11. Hukuk Dairesi 2021/8970 E. , 2023/5103 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı istinaf isteminin esastan reddi ile davacı istinaf …
**11. Hukuk Dairesi 2021/8970 E. , 2023/5103 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki tasarıma tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı istinaf isteminin esastan reddi ile davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar veilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılar tarafından İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/29 D.İş sayılı dosya kapsamında tespit edilen 9 adet ayakkabı modelinin üretilerek www.nursace.com ve www.nursaceshop.com adlı internet sitelerinde satışa sunulduğunu, tescilli markaların izinsiz olarak ticareti yapılan ayakkabılar üzerinde nursace ve güneyce adı altında kullanıldığı ileri sürerek müvekkillerinin eser sahibi haklarına tecavüz, haksız rekabet oluşturan fiillerin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, üretim ve satışının önlenmesine, üretimde kullanılan kalıplara, üretilen ürünlere el konulup imhasına, ilgili internet sitelerinde sergilenmesinin ve satışının engellenmesine, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 250.000,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan tazminine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketlerin birçok ülkede şubelerinin bulunduğunu ve belirli bir tanınmışlık seviyesinde olduğundan davacıların tanınmışlığından faydalanma amacı bulunmadığını, NURSACE'nin taklit ürünler üretmesinin kendi tanınmışlık düzeyini ve itibarını zedeleyeceğinden dolayı bu riski almayacağını, satılan ayakkabıların kendi ürünleri olduğunu, her ne kadar ürünler arasında benzerlikler olsa da dava konusu ürünlerin davacılara ait olmadığını, harcıalem olduğunun tescilli olduğu iddia edilen ürünlerden LADY PEEP modellerinin birçok ünlü ayakkabı firmaları tarafından kullanılmakta olduğunu ve davacı şirketin ürünlerinin aynısını yapmak maksadıyla hareket edilmediğini, ürünlerin birebir benzer olmadıklarını, haksız rekabet fiil ve işlemlerine ilişkin beyanlarının kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca 554 Sayılı Endüstriyel Tasarımın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de (554 sayılı KHK) ülkesellik ilkesi kabul edildiğinden buluş ve tasarım sahipleri koruma istedikleri patent ve tasarımları her ülkede tescil ettirmek zorunda olduğunu, davacının tasarımlarının Türkiye'de tescilli olmadığı, korumadan faydalanamayacakları, bu nedenle taleplerinin kabulünün mümkün olmadığı, müvekkillerinin davacıların ürünlerine herhangi bir tecavüz ve haksız rekabet müdahalesi söz konusu olmadığından, maddi ve manevi tazminat taleplerinin ve ihtiyati tedbir taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ürünlerin sahibinin hususiyetlerini taşımadıklarından eser olmadıkları, ürünlerden A39306 siyah Abrasivato+süet ayakkabı haricindeki ürünlerin davacının tasarımlarına benzer olduğu, davacının tasarımlarından yeni olmadığı, benzerliğin iltibas oluşturacak düzeyde olduğu anlaşılmakla, davacının tasarımlarına tecavüz ettiği, bu şekilde haksız rekabet oluşturduğu, davacının davalı Nursace Ayakkabı San. ve Tic. Ltd. Şti. açısından 15.042,99 TL, davalı Güneyce Deri San. ve Tic. Ltd. Şti. açısından ise 9.774,07 TL lisans bedelini tazmin hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının dava konusu ürünlerinin eser olduğundan bahisle tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması taleplerinin reddine, davalının dava konusu olan ürünlerden A39306 siyah Abrasivato+süet ayakkabısı haricindeki dava konusu ürünlerinin davacının tasarımına tecavüz ettiği bu şekilde haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, haksız rekabet eden ürünlerin imhasına, toplatılmasına, reklam, görsel, tanıtım materyallerinin toplatılmasına, imhasına, üretim kalıpların el konulması talebinin reddine, davalının haksız rekabet oluşturan ürünlerinin sergilendiği www.nursace.com ve www.nursaceshop.com adlı internet sitesinde görsellerinin çıkartılmasına, satışının engellenmesine, davalı Nursace Ayakkabı yönünden 15.002,99 TL, Güneyce Deri San. Ltd. Şti. açısından 9.774,07 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı Nursace Ayakkabı, 5.000,00 TL manevi tazminatın Güneyce Deri San Ltd. Şti.'