11. Hukuk Dairesi 2012/16978 E. , 2013/16300 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 43. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/07/2012 tarih ve 2012/44-2012/179 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layih
**11. Hukuk Dairesi 2012/16978 E. , 2013/16300 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 43. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/07/2012 tarih ve 2012/44-2012/179 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin bilgisi dışında davalı Bankada bulunan hesabından 150.000-USD.nin çekildiğini ve yapılan bir takım usulsüzlükler nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, 150.000-USD nin ve şimdilik 10.000-TL.nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı/karşı davacı vekili, davacının kendisine bildirilen altın fiyatları konusundaki iddiaların gerçek dışı olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin genel hesap ve bankacılık hizmetleri sözleşmesi ile sair sözleşmeler çerçevesinde cereyan ettiğini, taraflar arasındaki altın alım satımı işlemlerinin bazen telefon görüşmeleri ile gerçekleştirildiğini, davacının 16.11.2008 pazar günü müvekkili banka ...Şube Müdürünü cep telefonundan arayarak 17.11.2008 tarihinde fiyatı ne olursa olsun 50.000 gram altın almak istediğini bildirdiğini, 17.11.2008 pazartesi sabahı şube müdürünün davacıyı geri arayarak ilgili talimatının teyidini aldığını ve altın fiyatları hususunda davacıyı bilgilendirdiğini, birkaç kez yapılan bu görüşmeler sonucunda altın fiyatının 38.700 TL olduğunun davacıya bildirildiğini, davacının da bu fiyattan alıma onay verdiğini, davacıya hiçbir zaman 38.070 TL şeklinde bir rakam verilmediğini, ilgili alım işlemi bu şekilde bağlandıktan sonra aynı gün öğlenden sonra davacının Şube yönetmenini arayarak altınlarının satılmasını talep ettiğini, bu kez kendisine alış fiyatının 38.200 TL olduğunun bildirildiğini ve davacının bu bedeli de onayladığını, satış işleminin bu şekilde bağlandığını, alım satım işlemleri belirtilen bedeller nazara alınıp USD üzerinden yapılarak 23.800 USD den toplam 1.190.000 USD bedelle davacıya satılan altının tekrar 23.350 USD den toplam 1.167.500 USD bedelle davacının talimatıyla satıldığını, 17.11.2008 günü sonu itibariyle davacı hesabında 1.027.000 USD kaldığını, yani davacının bu alım satım işlemi sonucunda 22.500 USD zarara uğradığını, davacının başvurusu üzerine bankanın sırf müşterisini kaybetmemek ve memnuniyetini sağlamak için bu zarara katlanmayı kabul ederek 19.11.2008 tarihinde müşterisi ile yaptığı alım satım işlemlerini iptal ederek davacının zararı olan 22.500 USD' nin hesabına aynen iade edildiğini, bu nedenle davacının 17.11.2008 tarihi itibariyle hesap bakiyesinin 1.050.000 USD ye yükseldiğini, davaya konu 150.000 USD nin asla davacıya ait bir bedel olmadığını, bu tutarın davacıya ait hesaplardaki eksikliğin kapatılması amacıyla kayden hesaplara intikal ettirildiğini, davacının ise şube görevlilerinin kendisine duyduğu güveni suistimal ederek haksız çıkar sağlama peşinde olduğunu, davacının 17.11.2008 tarihli hesap ekstresinin de incelenmesinden açıkça anlaşılacağı gibi davacının altın alım talimatı verdiği sabah saatlerinde hesabının 450.000 USD olduğunu, aynı gün 16.06 da davacı hesabına 600.000 USD havale geldiğini, bu ödeme ile hesaptaki paranın 1.050.000 USD ye yükseldiğini, gün sonu yaklaştığı halde davacının halen işlemler için eksik kalan 150.000 USD yi yatırmamış olduğunu, ancak bu bedeli ödeyeceğini taahhüt etmiş bulunduğu için şube yetkililerinin tamamen davacının bu beyanına itibar ve güvenle işlemin yapılabilmesi için gerekli 150.000 USD' nin davacının hesabına bankanın Hazine Müdürlüğünün “pozisyon kapayın” baskısı nedeniyle kayden aktarıldığını ve davacının talimatlarıyla işlemlerin gerçekleştirilip altın alım satımından elde edilen tutarın davacı hesabına yatırıldığını, dolayısıyla davaya konu 150.000 USD lik bedelin davacı tarafından yatırılmış bir bedel olmadığını, yine davacının 191.000 TL' lık kâr iddiasının da tamamen gerçek dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davada ise, davacının talep ve talimatları ile yapılan işlemlerden sonra yine davacının talebi doğrultusunda davacı ile banka arasındaki alım satım işlemlerinin iptal edilmesi sonucunda müvekkili bankanın 22.500 USD zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 22.500 USD' nin fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının gecikmeden kaynaklanan zararlarla birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı/karşı davalı vekili, karşı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 17.11.2008 tarihi itibariyle altının TL/gram fiyatlarının tespitine ilişkin