11. Hukuk Dairesi 2011/3160 E. , 2011/6612 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.09.2008 gün ve 2006/528 - 2008/484 sayılı kararı onayan Daire’nin 13.12.2010 gün ve 2009/6800 - 2010/12774 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine do
**11. Hukuk Dairesi 2011/3160 E. , 2011/6612 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.09.2008 gün ve 2006/528 - 2008/484 sayılı kararı onayan Daire’nin 13.12.2010 gün ve 2009/6800 - 2010/12774 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı, davalı tarafından 10.06.2005 tarihinde düzenlenen can sağlığı sigorta poliçesiyle sigortalandığını, daha sonra eksik beyanda bulunduğu gerekçesiyle akitten caydığını bildirdiğini, kendisinin beyan yükümlülüğünü ihlal etmediğini, hatta kan değerleri ile ilgili olarak 2003 yılında kolesterolünde 221’lik bir değer bulunduğunu açıklayarak şuan için problemi olmadığını belirttiğini, daha sonra prostat ve troid bezinde çıkan hastalıklar nedeniyle ameliyat olduğunu, 1 yıl muafiyet nedeniyle davalıya başvurmadığını, sonra kolon kanseri teşhisi nedeniyle yapılan acil kanama ile ilgili masraf talebinin yine muafiyet nedeniyle olumsuz karşılanması sonucu davalının araştırmalara başladığını, 4-10 yıl önceki tetkiklere ulaştığını, gizlenen bir husus olmadığını, daha önceki tetkiklerin bildirilmesinin gerekmediğini, bir tanı konulmadığını, sözleşme sırasında çıkmış ve uzun sürebilecek olan hastalık nedeniyle tazminat ödemek istemediğini, cayma işleminin iyiniyet kuralları ile bağdaşmadığını ileri sürerek, davalının fesih ve akitten cayma işleminin iptal edilmesine ve sigortalılığının devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının beyan yükümlülüğünü ihlal ettiğini, seronegatif spondilartrit ve ankilozan spondilit rahatsızlıklarını gizlediğini, bu hastalıklara ilişkin olarak ilaç kullandığını, ölçümler yaptırdığını, müvekkilinin cayma hakkını kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, sigorta sözleşmesinin feshinin yerinde olup olmadığının tespitinin istendiği, haksız feshin tespitinde davacının hukuki yararının olduğu, sigortalının gerçeğe aykırı bir beyanının bulunmadığı, bildirim formunda cevaplanması istenilen sorulara samimi cevap verdiği, sigorta sözleşmesi boyunca kolon kanseri rizikosunun gerçekleştiği, bu hastalığa dair önceden bir tanı veya klinik bulguya rastlanmadığı, sonuç olarak bildirilmeyen rahatsızlık ile riziko sebebinin birbiri ile irtibatlı olmadığı gerekçesiyle taraflar arasında bağıtlanan 10.10.2005 tarihli 25146615 numaralı poliçe ile yapılan Can Sağlığı Poliçesine ilişkin yapılan feshin yasal olmadığından iptaline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 13.12.2010 tarihli kararı ile onanmıştır. Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 38,20 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 185,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 31.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.