Hukuk Genel Kurulu 2017/2709 E. , 2020/987 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki "karşılıklı boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Edirne 1. Aile Mahkemesince verilen her iki davanın kabulüne ilişkin karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı-birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Huk…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/2709 E. , 2020/987 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki "karşılıklı boşanma” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Edirne 1. Aile Mahkemesince verilen her iki davanın kabulüne ilişkin karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Yargıtay 2. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı-birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı-Birleşen Davalı İstemi: 4. Davacı-birleşen davalı vekili 07.03.2013 tarihli dava dilekçesinde; tarafların 2001 yılında evlendiğini, ortak bir çocuklarının olduğunu, karşı tarafın evlilik boyunca müvekkilini psikolojik baskı altında tuttuğunu, eşinin çalışmasına ailesiyle irtibat kurmasına arkadaşları ve komşularıyla görüşmesine dışarı çıkmasına veya alışveriş yapmasına izin vermediğini, dışarı çıkmasından sonra ise “kiminle birlikte oldun, kimin altından geliyorsun” gibi beyanlarla suçlandığını, yeğeni ile zina yaptığını ileri sürdüğünü, hakaret ve küfürler ettiğini, fiziksel şiddet uyguladığını, son tartışmada müvekkiline satır ile saldırdığını ileri sürerek tarafların boşanmalarına, velâyetin anneye verilmesine, çocuk yararına 300,00TL tedbir-iştirak ve müvekkili yararına 300,00TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 25,000,00TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-Birleşen Davacı İstemi: 5. Davalı-birleşen davacı asıl davaya verdiği 20.03.2013 tarihli cevap dilekçesinde; boşanmayı gerektirecek bir durumun bulunmadığını, tarafların hâlen bir arada yaşamaya devam ettiklerini, emekli diş hekimi olduğunu, asla şiddet yanlısı olmadığını, haksız şekilde aleyhinde tedbir kararı verildiğini, ekonomik sıkıntılar yaşadığını, kalp rahatsızlığı olduğunu, tüm bunlara rağmen eşi ve çocuğunun maddi-manevi tüm ihtiyaçlarını karşıladığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, 26.09.2013 tarihli birleşen dava dilekçesinde ise; asıl davanın açılmasından itibaren tarafların bir arada yaşamaya devam ettiklerini, 07.09.2013 günü komşularının “kadın eşin ortak eve sürekli aynı erkeği aldığı, hatta şu anda da üçüncü şahsın evde olduğu” şeklindeki bilgilendirmesi ile müvekkilinin eve gittiğini, evde tanımadığı bir erkeği tuvalette saklanmış hâlde gördüğünü, üçüncü şahsın müvekkiline yumruk atarak evden kaçtığını belirterek, tarafların boşanmalarına, velâyetin babaya verilmesine, çocuk yararına 300,00TL tedbir-iştirak nafakası ile müvekkili yararına 5.000,00TL maddi ve 50.000,00TL manevi tazminat ödenmesine, ayrıca dosyanın kadın eşin açmış olduğu aynı mahkemenin 2013/147 E. sayılı boşanma davası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: