T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1907 KARAR NO:2026/535 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:17/11/2021 NUMARASI:2018/518 Esas - 2021/911 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:15/04/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1907 KARAR NO:2026/535 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:17/11/2021 NUMARASI:2018/518 Esas - 2021/911 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:15/04/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı, ...Kooperatifinin İstanbul ili Sarıyer ilçesi 380 Ada 79 Parsel de kayıtlı taşınmazın maliki olduğunu, bu taşınmaz üzerinde daire inşa edilip kooperatif üyelerine tahsisinin yapılması amacı ile müteahhit .... A.Ş. ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, yapılan bu sözleşme kapsamında adı geçen şirket tarafından inşaat tamamlandığını, müteahhit firmanın gerekse de kooperatif üyelerinin taşınmazları üyelere -tapu masrafları ve devir edilen taşınmazın KDV ödemeleri- muhataplara ait olmak üzere devir ve tapuda tescil edildiğini, daire devirleri sebebi ile muhataplara davacı tarafından fatura kesildiğini, Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu ( Boğaziçi Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı) tarafından Kooperatif ile ilgili olarak 2014/04-07 dönemlerine ilişkin vergi incelemesi yapıldığını, 16.06.2015 tarih ve 2015/A-2113/19 sayılı rapor tanzim edildiğini, rapor kapsamında davacı Kooperatif tarafından muhataplara yapılan taşınmaz satışları ile ilgili olarak eksik KDV tahakkuk edildiğinin ve KDV oranının %18 olarak tahakkuk ettirilmesi gerektiğinin tespit edildiğini, matrah farkından doğan KDV'ler sebebi ile davacı yana KDV borcu tahakkuk ettirildiğini, ancak tapu devirleri sırasında kesilen KDV'ler taşınmazı devralan kişilerce ödendiğini, davacının davalı taraf ile uzlaşmak için çok defa kendisine müracaat ettiğini, ancak geri dönüş alınamadığını ve İstanbul (4) İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın bu takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, dava konusu alacak taşınmazın aynından kaynaklanan bir bedele ilişkin olduğundan hala davalı adına kayıtlı ise; İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, 380 Ada 79 Parsel de kayıtlı taşınmaza İhtiyati Tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.07/10/2020 tarihli tam ıslah dilekçesinde, Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu ( Boğaziçi Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı tarafından) davacı Kooperatif ile ilgili olarak 2014/04-07 dönemlerine ilişkin yapılan vergi incelemesi sonucunda 16.06.2015 tarih ve 2015/A-2113/19 sayılı rapora göre davalının eksik ödediği fark KDV tutarlarının belirlendiği , fark KDV ler ile ilgili İstanbul (6) Vergi Mahkemesinin 2017/1021Esas sayılı dosyası ile ... Müdürlüğüne dava açıldığı ve bu davada aleyhe karar verilip, fark KDVlerin onaylandığı belirtilerek, İstanbul (4) İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyası ile başlatılan icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen % 9 faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirket ve ... A.