11. Hukuk Dairesi 2012/10770 E. , 2013/11879 K. MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/05/2011 tarih ve 2010/1859-2011/492 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2012/10770 E. , 2013/11879 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/05/2011 tarih ve 2010/1859-2011/492 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; dava dışı eczacının davalının sigortalılarına satmış olduğu ilaçların bedellerini alabilmek için reçete ve faturaların müvekkili aracılığı ile davalının bölge müdürlüğüne gönderildiğini;ancak gönderinin müvekkili elinde kaybolduğunu, eczacı tarafından açılan davada davalı ve müvekkili hakkında tazminata hükmedildiğini, icra takibi sonucu müvekkilinin 4.742,11 TL ödemek zorunda kaldığını, oysa reçete bedellerinin davalının bilgisayar kayıtlarına girdiğini ve belgelerin davalıya ulaşmaması halinde dahi tüm ilaç bedellerinden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek anılan bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; eczacı tarafından açılan davada mahkemece hükmedilen tazminatın davacı ve müvekkilinden müteselsilen alınmasına karar verildiğini, müvekkili tarafından takibe konu alacağın yarısının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre; davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemiz'ce verilen bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yeniden yapılan yargılama sonunda hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre; davacının kendinden beklenen dikkat ve özeni göstermemesi nedeni ile gönderinin kaybolmasından dolayı ağır kusurlu olduğu;ancak reçetelerin dökümünü kayıtlarına aldığı için, sigortalıların hayatın olağan akışı içinde 3.417,69 TL tutarında ilaç almış olabileceğini bilen davalının da olayda kusurunun bulunduğu ,buna göre tarafların dava dışı eczacının zararından ½ şer oranda sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 486,56 TL alacağın davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Taraf vekilleri; kararı ayrı ayrı temyiz etmiştir. 1-5219 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 427 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19 uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2011 yılı için 1.540,00 TL’dir. Davacı vekili, dava dilekçesi ile 4.742,00 TL alacağın davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 486,56 TL alacağın davalıdan tahsiline hükmedilmiştir. Hükmedilen alacak miktarı bakımından verilen karar temyiz talebinde bulunan davalı yönünden karar tarihindeki temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ¾ sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Davalı vekilinin temyiz isteminin mahkeme hükmünün davalı yönünden kesin olması nedeniyle miktardan REDDİNE karar vermek gerekmiştir. 2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelemesine gelince; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, davalı taraf harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.