11. Hukuk Dairesi 2012/10010 E. , 2013/12460 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/04/2012 tarih ve 2011/86-2012/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2012/10010 E. , 2013/12460 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 44. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/04/2012 tarih ve 2011/86-2012/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasındaki 03.12.2008 tarihli mutabakata göre, davalı tarafından müvekkili şirkete ait iki aracın Bağdat’tan gelen tırlarla Türkiye’ye geliş işlemlerinin yapılması ve İstanbul’a getirilip tüm gümrük işlemlerinin tamamlanması, karşılığında ise müvekkili şirketin KDV hariç 8.770,00 TL ödeme yapmasının kararlaştırıldığını, müvekkili şirketçe davalı hesabına 10.000,00 TL masraf ve ücret bedelinin havale edildiğini, ancak araçların Türkiye’ye giriş işlemlerine yardımcı olunması dışında davalı tarafından diğer işlemlerin tamamlanmadığını, araçların sınır kapısından geçirilmesi sırasında tırlara yüklenerek tır şoförüne 2.500,00 TL taşıma ücretinin ödendiğini, davalının ve kardeşinin tüm uçak biletlerinin, konaklama ve yemek bedellerinin müvekkili şirketçe karşılandığını, İstanbul’a gelen araçların işlemlerinin de davalı tarafça yapılmadığını, davalıya aldığı ücretin iadesi konusunda keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, davalının alması gereken komisyon ücreti 1.500,00 TL olup, bakiye meblağın müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek, 8.500,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında bahsedilen şekilde yazılı bir mutabakatın bulunmadığını, ancak yapılan sözlü anlaşma ile, davacıya ait araçların 20.000,00 TL karşılığında Irak’tan Türkiye’ye giriş işlemlerinin müvekkilince yapılmasının kararlaştırıldığını, buna göre müvekkilince anılan araçların Irak’tan Türkiye’ye girişinin sağlanıp, gümrük işlemleri çözüldükten sonra tırlara yüklenilerek İstanbul’a getirildiğini, tüm bu işlemler için müvekkilince toplam 9.700,00 TL ödendiğini, müvekkilinin halen davacıdan alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; iddia, savunma, tanık anlatımları ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafça 2003 yılında Irak’a götürülen araçların Türkiye’ye vergiden muaf olarak getirilmesi için Gümrük Kanunu’nun 168. maddesinde öngörülen 3 yıllık sürelerin aşıldığı, süre uzatımı bakımından girişimde bulunulmadığından yurda getiriliş esnasında gümrük işlemlerini takip etmek üzere davacı şirketin davalı ile anlaştığı, davalı ile yapılan anlaşmanın ise her ne kadar gümrük takip işlemleri olarak adlandırılsa da araçların Türkiye’ye sınır kapısından geçirilip getirilmesi işinde yalnız gümrük işi değil taraflar arasında yazılı olarak düzenlenmeyen lojistik işinin de bulunduğu, davalı tarafça araçların sınırdan geçişinde, araçlar bozuk olduğundan tıra yükleme işleri için tır şoförüne verilen ücretler, otel ücretleri, yeme içme ücretleri gibi bir kısmı belgelendirilen bir kısmı da tanık beyanları ile anlaşılan ve bilirkişice de böyle bir işin yapılması için mutat ve makul sayılan masrafların yapıldığı, davalı tarafça davacıya iadesi gereken bir paranın bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, ödenmiş olan hizmet bedelinin, hizmetin eksik verildiği iddiasıyla istirdadı istemine ilişkin olup, davacı tarafça yurt dışında bulunan iki adet aracın Bağdat'tan Türkiye'ye geçiş işlemlerinin yapılması ve İstanbul'a getirilip tüm gümrük işlemlerinin tamamlanması mukabilinde davalıya 8.770.00 TL ödeme konusunda anlaşma yapıldığını, fakat davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle ancak 1.500.00 TL ücrete hak kazandığını iddia ederek bakiyesinin istirdadı istenilmiştir. Davalı tarafından ise, kararlaştırılan ücretin 20.000.00 TL olduğu ve davacının 9.700.00 TL ödediği savunulmuştur. Mahkemece, bilirkişi raporu alınarak ve bu rapora itibarla hüküm kurulmuş ise de, 15.02.2012 tarihli bilirkişi raporunda, davalının davacıdan almış bulunduğu 10.000.00 TL karşılığında yapmış olduğu işlemlerin bir kısmının belgelendirilmesinin mümkün olmadığı, alınmış olan ücretin yapılmış olan işlemler karşılığında makul bir ücret olarak kabul edilebileceği belirtilmiş ancak, davalının ne gibi hizmetler yaptığı ve ne sebeple bu ücrete hak kazandığı konusunda bir belirleme yapılmamıştır. Davacı vekilince, davalının yaptığını savunduğu hizmetlerin ve masrafların müvekkili tarafından yapıldığı iddia edilerek bu rapora itiraz edilmiş fakat, mahkemece davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik ciddi itirazları üzerinde durulmamıştır. Bu durumda, taraflar arasında kararlaştırılan hizmetin bedeli ve davalının ifa ettiği hizmetler ile bu hizmetlerin bedeli konusunda ihtilaf bulunduğu gözetilip ihtilaflı konular üzerinde durularak, mahkemece bu konularda ne gibi bir yargıya varıldığı da açıklanmak ve gerekirse verilen hizmetin niteliğide gözetilerek yeni bir bilirkişi kurulundan davalının ne gibi hizmetleri ifa ettiği ve bu hizmetlerin bedeli konusunda rapor almak suretiyle karar vermek gerekirken, yetersiz olan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.