T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/465 - 2026/805 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/465 KARAR NO : 2026/805 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2023 NUMARASI : 2022/493 E. - 2023/390 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Ha…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/465 - 2026/805 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/465 KARAR NO : 2026/805 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2023 NUMARASI : 2022/493 E. - 2023/390 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/11/2023 tarih ve 2022/493 E. - 2023/390 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin “...” ibareli markaları ile davalının başvuru konusu yaptığı “...” ibaresi arasında tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali bulunduğunu, SMK'nın 6/1. maddesinin koşullarının oluştuğunu, dava konusu başvurunun SMK'nın 6/5. maddesi gereğince de reddi gerektiğini ileri sürerek, YİDK’nın 2022/M-13474 sayılı kararının iptaline, 2020/131472 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacı markalarının tescilli olduğu mal ve hizmet gruplarının davalı markasının tescil edileceği 14. sınıf mallardan farklı olması sebebiyle taraf markalarının tüketicisi olan kitlenin farklı ticari kaynaklardan gelen mal ve hizmetler ile karşı karşıya olduklarını algılayabileceklerini, davacının, itiraza mesnet gösterdiği markaların tanınmış olduğunu ispatlayamadığını, SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, müvekkili şirketin ticaret unvanının ilk kelimesini marka olarak tescil etmek istemesinin en doğal talep hakkı olduğunu, kötüniyetli bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markanın kapsamında yer alan dava konusu 14. Sınıfta yer alan malların redde mesnet markaların kapsamında ilişkili olarak yer aldığı, dava konusu markanın kapsamındaki 14. sınıftaki mallar ile davacı markalarının kapsamındaki 35. Sınıfta yer alan 14. sınıftaki malların satışı hizmetleri ile ilişkili olduğu, benzer bulunan “Kuyumculuk eşyaları (taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamul takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri ve heykeller, biblolar. Saatler ve zaman ölçme cihazları (kronometreler ve parçaları, saat kordonları dahil). Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Tespihler.” mallarının ortalama tüketicilerinin halkın geneli olmakla birlikte, ürünlerin niteliği itibariyle tüketicilerin markanın seçiminde nispeten dikkatli davranacak bir kitle olduğu, hem dava konusu markanın hem davacı markalarının esas unsurlarının “...” ibaresi olduğu, dava konusu marka ile davacı markalarının marka işaretleri bakımından benzer olduğu, davalıya ait markanın tescilinin 6769 s. SMK'nın 6/5. maddesinde belirtilen koşulların oluşmasına yol açmayacağı ve dava konusu başvuru bakımından 6769 s. SMK 6/5 maddesinin uygulanamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 2022/M-13474 sayılı kararının tüm emtia yönünden iptaline, davaya konu markanın tüm emtia yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekili şirketin dava konusu edilen markasının 14. Sınıftaki mallara ilişkin bulunduğunu, oysa davacı şirketin markasının 35. Sınıf kapsamındaki mallara ilişkin olduğunu, mahkem tarafından hatalı bir gerekçe ile kabul kararı verildiğini, kapsamlar arasında benzerlik olmadığını, tarafların iştigal alanlarının farklı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bir mal ile o malın satışa sunulmak üzere “bir araya getirilmesi hizmeti” arasındaki benzerliğin ancak düşük düzeyde bir benzerlik olarak kabulü mümkün olup, bu düşük derecede benzerliğin tescil engeli olabilmesi için markalar arasında çok yüksek düzeyde bir benzerlik olması gerektiğini, somut olayda ise taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı gibi çekişme konusu olan 14. Sınıf malların/hizmetlerin tüketicisi konumunda olan kitlenin dikkat düzeyinin oldukça yüksek olduğunu, eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "Şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." esas unsurlu markası arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, diğer yandan dava konusu markanın kapsamında yer alan dava konusu 14. Sınıfta yer alan malların redde mesnet markaların kapsamında ilişkili olarak yer aldığı, çünkü dava konusu markanın kapsamındaki 14. Sınıftaki mallar ile davacı markalarının kapsamındaki 35. Sınıfta yer alan 14. Sınıftaki malların satışı hizmetlerinin ilişkili olduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden mesnet markadan farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile mesnet marka arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı şirket ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı şirketten ve davalı ... alınması gereken 732,00'şer TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı şirket ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin davalı şirketten ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.