T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/323 Esas KARAR NO : 2025/1820 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2022/568 Esas- 2022/701 Karar TARİH: 08/11/2022 DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 06/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna ba…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/323 Esas KARAR NO : 2025/1820 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2022/568 Esas- 2022/701 Karar TARİH: 08/11/2022 DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 06/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin lehtar olduğu ... Bankası Kiçikapı Kayseri Şubesi’nden verilen, ... Hesap Nolu, ... Çek No’lu 10.000,00 TL bedelli, 30.06.2022 keşide tarihli, keşidecisi ... San Ve Tic Ltd Şti olan çekin müvekkilinin teslim alması için kargolandıktan sonra kaybolduğunu, dava konusu çekin, istem dışı ziyanına müteakip, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/769 E. Nolu dosyasında çekin iptali talepli dava açıldığını, 30.05.2022 tarihinde iş bu dava ile mahkemece tedbiren çeke ilişkin ödemeden men yasağı getirildiğini, akabinde müvekkilinin kaybolan ve mahkemece üzerinde ödemeden men yasağı bulunan çekine ilişkin, kötü niyetli davalı tarafından İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından alacağın tahsili amacıyla icra takibine girişildiğini, takibe konulan çekin akıbetinin belli olmadığını, söz konusu çekin müvekkilinin rızası dışında elinden çıktığını, davalı tarafın çek borçlularına karşı talepte bulunması, bu bağlamda bir icra takibi yapmasının mümkün olmadığını, müvekkiline yönelik icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça icra takibi gerçekleştikten sonra Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/769 E. nolu dosyasına 25.07.2022 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, davacının, yetkili hamil olduğunu ve çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötüniyetle iktisap etmiş bulunduğunu veya iktisapta ağırlı kusurlu olduğunu ispat etmesi halinde çekin geri verilmesini ya da çek bedelinin tahsilini isteyebileceğini, uyuşmazlığa konu çekin müvekkilinin rızası dışında elinden çıktığını, söz konusu dosyaya ilişkin davalı ile müvekkilinin arasında bir ticari ilişkinin bulunmadığını, çekin bir dayanağının olmadığını, müvekkilinin haksız yere hiçbir alacak/borç ilişkisi olmayan davalıya icra tehdidi altında ödeme yapma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını beyanla söz konusu çeke ilişkin Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/769 E. Nolu dosyasında verilen ödemeden men yasağının devamına, uyuşmazlığa ilişkin çekin müvekkiline iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, çekin rızası dışında elinden çıktığını ispat edemediğini, davacının iddiasına göre; dava konusu çekin, dava dışı keşideci ... tarafından davacı ...'e gönderilirken kaybolduğunu, davacının bu beyanlarından çekin davacıya hiç ulaşmadığının anlaşıldığını, davacının dava konusu çekteki imzasına bir itirazının olmadığını, davacının çekteki imzasına itiraz etmemesinin, çekin kendisine ulaşamadığını ve kargoda kaybolduğu yönündeki iddiayı açıkça dayanaksız kıldığını, davacının iddialarının ispata muhtaç olmakla birlikte hiçbir inandırıcılığının bulunmadığını, davacının çek iptali davası açması ve çekin keşidecisi olan dava dışı ... Şirketini savcılığa şikayette bulunmasının, çekin davacının rızası dışında elinden çıktığını göstermediğini, kötü niyetin ve ağır kusurun bulunması gereken zamanın ise çekin bankaya ibraz anı değil, çekin iktisat anı olduğunu, davacı, bu maddeye göre müvekkilinin kötü niyetli olduğunu yani iktisap anınında çekin çalıntı olduğunu bile bile bu çeki iktisap ettiğini yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, TTK'nın 790. maddesine göre meşru hamilin, teselsül eden cirolardan anlaşıldığını, takip konusu çekin ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığına göre müvekkilinin yetkili ve meşru hamil olduğunu, çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle müvekkilinin çekin çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisinin olmadığını, müvekkilinin, çekte ödeme yasağı bulunduğunu bankaya ibraz anında öğrendiğini, bu nedenle iktisap anında çekin çalıntı olduğundan haberinin olmadığını, çekte ödeme yasağının bulunmasının müvekkilinin kötü niyetli olduğunu göstermediğini, davacının mevzuata aykırı hareket ederek çeki kargo yoluyla taşıdığını beyanla davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine