11. Hukuk Dairesi 2021/3993 E. , 2022/7996 K. MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03.04.2018 tarih ve 2017/314 E. - 2018/120 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 08.04.2021 tarih ve 2018/2426 E. - 2021/741 K. sayılı kararın Yarg…
**11. Hukuk Dairesi 2021/3993 E. , 2022/7996 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03.04.2018 tarih ve 2017/314 E. - 2018/120 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 08.04.2021 tarih ve 2018/2426 E. - 2021/741 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkili Sezer Filmin Türk sinemasında dönemin en popüler filmlerinin bir çoğunun yapımcılığını yapmış köklü bir şirket olduğunu, dava konusu ettikleri Tövbekar, Öksüzler, Sezercik Yavrum Benim, İki Kızgın Adam, Ali Baba ve Kırk Haramiler, Sezercik Aslan Parçası, Katiller de Ağlar, Geri Dön, Sensiz Yaşanmaz, Sen Ağlama, Şeref Sözü, Yayla Kızı, Kavgamız, Anneler Günü, Küçük Ev, Küçük Mücahit, Çapkın Kızlar, Mahkum, Silah Arkadaşları, Damga, Kan Kardeşler, Kalbimin Sahibi, O Bir Melekti, Bir Pınar Ki, Deli Gönlüm, İnleyen Nağmeler, Anadolu Ekspresi, Ölünceye Kadar, Sahipsizler, Cingöz Recai, Falcı, Perişan, Aşktan da Üstün, Şeytanın Kurbanları, Altın Kafes, İntihar, Damgalı Adam, Silahlara Veda, Kardeşim, Tatlım, Bir Demet Menekşe , Aşk Hikayemiz, Paranın Esiri, Kırk Yalan Memiş, Emanet, Alın Yazım, Bataklık Bülbülü, Can Pazarı, Sevda Ateşi, Bir Kadın Kayboldu, Seni Sevmek Kaderim, Ağlayan Melek, Sığıntı, Ayıpettin Şemsettin, Mahşere Kadar, Uyanıklar Dünyası, Bitirimler Sınıfı, Sevdalılar, Fakir Milyoner, Balıkçı Osman, Gelinlik Kızlar, İmparator, Kanun Adamı, Kurban, Ah Bu Gençlik, Ah Müjgah Ah, Analar Ölmez, Arkadaşlık Öldü Mü?, Aşhım Günahımdır, Evcilik Oyunu, Hayat mı Bu? , İki Canbaz, Karanlık Yıllar, Kılıç Bey, Sevgili Oğlum, Sevmek, Yabancı isimli sinema eserlerinin bir kısmının imal ettiren sıfatıyla eser sahibi, bir kısmının ise hakların devri dolayısıyla hak sahibi olduğunu, 5846 sayılı FSEK'in 8.maddesinde 12.06.1995 yılında yapılan değişiklik öncesi düzenlemeye göre bir sinema eserinin sahibinin onu imal ettiren olduğunu, FSEK Ek -2 maddeye göre yapılan değişikliğin imal ettiren yapımcısının eser sahipliğini ortadan kaldırmadığını, tüm bu eserlerin 1995 öncesi yapım olması hasebiyle bu eserle ilgili hakların müvekkilinin uhdesinde olduğunu, davalının ise söz konusu Flash TV isimli kanalda yukarıda sayılan müvekkiline ait eserleri izinsiz ve sözleşmesiz olarak yayınladığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak FSEK 68.madde gereği 3 kat olarak şimdilik 1.000,00 TL telif tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile muhtemel tecavüzün men' ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; dava dilekçesinde 2009-2010 ve 2012 yıllarında müvekkiline ait TV kanalında hak sahipliğinin davacıda olduğu iddia edilen sinema filmlerinin izinsiz ve haksız gösterildiği iddiasının, TBK m.72'de belirlenen zamanaşımı sürelerini geçmiş olduğunu , davacının taleplerinin öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddini, davacının belirsiz alacak davası açmasının usule aykırı olduğunu, ancak davacının talebini FSEK 68.maddeye dayandırdığını, bu durumda davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasına hukuken imkan bulunmadığını, sinema filmlerinin rayiç bedellerinin belirli olup, davacının mali hakları kendisinde olan sinema filmleri ile ilgili gösterim bedeli olarak sözleşme yapmış olması gerektiğini, eğer yapmış ise bu sözleşmelerde gösterim bedellerinin yıllar itibariyle belirli olması gerektiğini, bu itibarla davacının iddia ettiği tazminat talepleri ile ilgili olarak dilekçesinde yazdığı 1.000,00 TL ile bağlı olduğunu, dava konusu sinema filmlerinin müvekkili şirket tarafından izinsiz kullanılmadığını, söz konusu filmlerin gösterimine ilişkin, bu filmin yayın haklarını elinde bulundurduğunu beyan ve taahhüt eden Sezer Filmcilik ve Sinemacılık San ve Tic. A.