11. Hukuk Dairesi 2023/4358 E. , 2024/6424 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1626 Esas, 2023/879 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/18 E., 2021/449 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetki…
**11. Hukuk Dairesi 2023/4358 E. , 2024/6424 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1626 Esas, 2023/879 Karar KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/18 E., 2021/449 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul Anadolu 12.İcra Müdürlüğünün 2015/19860 sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz ile takip yolu başlatılan takibe konu senette müvekkili adına atılı imzaların müvekkilinin eli ürünü olmadığını, davalılara bono vermediğini ileri sürerek takibin müvekkili yönünden iptaline, takibe konu bono miktarı ve tüm dosya kapsamında davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, davalılar aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, dava konusu bono üzerindeki imzaların davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava ve takibe konu bonodaki davacıya atfen yapılan imzaların davacının eli ürünü olup olmadığının tespiti açısından hem Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) hem de İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden ayrı ayrı raporlar alındığı, tüm raporlarda bonoda davacıya atfen atılan imzaların davacının eli ürünü olduğunun belirtildiği, her ne kadar davacı vekili alınan raporların Yargıtay içtihatlarına uygun olmadığını, davacının imzasının karakteristik özellik taşımadığını, kolay taklit edilebilir olduğunu, sundukları hukuki mütalaada söz konusu imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunun belirsiz olduğunu ileri sürerek yeni bir rapor alınmasını talep etmişse de hem ATK tarafından düzenlenen raporda hem de İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi raporunda inceleme konusu belgelerin metninde yer alan imzalar ile mukayese belgelerdeki imzaların, farklı tip-nitelikte optik aletler ve imza incelemelerinde geçerli yöntemler kullanılarak, "grafolojik, grafometrik ve kaligrafık esaslar" dâhilinde teknik incelemesi ve karşılaştırmalarının yapıldığının belirtildiği, bonodaki imzaların davacıya ait olduğunun anlaşıldığı, bu kapsamda yeniden rapor alınmasına gerek görülmediği gerekçesiyle davanın ve tarafların kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI