4. Ceza Dairesi 2021/15679 E. , 2023/23788 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/402 E., 2016/99 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi g…
**4. Ceza Dairesi 2021/15679 E. , 2023/23788 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/402 E., 2016/99 K. SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar hakkında ayrı ayrı, 1. Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 267 nci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiinin temyizi sübuta, eksik incelemeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararları verilmesi gerektiğine vesaireye yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Sanıkların, kaçakçılıkla mücadele kapsamında uygulama yapan polis memuru olan katılanları taş, sopa ve biber gazlarıyla basit tıbbi müdahale ile giderilebilir mahiyette yaraladıkları, "Bizim aracımızdaki sigaraları alamazsınız, bu köy bizim köyümüz, sizi bu köyden asla canlı çıkarmayız, kalaşnikofları evden getirerek sizi sinkaf edeceğiz, siz polislerin a...na koyacağız, sizi ...'da yaşatmayacağız." dedikleri ve böylelikle kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işledikleri iddia ve kabul olunmuştur. IV. GEREKÇE A. Sanıklar Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Sanık savunmaları, katılan anlatımları, olay tutanakları, görevlendirme yazısı ile tüm dosya kapsamına göre; sanıkların üzerine atılı suçun sübuta erdiğinin kabulü ile mahkumiyetleri yönündeki Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı görülmüştür. 2. Sair Yönlerden Sanıklara yükletilen hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanıklar Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen "Sanıkların görevi yaptırmamak için direnme suçunu silahla ve birden fazla kişi ile birlikte işledikleri gerekçesiyle cezalarında arttırım yapılırken uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları yerine aynı Kanun'un 267 nci maddesi olarak gösterilmesi " dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR A. Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme'nin kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (A) bendinin ikinci ve üçüncü paragraflarından " TCK'nın 267/3 ve 267/4 " ibarelerinin çıkartılarak yerine " TCK'nın 265/3 ve 265/4 " ibarelerinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2023 tarihinde karar verildi. ( Muhalif Üye) KARŞI OY I)OLAY: Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 18.05.2022 tarihli karar ile sanık hakkında 'polis memuru olan katılanlara yönelik '' Bizim aracımızdaki sigaraları alamazsınız, bu köy bizim köyümüz, sizi bu köyden asla canlı çıkarmayız, kaleşnikofları evden getirerek sizi sinkaf edeceğiz, siz polislerin a...na koyacağız, sizi Iğdır’da yaşatmayacağız.'' şeklindeki sözleri nedeniyle hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından dolayı mahkumiyet kararlarının verildiği, Dairemizce Hakaret suçundan Hükmün ONANMASINA, Görevi yaptırmamak için direnme suçundan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar verilmiştir. Yargıtay Yüksek 4. Ceza Dairesinin ONANMA ve DÜZELTİLEREK ONANMA kararlarına aşağıda belirtilen nedenlerden dolayı katılmıyorum. II)DELİLLER: A-HUKUKSAL DEĞERLENDİRME:5237 sayılı TCK'nın ilgili maddeleri; Hakaret Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ... veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. (2)Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur. (3) Hakaret suçunun; a)Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, b)Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, c)Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. (4) Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./15.mad) hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır. (5) Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./15.mad) kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi halinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak; bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır. GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME Madde 265 - (1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (3)Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır. (4)Suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. (5)Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. TEHDİT, Madde 106- (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin KYB-2019/65367, Esas no: 2019/4665 Karar no: 2019/16668 sayılı kararında; 5237 sayılı TCK'nın 106 ncı maddesinin ilk cümlesinde, bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişinin altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı belirtilerek tehdit suçunun temel şekli düzenlenmişken, anılan fıkranın ikinci cümlesinde, mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehdit düzenlenmiş ve failin, mağdurun şikayeti üzerine altı aya kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılacağı hüküm altına alınmıştır. Bu düzenlemeden hareketle hayat, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve mal varlığı değerlerine yönelik tehdit dışında kalan bir ifadenin, sair tehdit olarak kabul edilebilmesi için açık bir kötülük bildirimi ve kastını içermesi veya oluşa göre tereddüde mahal vermeyecek şekilde bu yönde algılanması gerekmektedir. Bu nedenle, özellikle haksız bir fiil veya hukuksuz bir uygulamaya tepki olarak ortaya konulan ve yasal yollara başvuruyu da içinde barındırabilecek tarzda yorumlanabilecek ifadeler, sözlerin sarf edildiği doğal ortamın bütünlüğü içerisinde değerlendirildiğinde, tehdit suçunun oluşması için aranan uygunluk, elverişlilik, yeterlilik koşullarını içermeyecektir. Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez. Tehdit suçunun manevi ögesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur. Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önce den ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir. Tehdit suçunun şarta bağlanması durumunda mahkumiyet kararı verilebilmesi için sanığın iradesinin söz konusu şartın gerçekleşmesi hususunda etkili olması gerekir. Sanığın iradesinin söz konusu şartın gerçekleşmesi yönünde ne şekilde etkili olacağı tartışılıp açıklanmalı eğer sanığın şartın gerçekleşmesi için herhangi bir etkisinin olmayacağı açıksa suçun unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmelidir. 1-Sanığın şikayetçiyi "Seni sinkaf edeceğim, sen gününü görürsün." biçiminde tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, eylemin bir bütün halinde cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın, TCK'nın 106/1 ncı maddesinin ilk cümlesi kapsamında cezalandırılmasına karar verilmesi yerine, hakaret ve sair tehdit suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulmasında isabet bulunmamaktadır. Şeklinde Bozma kararı verildiği, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2016/79792, Esas No: 2020/28584, Karar No: 2022/5208 sayılı kararında; Katılan E.B.'nin ifadesine göre, sanıklar M. G. ve S.'nin kendisine yönelik sarf ettiğini belirttiği "Senin a...na koyacağım öldürürüm sizi yaşatmayacağım sizi.” sözlerinin, bütün halde hayata ve cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit niteliğinde olduğu gözetilmeden, sanıklar hakkında ayrıca hakaret suçundan da mahkumiyet hükümleri kurulması, Şeklinde Bozma kararı verildiği Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin Esas no: 2021/29253, Karar no: 2021/27246 sayılı kararında; Sanığın katılana hitaben ''Sizi yatağınızdan alacağım, hepinizin a...na koyacağım, bu gece sizi öldüreeğim.'' şeklinde sözler söylediğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, sanığın eyleminin bir bütün halinde TCK'nın 106/1-1. madde ve cümlesinde düzenlenen geleceğe yönelik hayat ve cinsel dokunulmazlığa saldırı niteliğinde tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, ayrıca hakaret suçundan da hüküm kurulması,Şeklinde Bozma kararı verildiği, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin Esas no: 2021/29253, Karar no: 2021/27246 sayılı kararında; Sanığın, gümrük muhafaza memuru olan katılana söylediği kabul edilen sözlerin, bir bütün halinde hayata ve cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit niteliğinde olduğu gözetilmeden, ayrıca hakaret suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması, Şeklinde bozma kararı verildiği, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin Esas no: 2018/4071 Karar no: 2021/11405 sayılı kararında; İddianame içeriğinde ve hükmün gerekçe bölümünde sanık A.C.'nin, mağdura yönelik "A..na çakacağım, ifade vermek şahitlik yapmak nedir göreceksiniz, elli senede ceza alsam sizin kökünüzü kazıyacağım, hepinizi öldüreceğim." dediğinin kabul edilmesi karşısında, "A..na çakacağım." şeklindeki sözlerin, geleceğe yönelik cinsel dokunulmazlığa saldırı niteliği taşıyıp taşımadığı ve bu sözlerin diğer sözlerle birlikte kül halinde, tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılıp açıklanmadan ve sanığın hangi sözlerinin hakaret; hangi sözlerinin tehdit suçunu oluşturduğu belirtilmeden, tehdit ve hakaret suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması, Şeklinde Bozma kararı verildiği, Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin istikrar kazanmış yerleşik içtihatlarında, geleceğe yönelik cinsel dokunulmazlığa saldırı niteliği taşıyan sözlerin, diğer tehdit sözleri ile birlikte söylenmesi halinde kül halinde, tehdit suçunu oluşturduğu kabul edilerek ayrıca hakaret suçundan ceza verilmemesi gerektiği kabul edilmiştir. B-İncelenen Dosyada; sanıklar hakkında, polis memuru olan katılanlara yönelik “Bizim aracımızdaki sigaraları alamazsınız, bu köy bizim köyümüz, sizi bu köyden asla canlı çıkarmayız, kaleşnikofları evden getirerek sizi sinkaf edeceğiz, siz polislerin a...na koyacağız, sizi ...’da yaşatmayacağız.'' şeklindeki