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davalı ...' e yönelik açılan davaların reddine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ürünlerin eser niteliğinde olduğunu, hükme esas alınan raporun kendi içerisinde çeliştiğini, müvekkilinin modellerinin işlevsel zorunluluk sınırlarını aşarak sahibinin hususiyetini taşıyan bir moda tasarımı haline geldiğini, davalıların modellerin bilgilendirilmiş tüketici tarafından ayırt edilemeyecek derecede benzerlerini satışa arz ettiğini, davalıların eser niteliği ile bu fiilleriyle telif hakkı ihlaline ve haksız rekabete yol açtıklarını, bu sebeple ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak, haksız rekabetin ve telif hakkı ihlalinin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, brüt kazanç üzerinden takdiri lisans bedeli hesabı veya net kâr üzerinden yoksun kalınan kazanç hesabı yapılması gerektiğini, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tazminat miktarı hesaplamasının tamamıyla davalı beyanı üzerinden varsayımsal olarak yapıldığını, bu rapora göre maddi tazminatın ve yine buna bağlı olarak da manevi tazminatın belirlenmesinin doğru olmadığını, davalı ... bakımından davanın reddedilmesine ilişkin gerekçe sunulmadığını, davalının diğer davalı iki şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece taraf ürünlerinin bilgilenmiş kullanıcı yönünden birbiri ile karıştırılacak ölçüde benzerlik taşıdıkları yönündeki tespitlerinin yerinde olmadığını, modeline göre zorunlu fonksiyonel özellikleri taşıdıklarını, piyasada her bayan ayakkabısı mağazasında aynı veya benzer ürünleri bulabilmenin mümkün olduğunu, tüketicinin davalı şirketin ayakkabılarını görerek davacının markasını satın almaktan vazgeçmesinin akla mantığa ve hayatın olağan akışına uygun olmadığını, bu nedenle de davacının hiçbir kar kaybı ya da elde edebileceği muhtemel gelir kaybı gerçekleşmediğinden maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş olmasının isabetsiz olduğunu, hem manevi tazminat, hem de maddi tazminat açısından her bir davalı için ayrı ayrı vekalet ücretlerine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bu nedenlerle kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde davacının ve davalının ... yönünden yapılmış olan istinaf istemleri dışında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının ... yönünden yapmış olduğu istinaf istemine konu haksız rekabeti gerçekleştiren organ kişisel olarak tüzel kişi ile birlikte müteselsil sorumlu olması sebebiyle ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamaya göre kararın kısmen kaldırılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, davalı istinaf isteminin esastan reddine, hükmün kaldırılarak yeniden karar verilmesine davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davacının dava konusu ürünlerinin eser olduğundan bahisle tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması taleplerinin reddine, davalının dava konusu olan ürünlerden A39306 siyah Abrasivato+süet ayakkabısı haricindeki dava konusu ürünlerinin davacının tasarımına tecavüz ettiği bu şekilde haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, önlenmesine, haksız rekabet eden ürünlerin imhasına, toplatılmasına, reklam, görsel, tanıtım materyallerinintoplatılmasına, imhasına, üretim kalıpların el konulması talebinin reddine, davalının haksız rekabet oluşturan ürünlerinin sergilendiği www.nursace.com ve www.nursaceshop.com adlı internet sitesinde görsellerinin çıkartılmasına, satışının engellenmesine, davalı Nursace Ayakkabı San. ve Tic. Ltd. Şti. yönünden 15.002,99 TL, Güneyce Deri San. Ltd. Şti. açısından 9.774,07 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı Nursace Ayakkabı San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ...'ten ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı Güneyce Deri San Ltd. Şti. ve ...'ten dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri ile temyiz başvurusunda bulunmuştur. 2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerine ek olarak Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... hakkında da manevi tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını, davalılar yönünden ayrı ayrı davanın reddine karar verildiğinden her bir davalı için ayrı ayrı vekâlet ücretlerine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından davacının eser olduğunu belirttiği tasarımlarına birebir benzer ürünler üretilmesi ve satışa sunması iddiasına dayanan tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 56 ncı maddesi. 3.5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu 3, 66, 68, 69 ve 70 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacı tasarımlarının Türkiye' de tescilli olmasa dahi dava tarihi 15.01.2014 tarihi itibari ile 6102 sayılı Kanun'un 56 ncı maddesi kapsamında tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümlerine göre korunması ve davacı zararının davalı tarafın muhtemel geliri dikkate alınarak yapılan hesaplama ile bulunmuş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.