Ş. arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmış olduğunu, sözleşmeyle yüklenilen borcun Müteahhit tarafından yerine getirilmesinin ardından taşınmazlar kooperatif üyeleri ve ... firmaya tapuda devredilmiş olduğu, taşınmaz ve bağımsız bölümlerin devri için gerekli olan masraflar devralan kişilerce ödenmiş olduğu, müvekkil de devir sırasında tüm masraflarını eksiksiz bir şekilde ödemiş olduğu, açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının ve ihtiyati tedbir talebinin reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verildiği, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini ve davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Muvazaa, tarafların üçüncü kişileri aldatmak amacıyla ve fakat gerçek iradelerine uymayan, aralarında hüküm ve sonuç meydana getirmeyen bir görünüş yaratmak hususunda anlaşmaları olarak tanımlanabilir. Bu tanımdan yola çıkıldığında muvazaanın unsurları: tarafların gerçek iradeleri ile beyanları arasında kasdî uygunsuzluk olması, üçüncü kişileri aldatma niyeti ve tarafların üçüncü kişilere gerçek dışı bir görüntü yaratma hususunda anlaşmalarıdır.Muvazaa ispat edildiğinde,yapılan sözleşme mutlak butlan ile batıl olacağından hiçbir hüküm ve sonuç doğurmaz.Mutlak muvazaa, genel hatlarıyla taraflar arasında gizli olarak yapılan anlaşmalara denir.Bu anlaşmalar üçüncü kişileri aldatmak maksadıyla gerçek olmayacak şekilde oluşturulmuştur. Nisbi Muvazaa, yapılan gerçek ve hukuki dayanağı olan sözleşmelerin yine üçüncü şahısları kandırmak ya da aldatmak maksadıyla bilinçli olarak saklanması veya gizlenmesine denmektedir.Nisbi muvazaa ile mutlak muvazaa arasında bulunan en temel fark yapılan muvazaa anlaşması kapsamında ortaya çıkar. Muvazaalı işlemlerin nisbi muvazaa da resmi bir dayanağı veya gerçek bir sözleşme olmasının yanı sıra mutlak muvazaa kapsamında gerçek bir sözleşme yapılmaz ve yapılmış gibi gösterilir.Muvazaa sebebiyle akdin hükümsüzlüğünün ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması sayılan hallerde muvazaa ileri sürülemez. Başka bir değişle kişi kendi muvazaasına dayanarak sorumluluktan kurtulamaz.Davacının ıslah öncesinde, davalıya kesilen faturada KDV nin %18 yerine %1 olarak yansıtılması nedeniyle alacaklı olduğunu, sonrasında ıslah ile faturanın taşınmazın rayiç bedelinin altında düzenlenmesi nedeniyle KDV bedeli eksik ödenmesi nedeniyle alacaklı olduğu iddiasındadır.Davacının İstanbul İli Sarıyer İlçesi 380 Ada 79 Parsel de kayıtlı taşınmazın maliki olup, bu taşınmaz üzerinde daire inşa edilip kooperatif üyelerine tahsisinin yapılması amacı ile.... A.Ş ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığı, kooperatif üyelerine taşınmazların devri için fatura kesildiği, Vergi müfettişi raporunda, kooperatif satış tutarının 726.525,00TL , KDV 130.744,50TL olduğu, olması gereken satış tutarının 1.707.139,50TL,olması gereken KDV 307.285,11TL olduğu , davalıya kesilen 17/04/2014 tarihli fatura incelendiğinde %18 oranında KDV bedelinin davalı tarafından ödendiği, davacının taşınmazlarla ilgili yapı Kooperatif olması , fatura bedelinin taşınmazın gerçek bedelinin altında gösterilmesi suretiyle eksik KDV alacağı oluşmasına, davacının Maliye Bakanlığına eksik KDV ödenmesi amacıyla davacının nispi muvazaa ile sebebiyet verdiği, davacının işi gereği TTK M. 18/2 gereğince basiretli tacir olarak davranmayarak taşınmazın teslimi sırasında taşınmazın gerçek değerini bilmesi ve buna göre faturayı düzenlemesi gerektiği, davacının kendi muvazaasına dayanarak sorumluluktan kurtulamayacağı anlaşıldığından davanın reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili tarafından süresinde sunulan istinaf dilekçesinde;kooperatif üyelerine yapılan daire devirleri sebebi ile fatura kesildiğini, ancak Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Boğaziçi Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı tarafından Davacı Kooperatif ile ilgili olarak 2014/04-07 dönemlerine ilişkin yapılan vergi incelemesi