11. Hukuk Dairesi 2012/17805 E. , 2013/17404 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.09.2012 tarih ve 2011/350-2012/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2012/17805 E. , 2013/17404 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.09.2012 tarih ve 2011/350-2012/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, ...Mahallesi 6608 ada 5 parsel sayılı taşınmazda şirket tarafından yapılan inşaat sırasında müvekkilinin davalı şirkete borç para verdiğini, şirketin diğer ortağı ... tarafından şirket adına düzenlenen 3 ayrı protokolde davacının toplam 225.000 TL borç verdiği belirtilmiş olduğunu, bunun 50.000 TL'lik kısmının ödenmiş bulunduğunu, davacının şirketten 175.000 TL alacaklı olduğu ileri sürülerek, bu tutarın 13.10.2006 tarihinden itibaren uygulanacak temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının şirketten alacaklı olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle protokollerin şirket kayıtlarına işlenip işlenmediği belirlenememiş ise de, şirket bilançosunda şirketin davacıya 359.197,74 TL borçlu olduğu belirtilmiş olduğu, bu kaydın şirketi bağlayıcı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 175.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, davacı ortağın davalı şirketten alacak istemine ilişkindir. Davacı vekili davayı açarken 16/06/2006, 13/10/2006, 15/02/2007 ve 09/07/2007 tarihli protokollere dayanmıştır. Davalı şirketin diğer ortağı olan ... protokollerdeki imzasını inkar etmediğine göre, bu protokoller de değerlendirilerek, ayrıca davalı tarafın sunduğu ödeme belgesi de nazara alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; bu deliller nazara alınmadan, davacı dahi davalıya 225.000,00 TL borç verdiğini ve bakiye olarak 175.000,00 TL alacaklı olduğunu iddia ettiği halde, davalı şirket bilançosunda şirketin davacıya 359.197,74 TL borçlu olduğunun belirtilmiş olduğu, bu kaydın şirketi bağlayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.