sözleri nedeniyle hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından dolayı mahkumiyet kararlarının verildiği, Dairemizce hakaret suçundan Hükmün ONANMASINA, görevi yaptırmamak için direnme suçundan HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar verilmiştir. C-Dosya kapsamı tüm açıklamaları ile birlikte değerlendirildiğinde; Burada halledilmesi gereken sorun, geleceğe yönelik cinsel dokunulmazlığa saldırı niteliği taşıyan sözlerin, diğer tehdit sözleri ve basit yaralama ile birlikte söylenmesi halinde, kül halinde görevli memura direnme suçunun unsuru olarak kabul edilen tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağı, ayrıca kamu görevlisine hakaret suçundan da ceza verilip verilmeyeceğine ilişkindir. Tehdit suçu 01.03.1926 Kabul Tarihli 13.03.1926 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu (Mülga) 191 inci maddesinde düzenlenmiştir. Madde 191-Bir kimse kanunda yazılı hallerin haricinde başkasına ağır ve haksız bir zarara uğratacağını bildirerek tehdit ederse altı aya kadar hapis olunur. Eğer tehdit fiili yüz seksen sekizinci maddenin üçüncü fıkrasında gösterilen suretlerden biriyle yapılır ise failin göreceği hapis cezası altı aydan iki seneye kadardır ve buna bir sene müddetle emniyeti umumiye nezareti altında bulunmak cezası dahi zam ve ilave olunabilir. Sair tehdit için alınacak ağır cezayı nakdi otuz liradır. Ancak bu bapta mutazarrır olan şahıs tarafından şikayetname verilmedikçe takibat yapılmaz. 26.09.2004 Kabul Tarihli 12.10.2004 Tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun da 106 ncı maddesinde düzenlenmiştir. Madde 106- (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. (2) Tehdidin; a) Silahla, b)Kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, d)Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (3)Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya mal varlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir. Tehdit suçu ile ilgili olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106. maddesindeki tehdit düzenlemesinde 765 sayılı TCK'nın 191 inci maddesinde bulunmayan ''cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi''şeklinde yeni bir düzenleme yapılmıştır. Buradaki cinsel dokunulmazlık kavramından, mağdurun kendisinin veya yakınının cinsel hayatları üzerinde serbestçe tasarruf etme hakları anlaşılır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106 ncı maddesinde geçen ''cinsel dokunulmazlığa yönelik bir saldırı'' sözünden ise Mağdurun kendisine veya yakınına karşı cisel saldırı, cinsel istismar veya cinsel tacizde bulunulması anlaşılır. (Üzülmez Tehdit, Şantaj, Cebir Kullanma Suçları (2007) sh. 85, Gökcan/Artuç Yorumlu Ugulamalı Türk Ceza Kanunu Şerhi (2021) sayfa 4123, Tezcan/Erdem/Önok, Teori ve Pratik Ceza Hukuku 5. Baskı (2007) sh. 269 ) 765 sayılı TCK'nın 191 inci maddesinde bulunmayan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106 ncı maddesindeki tehdit suçunda açıkça belirtilen ''cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit" şeklindeki düzenleme nedeniyle geleceğe yönelik cinsel dokunulmazlığa saldırı niteliği taşıyan sözler ile birlikte diğer tehdit sözleri söylenmesi halinde, kül halinde tehdit suçu oluşacaktır. Somut olay incelendiğinde; Sanıkların görevli polis memurları olan katılanlara yönelik ''Bizim aracımızdaki sigaraları alamazsınız, bu köy bizim köyümüz, sizi bu köyden asla canlı çıkarmayız, kaleşnikofları evden getirerek sizi sinkaf edeceğiz, siz polislerin a...na koyacağız, sizi ...’da yaşatmayacağız.'' şeklindeki sözlerinin bir bütün halinde TCK’nın 265 inci maddesinde belirtilen görevli memura görevi yaptırmamak için direnme suçundaki tehdit unsurunu oluşturduğu, “Sizi sinkaf edeceğiz, siz polislerin a...na koyacağız.” sözlerinin de geleceğe yönelik cinsel dokunulmazlığa karşı saldırı içeren tehdit suçunu oluşturduğu ayrıca görevli memura hakaret suçunu oluşturmadığı hususu tartışılıp açıklanmadan görevli memura direnme ve hakaret suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması suretiyle sanığa fazla ceza tayin edilmiştir. III-SONUÇ: Yukarıdaki açıklamalar nedeniyle; Sanıkların, görevli polis memurları olan katılanlara karşı söylediği kabul edilen ''Bizim aracımızdaki sigaraları alamazsınız, bu köy bizim köyümüz, sizi bu köyden asla canlı çıkarmayız, kaleşnikofları evden getirerek sizi sinkaf edeceğiz, siz polislerin a...na koyacağız, sizi ...’da yaşatmayacağız.” şeklindeki sözlerinin bir bütün halinde görevli memura direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin ayrıca kamu görevlisine hakaret ve görevli memura direnme suçlarından verilen mahkumiyete dair yerel mahkeme kararlarının Yargıtay'ın 4. Ceza Dairesi'nin yukarıda açıklanan yerleşik içtihatları doğrultusunda BOZULMASINA karar verilmesi gerekirken, ONANMA ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA karşıyım.