Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/344 E. , 2024/2104 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/344 Karar No:2024/2104 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Tarsus Belediye Başkanlığı'nca 04/08/2023 tarihinde 2886 sayılı De
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/344 E. , 2024/2104 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/344 Karar No:2024/2104 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Tarsus Belediye Başkanlığı'nca 04/08/2023 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca kapalı teklif usulüyle gerçekleştirilen Mersin ili, Tarsus ilçesi, Gaziler Mahallesi, 4864 ada, 5 parselde kayıtlı taşınmazın satışına yönelik ihalenin ita amiri tarafından iptaline ilişkin Tarsus Belediye Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; 2886 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile ita amirlerine 15 gün içerisinde ihaleyi onaylama ya da onaylamayarak iptal etme konusunda tanınan yetki, ihale işlemlerinin sadece mevzuata uygunluğunu denetlemeye yönelik olmayıp, aynı zamanda ihale konusu işin özelliklerini, benzer işlere ilişkin diğer ihalelerin sonuçlarını ve ihalede oluşan fiyatın piyasa şartlarına uygun olup olmadığını en iyi bilebilecek durumda bulunması nedeniyle ita amirinin yerindelik denetimi yaparak Hazine menfaatini koruması amacıyla düzenlendiği, hem hukuka uygunluk hem de yerindelik denetimi yapan ita amiri tarafından bu konuda alınan idari kararın yargısal denetiminin de özellik arz edeceği, ihaleyi onaylamama işleminin idari davaya konu edilmesi halinde gerek davalı idarenin mahkemeye yaptığı açıklamalar ve sunduğu belgeler gerekse mahkemece re'sen yapılacak araştırma sonucunda elde edilen bulgular, işlemde kamu yararına aykırılık bulunmadığını ortaya koyar nitelikte ise idarece somut belge sunulmadığından bahisle ihaleyi onaylamama işleminin yargı yerince iptal edilmemesi gerektiği, İdarenin ihaleyi, 2886 sayılı Kanun'da yer alan ihalede açıklık, rekabetin sağlanması ve kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması ilkelerine göre gerçekleştirmek zorunda olduğu, yeterli rekabetin sağlanamaması halinde ihalenin ana amacının gerçekleşmeyeceği ve ihaleden beklenen faydanın sağlanamayacağının açık olduğu, bu durumda, dava konusu taşınmazın satışına ilişkin gerçekleştirilen ihaleye sadece davacının katıldığı, dava konusu ihalede yerindelik denetimi yapan ita amirinin rekabetin sağlanmadığı gerekçesiyle ihaleyi iptal ettiği ve takdir yetkisini kamu yararı dışındaki gerekçelerle kullandığı yönünde dosyada herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu taşınmazın da aralarında bulunduğu 45 taşınmaza ilişkin yapılan ihalede çoğu taşınmaza tek istekli tarafından teklif sunulduğu ve ita amiri tarafından bu taşınmazların satışının uygun bulunduğu, ancak dava konusu taşınmaz yönünden rekabet şartları sağlanmadığı gerekçesiyle ihalenin iptal edildiği, rekabet şartlarının oluşmasının kriterlerinin neler olduğuna kararda değinilmediği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlem ile temyiz edilen İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY: Tarsus Belediye Başkanlığı tarafından aralarında dava konusu taşınmazın da bulunduğu 45 taşınmazın 04/08/2023 tarihinde 2886 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca kapalı teklif usulüyle satışına ilişkin ihale gerçekleştirilmiştir. Davalı idarece, dava konusu taşınmazın muhammen bedelinin 5.868.000,00-TL olarak belirlendiği, söz konusu taşınmaza ilişkin ihaleye tek istekli olarak katılan davacının 5.880.000,00-TL bedel teklif ettiği ve bu teklifin ihale komisyonu tarafından kabul edilmesine rağmen ita amirince istenilen rekabet ortamı oluşmadığından ihalenin iptaline karar verilmiştir. Bunun üzerine ihalenin iptaline ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın "Kanun önünde eşitlik" başlıklı 10. maddesinin 5. fıkrasında, Devlet organları ve idare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda oldukları kurala bağlanmıştır. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun "Kapsam" başlıklı 1. maddesinde; genel bütçeye dâhil dairelerle katma bütçeli idarelerin, özel idare ve belediyelerin alım, satım, hizmet, yapım, kira, trampa, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi ve taşıma işlerinin bu Kanun'da yazılı hükümlere göre yürütüleceği; "İlkeler" başlıklı 2. maddesinde; bu Kanun'un yürütülmesinde, ihtiyaçların en iyi şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve ihalede açıklık ve rekabetin sağlanmasının esas olduğu; "İhale kararlarının onayı veya iptal edilmesi" başlıklı 31. maddesinde ise; ihale komisyonları tarafından alınan ihale kararlarının, ita amirlerince karar tarihinden itibaren en geç 15 iş günü içinde onaylanacağı veya iptal edileceği, ita amirince karar iptal edilirse ihalenin hükümsüz sayılacağı düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2886 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile ita amirlerine 15 gün içinde ihaleyi onaylama ya da onaylamayarak iptal etme konusunda tanınan yetki, ihale işlemlerinin sadece mevzuata uygunluğunu denetlemeye yönelik olmayıp, aynı zamanda ihale konusu işin özelliklerini, benzer işlere ilişkin diğer ihalelerin sonuçlarını ve ihalede oluşan fiyatın piyasa şartlarına uygun olup olmadığını en iyi bilebilecek durumda bulunması nedeniyle ita amirinin yerindelik denetimi yaparak Hazine menfaatini koruması amacıyla düzenlenmiştir. Buna göre, hem hukuka uygunluk hem de yerindelik denetimi yapan ita amiri tarafından ihale kararının uygun bulunması veya bulunmamasına yönelik idari kararın yargısal denetiminin de özellik arz edeceği açıktır. Başka bir anlatımla, ita amirinin ihale komisyonu kararlarını uygun bulması zorunlu olmadığından, yetkinin ihaleyi onaylamama yönünde kullanılması halinde, bu yetkinin kamu yararına uygun olarak kullanıldığının tespiti bakımından, ita amirince kesin delil niteliği taşıyan belgelere dayanılması zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle, ihaleyi uygun bulmama işleminin idari davaya konu edilmesi halinde davalı idarenin mahkemeye yapacağı açıklamalar ve sunduğu belgeler ile mahkemece re'sen yapılacak araştırma sonucunda elde edilen bulgular, işlemde kamu yararına aykırılık bulunmadığını ortaya koyar nitelikte ise, ihaleyi onaylamama işleminin yargı yerince iptal edilmemesi gerekmektedir. 2886 sayılı Kanun'a göre yapılan ihalelerde, ita amirlerinin, ihaleyi onaylamayıp iptal etme yetkisine sahip oldukları kuşkusuz olmakla birlikte, bu konudaki takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmadığı, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılması, başka bir anlatımla ihalenin iptal edilmesi noktasında makul ve meşru sebeplerin dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Bu yetkinin kullanılmasıyla yapılmış işlemlerin iptali istemiyle açılmış davalarda, yargısal denetimin ihale yapılırken kamu yararının gözetilip gözetilmediği, kamu hizmetlerinin gerekleriyle sınırlı kalınıp kalınmadığı konularında olacağı, işlemin dayanağı olarak belli sebepler gösterilmesi durumunda, aynı ilkeler gözönünde bulundurularak, bu sebeplerin gerçek olup olmadığı, gerçek olmaları durumunda ise işlemin tesis edilmesine yeterli bulunup bulunmadığı hususlarının araştırılacağı açıktır. Öte yandan, idarenin işlem ve eylemlerinde Anayasa'nın 10. maddesinde yer verilen kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda olduğuna yönelik kural uyarınca, dava konusu ihalede eşit muamele ilkesine uygun davranılıp davranılmadığı ve farklı muamelenin makul bir gerekçeye dayanıp dayanmadığının da irdelenmesi gerekir. Dosyanın