7. Hukuk Dairesi 2013/5443 E. , 2013/3672 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kurumun çeşitli kamplarında sondaj işçisi olarak çalıştığını, arazi üzerinde çalışan davacının asıl görevinin bulunduğu ilin bölgesinin davalı Kurum'ca açıklanmadığı, Harcırah Kanunu’nun 50. maddesine göre
**7. Hukuk Dairesi 2013/5443 E. , 2013/3672 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kurumun çeşitli kamplarında sondaj işçisi olarak çalıştığını, arazi üzerinde çalışan davacının asıl görevinin bulunduğu ilin bölgesinin davalı Kurum'ca açıklanmadığı, Harcırah Kanunu’nun 50. maddesine göre, davacının asıl görevli bulunduğu ilin davalı kurum genel müdürlüğünün bulunduğu Ankara olması halinde arazide çalıştığı günler için davacıya harcırah ödemesi yapılması, asıl görevli olduğu yerin davacının çalıştığı kamp ve şeflikler olması halinde ise davacıya gündelik tazminat ödemesi gerektiğini, kendisiyle aynı durumda olan birçok kişiye harcırah ödemesi yapıldığını, eşitliğe aykırı davranıldığını, davalının her iki şekilde de davacıya ödeme yapmadığını beyan ederek harcırah alacağının davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, 662 sayılı Yasa ile EİEİ Genel Müdürlüğünde, işçi statüsünde çalışanların sözleşmelerinin 31.12.2011 tarihi itibariyle DSİ'ye devredildiğini, bu sebeple husumet itirazında bulunduğunu, davacının görev mahalli dışındaki tüm görevlendirmeler için Harcırah Kanunu ve TİS hükümleri gereği harcırah gündeliği ve nakil harcırahlarının ödendiğini beyan ederek açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Bir kişinin belli bir davada gerçekten davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu usul hukuku değil, dava konusu hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk meselesidir. Bir davanın tarafları o davada gerçekten taraf sıfatına sahip değilse, mahkeme dava konusu hakkın esasına girip karar veremez. Davayı sıfat yokluğundan reddetmesi gerekir. Davacı olma sıfatı dava konusu hakkın sahibine davalı sıfatı ise subjektif hak kendisinden istenebilecek kişiye aittir. Kuşkusuz ./... 2013/5443-3672 S.2 bu hak sözleşmeden, haksız fiilden, sebepsiz iktisaptan veya kanundan doğabilir. Bir alacak davasında davalı olma sıfatı o alacağın gerçek borçlusuna aittir. Alacak davası, o alacağın gerçek borçlusundan başka bir kişiye karşı açılırsa, dava konusu alacağın mevcut olmadığından dolayı değil, davalının davalı sıfatına sahip olmadığından dolayı reddedilir. (Hukuk Muhakemeleri Usulü, Prof. Dr. Baki Kuru, I. Cilt, s. 1159) Taraf sıfatı dava şartı değildir. Ancak taraf sıfatı itiraz niteliğinde olduğundan hakim diğer itirazlar gibi dosyadan anlaşılabildiği sürece resen dikkate alır. (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, I. Cilt, s. 1195; Prof. Dr.Hakan Pekcanıtez - Prof.Dr.Oğuz Atalay - Prof.Dr.Muhammet Özekes Medeni Usul Hukuku Temel Bilgiler , s. 214) Somut olayda, davacı davasını Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına karşı açmıştır. Davacının devir tarihi öncesi çalıştığı Elektrik İşleri Etüt İdaresi 02.11.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 662 Sayılı KHK ile DSİ'ye devredilmiş ve devir işlemlerinin davalı idare ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından yürütüleceği ve devrin 6 aylık sürede tamamlanacağı düzenlenmiştir. Aynı gün incelemesi yapılan seri dosyalarda bir kısım davacıların sigorta hizmet dökümünden ve aylık prim belgelerinden 31.12.2011'de önceki işyeri sigorta kayıtlarının kapatıldığı ve sonrasında işyerinin davalı savunmasında geçtiği üzere 54854 işyeri sicil numaralı DSİ olarak devam ettiği görülmüştür. Elektrik İşleri Etüt İdaresi kapandığından davacının hangi işverene bağlı olarak çalıştığının tespiti gerekmektedir. Devir için 6 aylık süre öngörüldüğünden HMK'nun 124. maddesine göre dava bu süre içerisinde açıldığından 662 Sayılı KHK'nin 56. madde ve geçici 10. madde gereği davanın DSİ'ye tevcih edilerek davaya devam edilmesi gerekirken, mahkemece husumet yönünden davalı itirazları konusunda değerlendirme yapılmadan, devir işlemleri araştırılmadan, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Mahkemenin kabul şekli bakımından da; dava kısmen kabul edilmiş ise de denetlemeye esas Toplu İş Sözleşmeleri dosyaya getirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, 18.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.