verilebileceğinin belirtilmesi gerekmektedir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 21/06/2021 tarihli 2021/863 E. 2021/2867 K sayılı ilamında; "...Mahkemece, davalı şirket temsilcisine çağrı yapılmışsa da çağrıya ilişkin meşruhatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yapılacak iş, yetkili şirket temsilcisine davetiye çıkarılarak duruşmaya gelmediği takdirde şirket hakkında iflas kararı verileceğinin özellikle ihtar edilmesidir. Bu itibarla şirket temsilcisine usulüne uygun davetiye çıkarılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı meşruhatla karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..." yönünde karar verilmiştir. Eldeki dosyada Mahkemece şirket yetkilileri ... ... ve Zikri ...'a davetiye çıkartılmış ise de "Dava dilekçesi, ekleri ve tensip zaptı ekte gönderilmiş olup İİK 177 madde gereğince beyanlarınız alınmak üzere duruşma gün ve saatinde mahkememiz duruşma salonunda hazır bulunmanız gerektiği hususu ihtaren tebliğ olunur." şeklinde ihtar içeren tebligatta "şirket hakkında iflas kararı verilebileceği" belirtilmediğinden, meşruhatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. İİK'nın 177/son maddesinde; "Bu Kanunun 178 inci maddesinin ikinci fıkrası burada da uygulanır.", İİK'nın 178/2.maddesinde "İflas talebi 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. Alacaklılar iflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde davaya müdahale veya itiraz ederek, borçlunun iflas talebini, hakkındaki takipleri ertelemek ve borçlarını ödemeyi geciktirmek için yaptığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler",İİK'nın 166.maddesinde ise "Daire, ayrıca kararı, karar tarihinde, tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biri ile birlikte iflas edenin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder." hükmü yer almaktadır.Doğrudan doğruya iflas talebi, İİK'nın 166/2.fıkrasındaki usulle ilan edilir... Ayrıca talebi, tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biri ile birlikte borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder. Tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetenin yayınlandığı yer aynı zamanda muamele merkezi ise mahalli gazetede ilan yapılmaz. Alacaklılar iflas talebinin ilanından itibaren oneş gün içinde davaya müdahale veya itiraz ederek, iflas talebinin, takipleri ertelemek ve boçların ödenmesini geciktirmek için yapıldığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler (İİK m. 177/son) diğer alacaklıların yapacağı müdahale asli müdahaledir. (Konkordato ve İflas, sayfa 710, 711). Dosyada ilanların yapılmasına dair yazılan müzekkereler mevcut ise de ilan örnekleri dosya kapsamında bulunmadığından, mahkemece anılan ilanların yapılıp yapılmadığı araştırılarak, ilanların yapıldığı gazete örneklerinin dosya kapsamına alınması, ilanlar yapılmamış ise gerek tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde gerekse Ticaret Sicili Gazetesinde gerekli ilanlar yapılarak, ilan örneklerinin dosya kapsamına alınması gerekmektedir. Doğrudan iflasa ilişkin İİK'nın 177/1.4 maddesinde yer alan şekli düzenleme nedeniyle davalının aciz halinde olup olmaması önem taşımadığı gibi icra emrine rağmen borcun ödenmediğinin tespit edilmesi halinde ise şirketin ödeme kabiliyetinin bulunması yada tasarrufu dışında sebeplerle ödeme yapılamaması bir önem arz etmeyecektir. Bu nedenle davacı tarafça kötü niyetli olarak huzurdaki davanın ikame edildiği, mal beyanında bulunması için süre verilmediği, davacının icra kanalıyla alacağının tahsilini sağlayacak tüm imkanları kullanmadığı, müvekkilinin malları üzerinde fiili haciz uygulamadığı yönündeki itirazları ise yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle; mahkemece eksik inceleme neticesinde karar verildiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/197 E. 2025/564 K. Sayılı 26/06/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/12/2025