7. Hukuk Dairesi 2014/6169 E. , 2014/14915 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi : Hatay İş Mahkemesi(Müstemir Yetkili) Tarihi : 08/11/2013 Numarası : 2012/169-2013/497 Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hüküm, süresi içinde taraflarca temyiz edilmekle, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 01.07.2014 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı E..E.. Bilişim Tek.İnş.San.Tic.Ltd.Şti. vekili Av.A.. U.. ve davacı M.. Ş.. vekili Av.İ.
**7. Hukuk Dairesi 2014/6169 E. , 2014/14915 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Hatay İş Mahkemesi(Müstemir Yetkili) Tarihi : 08/11/2013 Numarası : 2012/169-2013/497 Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hüküm, süresi içinde taraflarca temyiz edilmekle, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 01.07.2014 günü belirlenen saatte temyiz eden davalı E..E.. Bilişim Tek.İnş.San.Tic.Ltd.Şti. vekili Av.A.. U.. ve davacı M.. Ş.. vekili Av.İ..K.. geldiler. Gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, fazla mesai yaptığını, hafta tatilleri ile dini bayramlar dışındaki genel tatil günleri ile milli bayramlarda çalıştığını iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesine talep etmiştir. Davalı vekili, davacının iş sözleşmesine haklı nedenlerle son verildiğini, iddialarının asılsız olduğunu savunmuş ve davanın reddini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucu toplanan delillere göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Anayasanın 141'nci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrasının birbirine aykırı olmaması gerekir. Konuyla ilgili 10.4.1992 günü ve 991/7 Esas, 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Somut olayda, davacı vekili davacının fesih tarihindeki ücretinin net 1825,00 TL olduğunu iddia etmiş, davalı vekili davacının en son ücretinin bordroda gösterildiği üzere brüt 1590,00 TL olduğunu savunmuştur. Bilirkişi esas raporunda aylık ücretin brüt 1590,00 TL olduğunu kabul ederek alacakları hesap etmiş, davacı vekilinin itirazı üzerine, takdiri mahkemeye bırakarak davacının ücretinin net 1825,00 TL olduğunun benimsenmesi halinde talep edebileceği alacakları esas raporda dikkate almadığı zamanaşımı savunmasına göre fazla mesai ücreti bakımından haftalık 21,5 veya 14, 5 şeklinde iki seçenekli olmak üzere hesaplamıştır. Mahkeme, ek hesap raporundaki haftalık 14,5 saat üzerinden hesap edilen fazla mesai ücreti ile hafta tatili ücreti ve dava dilekçesindeki miktar üzerinden hakkaniyet indirimi yaparak milli bayram ve genel tatil ücretini hüküm altına almıştır. Görüldüğü üzere fazla mesai ve hafta tatili ücret alacakları bakımından davacının net 1825,00 TL aldığı kabul edilmiş iken, kararın gerekçe kısmında davacının ücretinin brüt 1590,00 TL olduğu yazılmak sureti ile kararın hüküm kısmı ile gerekçe kısmı arasında çelişki yaratılmıştır. Öte yandan ulusal bayram genel tatil ücreti davacının ücretinin brüt 1590,00 TL olduğunun kabulü ile 1081,92 TL; net 1825,00 TL olduğunun kabulü halinde ise 892,71 TL olduğu halde dava dilekçesinde talep edilen miktarın hakkaniyet indirimi yapılarak hüküm altına alınması da başka bir çelişkili noktadır. O halde taraf vekillerinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığını, temyiz harçlarının istek halinde taraflara iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 1100,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı yararına takdir olunan 1100,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 01/07/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.