11. Hukuk Dairesi 2022/5278 E. , 2024/1898 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/562 Esas, 2022/873 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/1144 E., 2021/509 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge …
**11. Hukuk Dairesi 2022/5278 E. , 2024/1898 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/562 Esas, 2022/873 Karar DAVA TARİHİ : HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/1144 E., 2021/509 K. Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında reasürans sözleşmesi olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalı şirket tarafından yüklenilen ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete sorumluluk tutarlarında ödeme yapılmamasının hukuken geçerli hiçbir nedeninin bulunmadığını ileri sürerek davalı şirket tarafından sigortalının 25.08.2017 tarihinde işin durması nedeniyle gerçekleşen kar kaybına ilişkin 294.538,45 USD tutarında tazminat ile davalı şirket tarafından sigortalının 18.01.2018 tarihinde gerçekleşen hasarına ilişkin haksız olarak ödenmeyen 376.200,00 USD tutarında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 46 ncı maddesi uyarınca davada Türk Mahkemelerinin yetkili olmadığını, müvekkilinin mukim bulunduğu Viyana Mahkemelerinin yetkili olduğunu ve esasa ilişkin itirazlarını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan reasürans sözleşmesinde yer alan yetki şartında uyuşmazlıkların Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre çözümleneceği ve tarafların Türkiye Cumhuriyeti'nde yer alan mahkemelerin yetkisini ve bu mahkemeye yargı yetkisini vermek için tüm şartlara uymayı kabul ettiğine dair hüküm yer aldığı, Türkiye'de hangi mahkemelerin yetkili olduğu hususu açıkça kararlaştırılmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 17 nci maddesi uyarınca yapılan yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için 6100 sayılı Kanun'un 18 nci maddesine göre yetkili mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi gerektiği, reasürans sözleşmesinde yetkili mahkemenin somut olarak belirlenmemiş olması nedeniyle taraflar arasında usulüne uygun düzenlenmiş bir yetki sözleşmesi bulunmadığı, sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkta, dava sigorta ettirene, sigortalıya veya lehdara karşı açılmadığından 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi uyarınca sigortacının esas işyerinin veya sigorta sözleşmesini yapan şubesi veya acentesinin Türkiye'de bulunması halinde esas işyeri, şube veya acentenin Türkiye'de bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olacağını, ancak dava konusu sözleşmenin sigortacı davalının şubesi veya acentası aracılığı ile imzalanmadığı bizzat davalı şirket tarafından imzalandığı, sigortacının esas iş yeri mahkemesinin Viyana Mahkemeleri olduğu, 5718 sayılı Kanun'un 46 ncı maddesi uyarınca Türk Mahkemelerinin yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki reasürans sözleşmesinin yasa seçimi ve yargı başlıklı maddesinde taraflar arasındaki doğabilecek bir ihtilafın Türkiye Cumhuriyeti yasalarına tabi olarak çözümleneceği ve Türkiye Cumhuriyeti içerisinde herhangi bir yetkili mahkemenin kabul edildiği ve bu mahkemeye yargı yetkisini vermek için tüm şartlara uyulacağının açık bir şekilde hüküm altına alındığını, 5718 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi uyarınca Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisini iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarının tayin edeceğini, bu nedenle yetki sözleşmesinin geçerli olup olmadığının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) hükümlerine göre belirleneceğini, taraflar arasındaki sözleşmede hukuki uyuşmazlığın belirli olduğunu ve yetkili mahkemelerin gösterildiğini, ayrıca davanın sigortacıya karşı değil reasürans şirketine karşı açıldığını, davalının sigortacı sıfatına sahip olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davacı tarafından davalı reasürör şirketine karşı açıldığı, davalı reasürör şirketinin esas işyeri veya şubesi ya da acentasından herhangi birisinin Türkiye’de mukim olmadığı, uyuşmazlıkta Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan reasürans sözleşmesinde yer alan yetki şartında uyuşmazlıkların Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre çözümleneceği ve tarafların Türkiye Cumhuriyeti'nde yer alan mahkemelerin yetkisini ve bu mahkemeye yargı yetkisini vermek için tüm şartlara uymayı kabul ettiğine dair hüküm yer almakta ise de Türkiye'de hangi mahkemelerin yetkili olduğu hususu açıkça kararlaştırılmadığı, 6100 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi uyarınca yapılan yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için 18 inci maddesine göre yetkili mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi gerektiği, reasürans sözleşmesinde yetkili mahkemenin somut olarak belirlenmemiş olması nedeniyle taraflar arasında usulüne uygun düzenlenmiş bir yetki sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacıvekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının sigortalıya ödediği hasar bedelinin reasürans sözleşmesi kapsamında davalıdan tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 17 v.d. maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.