T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/538 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/543 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR.... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/02/2025 ESAS-KARAR NO : 2023/639 E 2025/114 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespi…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/538 ( KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/543 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR.... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/02/2025 ESAS-KARAR NO : 2023/639 E 2025/114 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 24/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2021/13567 Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, takibe dayanak bonolar altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin icra takibi nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, tarafların baba-oğul olduğunu, davacı ile müvekkilinin uzun yıllardır birlikte ve ayrı ayrı iş yaptıklarını, müvekkili tarafından yapılan işlere maddi destek sağlandığından davacı tarafından yapılan işler ve alınan borçlar karşılığında yapılan hesaplamalar sonucu dava konusu bonoların düzenlenerek müvekkiline verildiğini, bunlar dışında da yapılan işler ve verilen borçlar karşılığı protokol düzenlenip bonoların verildiğini, davacının noterden gönderdiği ihtarnamede bonoların varlığını ikrar ettiğini, davacı hakkında sahtecilik ve dolandırıcılıktan açılmış çok sayıda ceza davası olduğunu, icra takibine istinaden icra mahkemesinde açılan davada düzenlenen bilirkişi raporunda bonolardaki imzanın davacıya ait olduğunun anlaşıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, takibe dayanak bonolar altındaki imzanın davacıya ait olmadığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Davacı tarafından icra hukuk mahkemesinde açılan davada müvekkili lehine karar verildiğini, o dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda imzaların davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, Mahkemece konu ile ilgili ceza dosyası ve icra dosyasının aslı ve içerisindeki belge asılları getirilmeksizin ve müvekkiline belge sunması için süre verilmeksizin eksik belgeler ile bilirkişi incelemesi yaptırıldığını ve böylece hükme esas alınmayacak raporun tanzim edildiğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini ve rapora yönelik itirazların karşılanmadığını bildirerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık takibe dayanak bonolar altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı ve definin davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, kambiyo senedindeki imza inkarına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 3. İcra Müdürlüğü’nün 2021/13567 Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinde bulunan bir örneğinin incelenmesinden, davalı ... tarafından senet bedelleri 5.000.000,00 TL olmak üzere iki senet bedeli üzerinden 10.000.000,00 TL asıl alacak ve ferileri ile birlikte kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/1418 Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinde bulunan bir örneğinin incelenmesinden, takibe konu olan 2 adet senet üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde tetkik konusu alacaklısı ..., borçlusu ve kefili ... olan 15/12/2011 tanzim tarihli 05/03/2020 ve 18/06/2020 ödeme tarihlerini içeren her biri 5.000.000,00 TL tutarında olan 2 adet senedin ödeyecek bölümlerine tersim olunmuş imzaların ... elinde çıkmış olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği anlaşılmış olup, mahkemece davanın reddine dair verilen kararın yargı denetimi ile kesinleştiği anlaşılmıştır. Ankara CBS’nin 2021/230989 soruşturma sayılı dosyasının UYAP üzerinde bulunan bir örneğinin incelenmesinden takibe konu senetlerle ilgili yapılan şikayet üzerine Ankara 3. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/1418 Esas sayılı dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu esas olmak üzere şüpheli davalı hakkında KYOK kararı verildiği, itiraz üzerine bu kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Mahkemece dosya kapsamında alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 17/09/2024 tarihli 2024/129858 sayılı raporunda; "İnceleme konusu senetlerde ... adına atılı borçlu imzaları ile ...'ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı" belirtilmiş, davalı yana 30/09/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, 04/10/2024 tarihli itiraz dilekçesi ile süresinde itiraz edilmiştir. Öncelikli irdelenmesi gereken husus, davacının sahtecilik (imza inkârı) iddiası bakımından mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olup olmadığı, burada varılacak sonuca göre istem hakkında bir karar verilmesi gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir. Davacı icra takibine konu çeklerdeki imzasını inkar etmiş olup bu durumda takibe dayanak çeklerin sahteliğinin bilirkişi raporu ile ispatlanması gerekir. Bilirkişi incelemesinde kullanılacak belgeler mahkeme veya bilirkişi huzurunda alınan imza örnekleri ve mukayeseye esas belgelerdir. İmza incelemesinde öncelikle çeklerin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, tanzim tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve üst mahkemenin denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08/10/2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Davacı yanca dava konusu bonolar altındaki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle iş bu dava açılmış olup, mahkemece davacı yanın imza inkârı yönünden, raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde, kesin kanaat içeren Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyelerinden oluşacak konusunda uzman olan bilirkişi kurulundan yukarıda açıklanan usule göre düzenlenmiş, denetime elverişli olacak şekilde bilirkişi raporu alınması gerekirken bu yönün göz ardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/639 Esas, 2025/114 Karar ve 13/02/2025 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-Dosya adli yardım talepli olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davalı tarafça yapılan istinaf aşamasında yapılan 270,00TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 24/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Üye... e-imzalıdır Katip... e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."