vekalet ücreti ile yargılama giderinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 08/11/2022 tarih 2022/568 Esas- 2022/701 Karar sayılı kararında;"Uyuşmazlığın; davacının lehtar sıfatı ile ... Bankası Kiçikapı Kayseri Şubesi’nden Verilen,... Hesap Nolu, ... Çek No’lu 10.000,00 TL Bedelli, 30.06.2022 Keşide Tarihli, Keşidecisi ... San Ve Tic Ltd Şti olan çekin kendisine ulaşmadan kargoda kaybolması nedeniyle açılan TTK m.792 gereğince çekin istirdatı istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacı, davaya konu çekin dava dışı keşideci tarafından kendilerine gönderildiği sırada iken henüz ciro edilmeden kargoda kaybolduğunu, cirantalar arasında ticari ilişki bulunmadığını ve ciroların da gerçeği yansıtmadığını beyanla çekin istirdadı isteminde bulunmuştur.Davacı kendisine gönderilen çekin henüz kendisine ulaşmadan kargoda kaybolduğunu ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Davalı ise, çeki bankaya ibraz eden hamil durumundadır. Davalının yetkili hamil olması için ciro silsilesinde yer alan imzaların gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu bulunmayıp, TTK. 686. maddesi hükmüne göre bu hususta ciro silsilesinin görünüşte düzgün olması yeterlidir. Dava konusu çekte mevcut ciro silsilesi içerisinde bu anlamda bir kopukluk bulunmamaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2020/1715 Esas, 2022/1462 Karar sayılı ilamı)Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesi uyarınca çek istirdatı istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü düzenlenmiştir. .....Davacının TTK’nın 792. Maddesi kapsamında yetkili hamil olduğunu ispatlayamaması nedeniyle davacının ayrıca davalının kötü niyetine ispatına yönelik bir inceleme usul ekonomisi gereğince yapılmamıştır. Zira davacının beyan dilekçesi içeriğine göre davalının dava konusu edilmeyen farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle davalıya geçtiği ve davalı tarafından bankaya ibraz edildiği bunun üzerine çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmaları ve farklı dava dosyaları bulunduğu iddiası kötü niyetin ispatına yönelik iddialar olup; varılacak muhtemel sonuç davacının TTK’nın 792. Maddesi kapsamında yetkili hamil olduğunu ortaya koyacak nitelikte değildir.Tüm bu içtihat ve madde hükümleri birlikte değerlendirilmekle, davaya konu çekin dava dışı keşideci tarafından kendilerine gönderildiği sırada iken henüz ciro edilmeden kargoda kaybolduğunu, cirantalar arasında ticari ilişki bulunmadığını ve ciroların da gerçeği yansıtmadığını beyanla çekin istirdadı isteminde bulunan davacının yetkili hamil olduğuna yönelik ispat yükü açısından; dava konusu çekin düzenlendikten sonra davacı lehtar/cirantaya teslim edilmeden kargoda kaybolduğu ileri sürüldüğüne göre, davacının davaya konu çekin hâmili olmadığının kabulü ile davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı TTK 792. maddesi uyarınca çekin elinden rızası hilafına çıktığını iddia ederek çek istirdadı davası açmış ve HMK 389. madde uyarınca ödemeden men yasağı talep etmiş olmasına karşın, mahkememizce İİK m.72 kapsamında ara karar ile tedbir kararı verildiği, İİK 72/3. maddesi uyarınca tedbir talep edilebilmesi için, takipte taraf olunması veya takip konusu çekte keşideci, lehtar veya ciranta sıfatının bulunması, bu maddeye dayalı menfi tespit ve istirdat davasında taraf olunması zorunlu olduğu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 2022/31 Esas, 2022/42 Karar sayılı ilamı); huzurdaki davanın İİK m.72 ile ilgili bir talep barındırmadığı dava istirdat davası olduğundan talebin HMK 389 vd.maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek; mahkememizce verilen hükmün niteliği uyarınca davacının talebi olan tedbire nazaran taleple bağlılık ilkesi karşısında mahkememizce verilen 10/08/2022 tarihli tedbir ara kararının İİK m.72 kapsamındaki özel tedbir niteliği gereği somut dava ve talebe aykırı olduğundan HMK m.397/2 gereğince hükümle birlikte kaldırılmasına, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir..."gerekçesi ile ''Davanın reddine" karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin 05/12/2022 tarihli kararı ile davanın reddine karar verildiğini, verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırılık içerdiğini, her ne kadar İlk derece mahkemesi tarafından müvekkilinin hamil olmadığı ileri sürülmüş olsa da müvekkilinin TTK hükümleri gereğince hamil sayıldığını, müvekkilinin lehtar olduğu uyuşmazlığa konu çekin rızası dışında elinden çıktığını ve akabinde Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/769 