15. Ceza Dairesi 2014/10911 E. , 2015/23553 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu malına zarar verme, hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığına Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,…
**15. Ceza Dairesi 2014/10911 E. , 2015/23553 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu malına zarar verme, hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal HÜKÜM : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığına Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Bir kimsenin konutuna,konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur. Konuta girmek,failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir. Bu nedenle,konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma,dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur. Konuttan çıkmamak,konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen, çıkmamaktadır. Rızaya aykırı olarak girme veya rıza ile girildikten sonra çıkması istenilmesine rağmen çıkmayan kişi bu eylemini, açık bir rızaya gerek olmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentilerinde işlemesi hâlinde Fail ikinci fıkraya göre cezalandırılacaktır. Girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri, Avukatlık bürosu, Doktor muayenehaneleri, Emlak bürosu,Mimar bürosu, vb. gibi izinle girilmesi gereken yerlerdir. Girilmesi mutat olan yerlere, süper marketler, mağazalar, dükkanlar, pasta salonları, kahvehane, restoran ve lokantalar, sinema, tiyatro, otel, bar, hastane,örnek gösterilebilir. Halka açık olduğu saatlerde bu gibi, yerlere giriş de suç oluşmaz. Ancak halka kapalı olan saatlerde buralara rıza haricinde girilmesi hâlinde bu fıkradaki suç oluşacaktır. Suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ...’in ... ilçesi ... Köyü İlköğretim Okulu’ndan hırsızlık yapmaya karar verdikleri, bu doğrultuda suça sürüklenen çocuklar ... ve ...’in okula ait kantine, pencere camını kırarak girdikleri, çekmecede bulunan 150 TL parayı çaldıkları, bu sırada suça sürüklenen çocuk ... okulun dışında kalıp gözcülük yaptığı, suça sürüklenen çocukların bu şekilde üzerlerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda, 1-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kamu malına zarar verme, hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlara ve suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz incelemesinde, Suça sürüklenen çocukların 18 yaşından küçük olması karşısında yargılamasının kapalı oturumlarda gerçekleştirilmesi gerekirken bazı oturumların açık yapılarak CMK'nın 185. maddesine muhalefet edilmesi, telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır. Suça sürüklenen çocuklar, tanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen Arif hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar ile suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet kararlarından bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuklar müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 2-Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan verilen mahkumiyet kararları ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz incelemesinde, Suça sürüklenen çocukların 18 yaşından küçük olması karşısında yargılamasının kapalı oturumlarda gerçekleştirilmesi gerekirken bazı oturumların açık yapılarak CMK'nın 185. maddesine muhalefet edilmesi, telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır. Suça sürüklenen çocuklar, tanık ve katılan beyanları ile tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen suça sürüklenen çocuklar Umut ve Salih hakkında verilen mahkumiyet kararlarından bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; a-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkından Kanunun 105/3. maddesinde “diğer bir hapis cezasına hükmedildiğinde kamu yararına çalıştırma kararı verilemez” şeklindeki düzenleme karşısında, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından, suça sürüklenen çocuklar hakkında hapis cezası tayin edilmesine göre, mala zarar verme suçundan, yasaya aykırı şekilde 5237 sayılı TCK'nın 50/1-f maddesi gereğince kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaları seçenek yaptırımına çevrilemeyeceği, ancak aynı yasanın 50/1. maddesinde sayılan diğer seçenek yaptırımlara dönüştürülebileceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, b-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 4. fıkrasında, “Çocuklar hakkında hükmedilen; adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezalar hapse çevrilmez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” hükmünün öngörülmüş olması karşısında, çocuk sanığın ödenmeyen adli para cezasının hapse veya diğer tedbirlere çevrilmesinin olanaklı olmayıp, anılan maddenin 11. fıkrası uyarınca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, kararda, suça sürüklenen çocuklar hakkındaki “ödenmeyen adli para cezasının TCK'nın 50/1 maddesinde belirtilen diğer tedbirlere çevrileceğinin ihtarına” denilerek hüküm kurulması, c- İşyeri dokunulmazlığını ihlal suçu nedeniyle herhangi bir maddi zararın bulunmadığı, manevi zararların hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi sırasında nazara alınamayacağı gözetildiğinde; denetime olanak verecek şekilde yasal ve yeterli gerekçe ortaya konulmadan, daha önceden sabıkası bulunmayan suça sürüklenen sanık hakkında, “olay nedeniyle zararların giderilmediği bu nedenle de CMK’nın 231. maddesinin koşullarının gerçekleşmediği” denilmekle yetinilerek yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, d- İşyeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından işlenmiş olduğunun iddia ve kabul edilmiş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanmaması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden suça sürüklenen çocukların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 14.04.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.