12. Hukuk Dairesi 2017/1995 E. , 2018/5765 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Al…
**12. Hukuk Dairesi 2017/1995 E. , 2018/5765 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Alacaklı tarafından genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlandığı, örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine, borçlunun yasal sürede icra dairesine verdiği dilekçe ile icra müdürlüğünün yetkisine ve ana para borcuna kısmen itiraz ettiği, alacaklının, borçlunun itirazı ile duran takibin devamını sağlamak amacıyla itirazın kaldırılması ile birlikte tazminat istemiyle icra mahkemesine başvurduğu,mahkemece, itiraz edilen borç miktarının belirtilmediği ve akdi ilişkiye itiraz edilmediği gerekçesiyle istemin kabulü ile icra takibine itirazın kaldırılmasına, borçlu aleyhine tazminata hükmedildiği görülmektedir. İİK'nun 62/4. maddesinde; "Borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun o kısmın cihet ve miktarını açıkça göstermesi lazımdır. Aksi takdirde itiraz edilmemiş sayılır" hükmü yer almakta olup, bu hükme göre, borcun bir kısmına itiraz eden borçlunun, hangi kısma itiraz ettiğini ve miktarını açıkça belirtmesi gerekmektedir. Somut olayda,borçlunun, icra dosyasına sunduğu “ana para borcuna karşı kısmi itirazımız” başlıklı itiraz dilekçesinin 2.numaralı bendinde yer alan; “ ...müvekkil şirketin, takip alacaklısına takip dayanağı olan fatura bedeli kadar borcu yoktur. Takip alacaklısı faturada yazılı bedel kadar iş ve hizmet yapmamıştır. Fatura bedelinin büyük bir kısmı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin....tünel açma işi ile ilgilidir. Takip dayanağı fatura bedelinin İnovasyon ....Şirketi ile ilgili kısmının .... borçlu şirket adına tanzim edilen faturaya eklenmiştir....takibin durdurulmasını...”şeklindeki beyan, borca kısmi itiraz niteliğinde olup, İİK'nun 62/4. maddesi gereğince itiraz edilen kısmın miktarı açıkça gösterilmediğinden, borca yönelik bu kısmi itirazın geçersiz olduğu mahkemenin de kabulündedir. Bu durumda, ana para borcuna kısmi itiraz geçerli bir itiraz olarak kabul edilemeyeceğinden, bir başka anlatımla borçlu itiraz etmemiş sayılacağından icra inkar tazminatına da hükmedilmesi mümkün değildir. Öte yandan; İİK'nun 68/son maddesinin ilk cümlesinde; "İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine %20' den az olmamak üzere tazminata mahkum edilir" hükmüne yer verilmiştir. Borçlunun, icra müdürlüğünün yetkisine itirazı, esasa ilişkin itiraz niteliğinde olmadığından, alacaklının yetki itirazının kaldırılması talebinin kabulü halinde borçlu tazminatla sorumlu tutulamaz.