incelenmesinden, aralarında dava konusu taşınmazın da bulunduğu 45 taşınmazın satışına ilişkin gerçekleştirilen ihalede üç taşınmaza birer istekli tarafından teklif sunulduğu, dava konusu taşınmazın muhammen bedelinin davalı idarece 5.868.000,00-TL olarak belirlendiği ve davacı tarafından öncelikle muhammen bedel tutarında teklif verildiği ardından tek istekli olmasına rağmen teklifin 5.880.000,00-TL olarak revize edildiği, aynı gün satışa çıkarılan ve ihale tutanağında 7 ve 16 numarada yer alan taşınmazlara birer istekli tarafından muhammen bedel tutarında teklif verildiği, diğer 42 taşınmaza ise herhangi bir teklif sunulmadığı, akabinde ihale komisyonunun ihaleyi sonuçlandıran kararının ita amirinin onayına sunulduğu, ita amiri tarafından dava konusu taşınmazla ilgili istenilen rekabet ortamı sağlanmadığından ihalenin iptaline karar verildiği, aynı gün ihale edilen diğer iki taşınmazın satışının ise uygun bulunduğu, İdare Mahkemesi'nce, dava konusu taşınmazın satışına ilişkin olarak gerçekleştirilen ihaleye sadece davacının katıldığı, dava konusu ihalede yerindelik denetimi yapan ita amirinin rekabetin sağlanmadığı gerekçesiyle ihaleyi iptal ettiği ve takdir yetkisini kamu yararı dışındaki gerekçelerle kullandığı yönünde dosyada herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı da dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu ihalede eşit muamele ilkesine uygun davranılıp davranılmadığı ve farklı muamelenin makul bir gerekçeye dayanıp dayanmadığının irdelenmesi amacıyla Dairemizin 07/03/2024 tarihli ara kararıyla davalı idareden, uyuşmazlığa konu taşınmazın satışına yönelik ihalenin uygun bulunmamasına ilişkin işlemin "istenilen rekabet ortamının oluşmadığı" gerekçesiyle tesis edildiği, aynı tarihte ihalesi gerçekleştirilen diğer iki taşınmaza da tek istekli tarafından teklif sunulmasına rağmen ihalelerin ita amirince uygun bulunduğu görüldüğünden, ihalenin iptal gerekçelerinin somut, açık ve anlaşılır bir şekilde açıklanması istenilmesine; ayrıca dava konusu olmamakla birlikte aralarında uyuşmazlık konusu taşınmazın da bulunduğu 43 taşınmazla ilgili 16/08/2023 tarihinde davalı idarece yeniden yapılan ihalede, uyuşmazlık konusu taşınmazın ihalesine tek istekli olarak davacının katıldığı ve geçerli teklif sunulduğu, ancak ita amiri tarafından bu ihalenin de iptal edildiği görüldüğünden, bu ihalenin de iptal gerekçelerin somut, açık ve anlaşılır bir şekilde açıklanması istenilmiş, Tarsus Belediye Başkanlığı'nın 25/04/2024 tarihli cevap yazısında, her iki ihalenin de iptaline ilişkin herhangi bir gerekçeye yer verilmediği gibi yalnızca ihale sürecinin nasıl gerçekleştiğine yönelik bilgilere yer verildiği görülmüştür. Bu durumda, dava konusu ihalede ita amirinin rekabetin sağlanmadığı gerekçesiyle ihaleyi iptal ettiği ve bu konuda takdir yetkisinin bulunduğu açık olmakla birlikte, dava konusu ihaleyle aynı gün yapılan diğer iki taşınmaza ilişkin ihalede de birer istekli olmasına rağmen satış işlemi uygun bulunmasına karşın dava konusu ihale bakımından farklı tutum benimsenmesini haklı kılan somut gerekçelerin ortaya konulamaması nedeniyle, ita amirine verilen takdir yetkisinin objektif esaslara, eşit muamele ilkesine ve takdir yetkisinin veriliş amacına uygun kullanılmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, eşit muamele ilkesine aykırı olarak tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. DAVA KONUSU İŞLEMİN İPTALİNE, 4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ilk derece ve temyiz yargılama giderleri toplamı ...-TL ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 5. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 6. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 7. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 09/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.