sonucunda 16.06.2015 tarih ve 2015/A-2113/19 sayılı rapor tanzim edilmiş olup, bu rapor kapsamında taşınmaz satışları ile ilgili olarak; taşınmazların satış yolu ile yolu tahsisinden dikkate alınan emsal değerlerin düşük olduğu ve bu nedenle kesilen faturalarda KDV'nin eksik tahakkuk ettirildiği, bazı üyeler yönünden ise %1 ile kesilen faturaların aslından % 18 ile kesilmesi gerektiği belirtilerek fark KDV bedeli çıkartıldığını ancak ödemeler yapılmayınca davalı yönünden eldeki davanın açıldığını, dava konusu ile ilgili hiçbir ilgisi olmamasına rağmen muvazaa hukuki sebebine dayanılarak davanın reddedildiğini, muvazaa söz konusu ise eğer muvazaadan faydalanın davalı olduğunu, faturanın sadece KDV'sinin bizzat davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, bu ödemenin davacı ile ilgili olmadığını, İstanbul 12.Vergi Mahkemesi'nin 2015/1377 Esas sayılı dosyasından davacının açtığı davanın davalı kurumun usulsüz tebligat işlemi sebebiyle davacı lehine sonuçlandığını ancak bu tarhiyatlara yönelik yeniden ihbarname gönderildiğini, bu davada da kısmet ret verildiğini, bu davayı ilgilendiren kısım yönünden yani ortaklara yapılan satıştan kaynaklanan vergi tarhiyatı yönünden de davanın reddine karar verildiğini, bu halde davacının davalı tarafın ödemesi gereken bedel ve bu bedelin ferileri yönünden idareye borçlanmış durumda olup, haklı olunan bir davada ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, kooperatif üyesine devri yapılan davaya konu bağımsız bölüm ilgili olarak eksik tahakkuk ettirilen KDV bedelinin davalı tarafça ödenmesi istemli başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir.İstanbul 9. İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı dosyası ile ; davacı tarafça davalı aleyhine 176.510,61 TL asıl alacak ve 3.917,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 180.427,69 TL alacağın tahsili talep edilmiştir.T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı ... ...Müdürlüğü tarafından mahkemeye gönderilen yazı cevabı ve eklerinden, 16.06.2015 tarih ve 2015-A-21113/17 sayılı raporunda ''genel usulsüzlük''bölümünde mükellef olan kooperatifin 2014 hesap döneminde, satmış olduğu ve ortaklarına devrettiği bağımsız bölüm bedelleri ile müteahhit firmaya kat karşılığı devrettiği arsa payının değerini düşük göstererek eksik fatura düzenlediği, bu şekilde karlılığını gizlediği belirtilmiştir.İstanbul 12. Vergi Mahkemesi'nin 2015/1378 E. 2016/1204 K. sayılı ilamının incelenmesinde, davacı kooperatif tarafından ... ...Müdürlüğü'ne yönelik stopaj vergisinin kaldırılması için açılan davada, davanın kabulüne dair karar verildiği anlaşılmaktadır.İstanbul 6. Vergi Mahkemesi'nin 2017/1021 E. 2018/190 K. sayılı ilamında, davacı kooperatifin ... ...Müdürlüğü'ne yönelik açtığı davada, kooperatifin 2010 ila 2014 yılı hesaplarının incelenmesi neticesinde tanzim edilen 16.06.2015 tarih ve 2015-A-2113/16 sayılı vergi tekniği raporuna istinaden düzenlenen 16.06.2016 tarih ve 2016-A-2113/19 sayılı vergi inceleme raporuna göre;kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında ve müteahhit firmaya devrettiği arsa payı değerlerini düşük gösterdiğinin tespit edildiğinden bahisle 2014/7 dönemi için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle alınan bir buçuk kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının idarece mükerrer tarhiyat yapıldığı, aynı vergi alacağına ilişkin yapılan tarhiyata karşı açılan davada İstanbul 12. Vergi Mahkemesinin E:2015/1377 K:2016/1203 sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, mezkur raporda, dava konusu