olarak İstanbul Altın Borsası Sitesinden indirilen bültende altın birim fiyatının en düşük 38.380 TL/gr., en yüksek 38.705 TL/gr., kapanış 38.705 TL/gr ile ağırlıklı ortalama fiyatın 38.555 TL/gr. olduğunun tespit edildiği, davacı ise dava konusu uyuşmazlıkta altın gramının davalı banka tarafından 38.070 TL/gr. olarak bildirilmesi üzerine 50 kg altın bağlantısı yaptığını ve 1.200.000 USD ödeyerek satın aldığını beyan etmekte olduğundan bu beyanına göre altının klogram fiyatının 1.200.000 USD/50 kg=24.000 kg/USD' ye denk geldiği, oysa ki davalı bankanın davacıya satım için vermiş olduğu ton başına fiyatın 23.800 USD olarak bu tutarın altında kaldığının görüldüğü, 24.000 USD/Kg altının Merkez Bankası satış kurunun 1.6217 TL karşılığının 24.000 x 1.5217 TL =38.920 TL' ye tekabül ettiği, bu nedenle davalı banka tarafından davacının iddia ettiği üzere 38.070 TL/Kg birim fiyat önerilmesinin mümkün olamayacağı, diğer taraftan davacının beyanında fiyatı 41.900. TL' ye çıkan altının davalı banka tarafından (41.900-38.070)x50 Kg=191.500 TL lık karını ödemeden kaçındığını iddia etmesine rağmen temin edilen fiyatlarda da görüldüğü üzere aynı gün en yüksek fiyatın 38.705 TL olduğu tespit edildiğinden davacının bu iddiasının yerinde olmadığı, taraflar arasındaki Genel Hesap ve Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinin 14. maddesinde taraflar arasında iş bu sözleşmeden doğacak ihtilaflarda davalı banka ticari defter ve kayıtlarının taraflarca münhasır delil olarak kabul edildiğinin hüküm altına alındığı, davaya konu olan 150.000 USD' nin davalı banka tarafından nakit ödeme kaydı ile hesaba alındığı, kayıtta başkaca herhangi bir açıklama veya şerhin bulunmadığı, bu durumda bankacılık uygulamalarına göre nakit ödemenin müşteriden sadır ödeme olarak kabulü gerektiği, bankanın bu parayı davacı müşterinin değil de kendisinin yatırdığını yazılı deliller ile ıspatlamasının gerektiği, bu yönde bir delil davalı tarafça sunulmadığı gibi yine davalı bankanın dava konusu meblağın davacı hesaplarından düşümünün ise davacı ...'na “nakit ödenen” kaydıyla, diğer ekstrede ise bu işlemin “sehven yatırılan” açıklamasıyla yapıldığı, tediye fişinde davacı imzasının bulunmadığının tespit edildiği, bu nedenle davalı bankanın kayıtlarında 150.000 USD'yi çekilen olarak gösterdiği ancak müşteri imzası bulunmadığından bu kaydın gerçeği yansıttığının ıspatlanamadığı, bu nedenle davacının 150.000 USD' nin talimatı dışında banka hesabından davalı banka tarafından çekildiği yönündeki talebinde haklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 150.000 USD nin davalıdan tahsiline, karşı dava açısından ise, davalı banka vekili tarafından esasa cevap süresi içerisinde verilen cevap dilekçesi ile davacının talep ve talimatlarıyla yapılan işlemlerden sonra yine davacının talebi doğrultusunda davacı ile banka arasındaki altın alım satım işlemlerinin iptal edilmesi neticesinde müvekkili bankanın 22.500-USD zarara uğradığı iddia edilerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 22.500-USD'nin fiili ödeme tarihindeki kur karşılığının gecikmeden kaynaklanan zararlarla birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş ise de; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde davacının talimatları doğrultusunda yapılan işlemler nedeniyle 17.11.2008 günü sonu itibarıyla davacının 22.500-USD zarara uğradığı, ancak bu işlemlerin yapılmasından sonra davacının davalı bankaya müracatı üzerine yapılan görüşmeler neticesinde müvekkili bankanın müşterisinin bu talebini değerlendirdiği ve sırf müşterisini kaybetmemek ve müşterisinin memnuniyetini sağlamak için bu zarara katlanmayı kabul ederek 19.11.2008 tarihinde müşteresi ile yaptığı alım satım işlemlerini iptal ederek davacının zararı olan 22.500-USD'yi müşteri hesabına aynen iade ettiği ve müşteri hesap bakiyesinin 17.11.2008 tarihindeki akşam üstü bakiyesi olan 1.050.000-USD'ye yükseltildiği ve davacının alım satımda uğradığı zararın bu şekilde giderildiğinin ifade edildiği, bu anlatımdan davalı bankanın davacının zararı olan 22.500-USD'yi tamamen kendi rızasıyla müşterisinin memnuniyetini kazanmak adına davacının hesabına aktarıldığını bildirdiği, davalı bankanın kendi rızası ile davacının talimatları sonucu yapılan işlemler nedeni ile oluştuğunu iddia ettiği zararı kendi rızası ile kabul ederek kapattıktan sonra davacıdan zarara uğradığından bahisle talepte bulunamayacağı düşünülmekle karşı davanın da yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir. Kararı davalı/karşı davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 12.144,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, 23/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.