11. Hukuk Dairesi 2013/8354 E. , 2013/21924 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.11.2012 tarih ve 2012/233-2012/537 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2013/8354 E. , 2013/21924 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.11.2012 tarih ve 2012/233-2012/537 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının TTK'nın 42. maddesi, Ticaret Sicil Tüzüğü 13. maddesi ve 5590 sayılı Kanun'un 3452 sayılı Kanun'la değişik 9. maddesi gereğince faaliyete başlamasından sonra 15 gün içinde ticari faaliyette bulunduğu yeri tescil ettirmesinin zorunlu olduğunu, tescile davet edilmesine rağmen davete uymadığını belirterek davalıya ait işletmenin TTK'nın 35. maddesi gereğince ticaret siciline tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, bahse konu satış mağazasının şube olarak nitelendirilmesi ve sicile tescil edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirkete ait satış mağazasının tek başına ticari faaliyette bulunduğu, mağazanın şube niteliğinde olduğu ve ticaret siciline tescilinin kanunen zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, Ticaret Sicili Memurluğu’nca yapılan ihtara rağmen satış mağazasının ticaret siciline tescil ettirilmemesi sebebiyle resen tescil istemine ilişkindir. 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun 103. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış bulunan 5590 sayılı Kanun’un 9/3 maddesi hükmünde, bir merkeze bağlı olduğu halde müstakil sermayesi ve müstakil muhasebesi bulunan veya muhasebesi merkezde tutulduğu ve müstakil sermayesi olmadığı halde kendi başına ticari muamele yapan yerlerin şube sayılacağı düzenlendiği gibi, 5174 sayılı Kanun'un ''Odalara Kayıt Zorunluluğu'' başlıklı 9. maddesi'nin 2. bendinde de, bir merkeze bağlı olduğu halde, ister merkezin bulunduğu odanın, ister başka odanın çalışma alanı içinde olan müstakil sermayesi ve müstakil muhasebesi bulunan ve/veya muhasebesi merkezde tutulduğu ve müstakil sermayesi bulunmadığı halde kendi başına sınaî faaliyet ve ticarî muamele yapan yerlerin ve satış mağazalarının bu Kanun'un uygulanması bakımından şube sayılacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda, her ne kadar mahkemece ilgili mevzuat gerekçe gösterilerek davalıya ait satış mağazasının tek başına ticari faaliyette bulunduğu ve mağazanın şube niteliğinde olduğu kabul edilmiş ise de, sözkonusu mağazanın yukarıda belirtilen kanun hükmü karşısında şube niteliği taşıyıp taşımadığının tespiti yönünden davalının ticari defterleri ile mağazanın yetki ve işlemleri incelenmeksizin ve gerekirse konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.