dönemde satılan ve ortaklara devredilen bağımsız bölüm bedellerinin düşük düşük olduğuna dair yeterli araştırma ve işin uzmanı bilirkişiler vasıtasyla tespit yapılmadan, piyasa rayiç emsal bedel araştırılmadan varsayımsal tespit yapılmasının hayatın olağan akışana aykırı olduğu, kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki arsa bedeli hesaplanması tekniğinin hatalı yapıldığı, belediye rayiç bedelinin sorgulanmadığı, tüm devir ve işlemlerin sanki aynı anda yapılmış gibi değerlendirme yapıldığı, haksız ve hukuka aykırı olduğu için iptaline karar verilmesi istenilmiş ve yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddi ile, dava konusu bir buçuk kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatının davacı kooperatifin payına düşen %38 bağımsız bölümler ile ilgili ortaklara satışından kaynaklanan kısmı yönünden davanın reddine, davacı kooperatifin ... A.Ş.'ye %62 oranında gerçekleştirdiği hisse devrine ilişkin arsa payının düşük değerli gösterdiğinden kaynaklanan kısmı yönünden davanın kabulüne ve tarhiyatın bu kısımının iptaline, kesilen bir buçuk kat vergi ziyaı cezasının tek kat vergi ziyaı cezasını aşan (tekerrür hükümleri ile arttırılan) kısmının iptaline dair karar verilmiş ve anılan iş bu kararın 06/12/20118 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bilirkişi Raporları: -Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kök raporda, davalıya kesilen faturanın % 1 KDV ile kesildiği, vergi incelemesi sonucunda %18 kesilmesi gerektiğinin tespitinin yapıldığı, aradaki fark tutar için dava açıldığı, davacının davalıya kestiği 17.04.2014 tarihli faturada KDV nin %18 olduğu, 16.06.2015 tarih ve 2015-A-2113/19 sayılı vergi inceleme raporundaki tespitin; davalı ...'ye satışı yapılan dairenin değerinin düşük gösterildiği, olması gereken değer ile ...'ye kesilen faturada yer alan değer arasındaki fark tutarın KDV'si olduğu, davacının yapılan tarhiyattaki idari işleme karşı ne yaptığının bilinmediği, itiraz etmeden ödediği, indirim talep ettiği, uzlaştığı veya dava konusu edip etmediğinin bilinmediği, davacının yapılan tarhiyata karşı tüm dava yollarını tüketip tüketmediği, davalıdan istemiş olduğu fark KDV'yi vergi dairesine ödeyip ödemediği, vergi müfettişinin raporunun bir iddia olduğu, dava konusu edildiğinde ortadan kalkabileceği, vergi müfettişinin raporuna dayanarak bir bedel istenemeyeceği görüşünde bulunulmuştur. Ek bilirkişi raporunda özetle; davalıya kesilen faturanın %1 KDV ile kesildiği ancak vergi incelemesi sonucunda %18 ile kesilmesi gerektiğinin tespitinin yapıldığı ve aradaki fark tutar için dava açıldığı, davacının davalıya kestiği 17.04.2014 tarihli faturadaki KDV'nin %18 olduğu, 16.06.2015 tarih ve 2015-A-2113/19 sayılı vergi inceleme raporundaki tespitin; davalı ...'ye devri yapılan dairenin değerinin düşük gösterildiği, olması gereken değer ile ...'ye kesilen faturada yer alan değer arasındaki fark tutarın KDV'si olduğu, vergi dairelerinden gelen müzekkere cevaplarında da belirtiği gibi davacının tarhiyatları dava konusu ettiği, davaların davacı lehine sonuçlandığı, yapılan tarhiyatların iptal edildiği, İstanbul 12. Vergi Mahkemesi 2015/1377-1378-1379 E. ve 2016/1203-1204-1205 kararlarının kesinleşip kesinleşmediğinin dosyaya gelen evraklardan görülemediği, açılan davaların kazanılmış olması sebebiyle davacının bir vergi/ceza ödemediği, yapılan tarhiyatların iptal edildiği müzekkere cevaplarından tespit edildiği,Danıştay aşamasının ne olduğu, lehe sonuçlanan davalara dair kararların bozulma/onanmasının dosyaya sunulan evraklardan