Ş isimli firma ile müvekkili yayıncı kuruluş arasında çeşitli tarihlerde "lisans sözleşmesi" yapıldığını, söz konusu sözleşmeler ile belirlenen sinema filmlerinin gösterim bedeli olarak davacı şirkete; dava dilekçesinde belirtilen 2009-2010-2011 ve 2012 yıllarındaki gösterimler için toplam 513.822,14 TL kullanım bedeli ödendiğini, iş bu ödemelerin defter kayıtları ve ödeme belgeleri ile sabit olduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz olarak açıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin, dava konusu "Fakir Milyoner", "Uyanıklar Dünyası", "Mahkum", "Kanun Adamı", "Damgalı Adam", "Balıkçı Osman", "Karanlık Yıllar" filmleri hariç dava konusu (geriye kalan) 70 filmin üzerinde hak sahipliğinin bulunduğu, Gerek Duy Medya'ya gerek DD Medya' ya, gerekse RTÜK'e gönderilen müzekkereler neticesinde yayın kayıtlarına ilişkin bir veri temin edilemediğinden, uyuşmazlık konusu filmlerin davalıya ait kanalda yayınlanıp yayınlanmadığına ilişkin bir tespit yapılamadığı, grafolojik inceleme sonucunda; Sezer Filmcilik ve Sinemacılık Sanayi ve Ticaret A.Ş ile Göktuğ Elektronik Yayıncılık İşletmecilik San Tic. A.Ş ( FLASH TV) arasında düzenlenmiş 22.02.2010, 01.04.2010 ve 01.05.2010 tarihli ve Protokol başlıklı belgelerdeki Sezer Filmcilik Sinemacılık San Tic. A.Ş kaşe izleri üzerinde atılı imzaların, kişinin dosyada mevcut imza örnekleri ile karşılaştırıldığında Sezer İnanoğlu'nun eli ürünü olmadığı, tetkik konusu diğer belgelerdeki Sezer Filmcilik Sinemacılık San Tic. A.Ş kaşe izleri üzerinde atılı imzaların, kişinin imzaları ile karşılaştırıldığında Sezer İnanoğlu'nun eli ürünü olduğu, dava dilekçesinde davacı şirketin hak sahibi olduğu filmlerin izinsiz olarak davalı şirketin sahibi olduğu FLASH TV isimli televizyon kanalında yayınlandığı beyan edilmişse de, hangi filmlerin hangi tarih ve saatlerde yayınlandığı beyan edilmemiş yayın kaydı sunulmadığı, sadece dava dilekçesi ekinde, kimin düzenlediği belli olmayan bir yayın listesi fotokopi belgesi sunulmuş olduğu ve listede 17/02/2011-17/01/2013 yılları arasındaki yayın tarihlerinin bulunduğu, davacı yetkilisinin imzasının bulunmadığı, beyan edilen belgelerin davaya konu yayın tarihlerinden önceye ait olduğu, yayın akışına ilişkin kanaat verici delil ibraz edilmediği, davalı vekilinin cevap dilekçesinde taraflar arasında imzalanan protokol kapsamında filmlerin gösterildiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan listedeki bir kısım filmlerin gösterilmediğinin beyan edildiği, davaya konu filmlerin dava tarihinden geriye doğru bir yıllık süreyi aştığı ve kayıtlarının RTÜK'de bulunmadığı, davacı tarafın istemi üzerine DD Medya Forum isimli şirkete yazılan müzekkere cevabında; 17/06/2014 tarihinden sonraki ve 2015 yılına ait kayıtların görüntülerinin mevcut sistemde bulunduğunu bildirdiği ancak dava dilekçesi ekinde sunulan listede son yayın kaydı 18/01/2015 olmakla, dava konusu filmlerin yayın kaydının bulunmadığı, yazı cevabı ekinde gönderilen listenin ise tek başına filmlerin davalı kanalda gösterildiğini ispat yönünden yeterli olmadığı, ispat yükü kendisinde olan davacının, taraflar arasında yapılan protokoller haricinde, izinsiz olarak, mali haklarına sahip olduğu filmlerin davalıya ait kanalda yayınlandığını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacının davasını dilekçesinde somutlaştırmadığı ancak dilekçeye ekli listeye atıf yaparak listedeki yayınların yani 17/02/2011-17/01/2013 tarih aralığındaki yayınların "izinsiz ve sözleşmesiz" yayınlar olması nedeni ile tazminat talep ettiği, 17/02/2011 ile 17/01/2013 tarih aralığını kapsayan protokoller olan 09/02/2011 tarihli prokol, 17/08/2011 tarihli protokol, 14/03/2012 tarihli protokol, 06/07/2012 tarihli protokol ve 01/10/2012 tarihli protokoldeki imzalar üzerinde yapılan grafolojik incelemede, inkar edilmesine rağmen imzaların inkar eden davacı yana ait olduğunun tespit edildiği, imzası inkar edilip imzanın ait olmadığı saptanan protokoller ise 2010 yılına ait olup dava konusu gösterim tarihleriyle ilintili olmadığı, davaya konu edilen tarih aralığına ilişkin yayın kaydının bulunmadığı, bu nedenle davacının delillendirilmemiş, denetlenebilir olmayan listesindeki kayıtlara itibar edilmemesinin ispat külfeti ile ilgili genel usul hükümlerine uygun olduğu, davalı yanın cevabında bildirdiği yayın hakkının protokolle devredildiği ve 24 saatlik dilim içinde ikinci kez gösterim hakkının da bulunduğu yönündeki beyan taraflar arasındaki dava konusu edilen ve edilmeyen tüm dönem protokollerine istinaden verilmiş bir beyan olmakla ikrar niteliği taşımadığı, öncelikle davacının sözleşmesiz ve izinsiz gösterimi kanıtlaması gerektiği , dava konusu ettiği tarih aralığı ile bağlı olduğu, dava konusu tarih aralığında gösterimin olduğuna dair yeterli kanıt sunulamadığı, bu döneme ilişkin ikrar mahiyetinde bir beyan bulunmadığı, dolayısıyla ilk derece mahkemesi kararının doğru olduğu gerekçesi ile, davacı yanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.