6. Ceza Dairesi 2006/18296 E. , 2010/887 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnameleri ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdiri
**6. Ceza Dairesi 2006/18296 E. , 2010/887 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnameleri ile Daireye gönderilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sanık ... hakkında uygulama yapılırken 5237 sayılı TCY’nın 61/4 ve 5. fıkralarına aykırı olarak, aynı Yasanın 43/1. maddesinin, 143/1 ve 145. maddelerinden önce uygulanması, Uygulamaya göre de; 5237 sayılı yasanın 43/1. maddesi uyarınca, 1/4 oranında artırım yapılırken hesap hatası sonucu 3 yıl 9 ay hapis yerine, 3 yıl 9 ay 3 gün hapis cezasına hükmolunması, 2-) 5237 sayılı TCY’nın 145. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının 765 sayılı Yasanın 522/1. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliğinin bulunmadığı, “değerin azlığı”nın 5237 sayılı Yasaya özgü, ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanıkların özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanakları varken yalnızca gereksinimleri kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebilecek ölçüde düşük değerdeki eşyanın alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, bu maddeye düzenleniş amacı dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, 3-) 5237 sayılı TCY’nda adli para cezasının ertelenmesine ilişkin hüküm bulunmadığının anlaşılması karşısında, yasal olanak bulunmadığı gözetilmeden sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezalarının ertelenmesine karar verilmesi, 4-) Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesinin sanıklar hakkında uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanıkların kazanılmış haklarının korunmasına, 09.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.