görülemediği, buna dair dosyaya evrak sunulmadığı, yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda, bozulma olsa idi, tekrar tarhiyatların görülmesinin gerektiği, tekrar yapılan bir tarhiyata rastlanılmadığı, davacının yapılan tarhiyatları ödediğine dair ve/veya uğradığı zarara dair dosyaya evrak sunulmadığı belirtilmiştir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair karar verilmiş ve davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi:Somut uyuşmazlıkta, dosyada yer alan bilgi ve belgelerden , davacı kooperatifin İstanbul ili Sarıyer ilçesi 380 ada 79 parselde kayıtlı taşınmazın maliki olduğu, iş bu taşınmaz üzerinde daire yapılıp kooperatif üyelerine tahsis işleminin yapılması amacıyla dava dışı müteahhit.... A.Ş. ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği ve inşaatın yapıldığı, tapu masrafı ile devir edilen taşınmazın KDV ödemelerinin alıcıya ait olmak üzere tapuda devir ve tescil işleminin yapıldığı anlaşılmaktadır.Yukarıda belirtilen davaya dayanak teşkil eden 16.06.2015 tarih ve 2015-A-2113/19 sayılı vergi inceleme raporunda davacının, davalıya satışını yaptığı yapı değerinin düşük gösterildiği ve aradaki farka isabet eden KDV nin vergi ...tarafından davacıya tarh edildiği anlaşılmaktadır.Uyuşmazlıkta, davacı vekili tarafından sunulan istinaf dilekçesinde yapılandırma yapılarak ödemelerin gerçekleştiği ileri sürülmüştür.Mahkeme tarafından iş bu ödeme belgelerinin dosya arasına eksiksiz kazandırılması için davacı vekiline süre verilmesi gerekmektedir. Aksi halde ise, ilerideki (müstakbel) bir yarar davanın açılması için yeterli değildir. Davanın açıldığı anda da , hukuki yarar bulunmalıdır. Bu konuda yani erken dava açılması ile ilgili olarak Yargıtay 23.Hukuk Dairesi'nin 04.05.2023 tarih ve 2022/829 E 2023/1652 K sayılı ilamında "...Somut olayda; davacı yanca, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine dayalı olarak, toplu iş sözleşmesinden doğan maaş farkı ve fer'ileri talep edilmiş olup, davacının bu tutarı işçilerine ödemediği hususunda tartışma bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, işçilerine henüz ödeme yapmamış olan davacı alt yüklenicinin davası erken dava olarak değerlendirilerek, HMK'nın 114/1-h maddesi uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi ayrıca hükmedilecek yargılama giderleri ile vekalet ücreti takdirinde dava şartı yokluğunun ön şart yokluğu sayılacağının dikkate alınması gerekirken, yanılgılı gerekçelere dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmamıştır.'' belirtildiği üzere, muaccel olmayan (müeccel) alacak için dava açılamayacağı ve açılması durumunda ise, alacağın muaccel hale gelmesinden sonra yeniden dava edileceği göz önünde bulundurulmalı ve eğer ödeme yapılmadan davanın açıldığının veya yargılama aşamasında da ödemelerin yapılmadığının tespiti halinde , davanın esasına girilmeden erken açılan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.Ödeme belgeleri sunulması halinde ise; iş bu ödeme belgeleri ve ekleri ile Uyap sisteminde yer alan taraflar arasındaki uyuşmazlığa dayanak vergi mahkemeleri tarafından yapılan yargılamaya dava dosyası evrakları dosya arasına alınarak esasa dair inceleme yapılarak varılacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekmektedir Açıklanan nedenlerle; esasa dair inceleme bu aşamada yapılmaksızın davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/11/2021 tarihli ve 2018/518 Esas - 2021/911 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının mahsubuna, karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/04/2026