E. Nolu dosyasında çekin iptali talepli dava açıldığını ve 30.05.2022 tarihinde iş bu dava ile mahkemece tedbiren çeke ilişkin ödemeden men yasağı getirildiğini; Çeki elinde bulunduranın ödemeden men yasağı karşısında çek bedelini tahsil edebilmek için yapması gerekenin TTK madde 763 gereğince çeki ödemeden men kararı veren mahkemeye sunması ve anılan mahkemede takip edilecek yargılama prosedürüne göre alacağına kavuşmaya çalışması olduğunu, fakat davalı tarafın müvekkilinin ödemeden men kararı almasının ardından, çekle işleyen hesapta yeterli karşılık olmasına rağmen ödemeden men kararı nedeniyle çek bedelini tahsil edememesi ile takip başlatmasının tamamen kötü niyet içerdiğini;Davalı taraf hakkında, bu davaya benzer nitelikte kayıp çeklere ilişkin olarak açılan veya davalının feri müdahil olduğu birden fazla çek iptali, istirdat, borca itiraz davalarının ve aynı şekilde davalı hakkında kayıp ve çalıntı çeklerle alakalı birden fazla suç duyurusunda bulunulmuş olduğunun kendileri tarafından tespit edildiğini, kendileri tarafından tespit edilen birçok dava ve suç duyurusu olduğunu, ancak bu dosyaların sayısının kendileri tarafından tespit edilenden kat kat fazla olduğundan şüphe bulunmadığını, davalı hakkında bu kadar çok dosya bulunuyor oluşunun hayatın ve ticaretin normal akışına aykırılık teşkil ettiğini, keza emsal kararlardan da (T.C. İstanbul Bam 12. H.D. E. 2018/1227 K. 2020/321 T. 12.3.2020 ve T.C. Yargıtay 11. H.D. 26.05.2021 T. 2020/5570 E. 2021/4450 K.) anlaşılacağı üzere davalının ağır kusurlu olarak nitelendirilmesi ve davanın kabulüne karar verilerek söz konusu çekin müvekkiline iadesinin gerektiğini;Bütün bu açıklanan sebeplerden de anlaşılacağı üzere uyuşmazlığa konu çekin müvekkilinin rızası dışında elinden çıktığını, söz konusu dosyaya ilişkin davalı ile müvekkili arasında bir ticari ilişki bulunmamakla birlikte çekin bir dayanağının mevcut olmadığını, gelinen aşamada müvekkilinin, haksız yere hiçbir alacak/borç ilişkisi olmayan davalıya icra tehdidi altında ödeme yapma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını beyanla ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/769 E. Nolu dosyasında verilen ödemeden men yasağının devamına, uyuşmazlığa ilişkin çekin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, çekin istirdadı talebine ilişkindir.Davacı taraf, dava konusu ... Bankası Kiçikapı Kayseri Şubesi'ne ait, ... numaralı, 30/06/2022 keşide tarihli, keşidecisi ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olan çekin kendisi adına cirolanarak teslim edilmek üzere kargoya verildiğini, kargoda kaybolduğunu, davalı tarafından çekin icra takibine konu edildiğini, davalının yetkili hamil olmadığını, çekin yetkili hamilinin kendisi olduğunu iddia ederek istirdadına karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, çekin yetkili hamilinin kendisi olduğunu, davacının çekin elinden rızası dışında çıktığını ispat edemediğini, çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak elde etmediğini beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.6102 Sayılı TTK'nın 792. maddesi uyarınca; çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. Anılan yasal düzenlemeye göre; çek istirdadı davasında davacı istirdadını talep ettiği çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, çekin elinden rızası hilafına çıktığını ve çeki eline geçirmiş bulunan yeni hamilin çekin iktisabında kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu ispatla yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça "emre yazılı" kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir.Somut olayda; dava konusu çekin davacı adına keşide edildiği, ilk cironun davacıya ait olduğu, davalının çeki usulüne uygun ciro silsilesi ile elde ettiği ve çeki elinde bulundurması sebebi ile yetkili hamili olduğu, her ne kadar çekteki ilk ciro davacıya ait görünse de, davacının, çekin zilyetliğinin kendisine devredilmeden, kargoda iken kaybolduğunu iddia ettiği, iddianın ileri sürülüş şekline göre davacının, zilyetliğini devralmadığı çeki ve çekten doğan hakları devralamayacağı ve bu çekin yetkili hamili kabul edilemeyeceği, Mahkemece de gerekçeli kararda açıklandığı üzere, davacı çekin yetkili hamili olduğunu ispat edemediğinden, TTK'nın 792. maddesinde sayılan diğer şartların incelenmesine gerek olmadığı, davacının yetkili hamili olduğunu ispat edemediği çekin istirdadını hiçbir koşulda talep edemeyeceği, bu minvalde Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.