11. Hukuk Dairesi 2020/2419 E. , 2020/3729 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.04.2017 tarih ve 2014/1418 E. - 2017/615 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 29.03.2018 tarih ve 2017/856 E. - 2018/335 K. sayılı kararın Yargıtay'ca inc…
**11. Hukuk Dairesi 2020/2419 E. , 2020/3729 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.04.2017 tarih ve 2014/1418 E. - 2017/615 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 29.03.2018 tarih ve 2017/856 E. - 2018/335 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, taraflar ve dava dışı ... arasında 04.03.2011 tarihinde protokol yapıldığını, bu protokol ile davalı ile ...’ün davacıya aylık taksitler halinde toplam 150.660,00 TL ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, aynı zamanda davacıya taksitlerin ödenmesini teminat altına almak amacıyla senet verildiğini, taksitlerin ödenmesinin aksaması nedeniyle davacının ödenmeyen taksitlerinden kaynaklanan alacağı için ilamsız takip başlattığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili; mahkemenin görevine itiraz etmiş, taraflar arasında borçlar hukukunda düzenlenen borcun iç yüklenilmesi ilişkisinin bulunduğunu, davacının üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, buna göre dava konusu protokolün bağış amaçlı yapıldığının kabulü gerektiğini, bağış sözleşmesinden her zaman dönülebileceğini, davalının ödeme güçsüzlüğü içnde olduğunu, davalının dava konusu protokol ile bağlı olmadığını, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, takip öncesi faiz istenilemeyeceğini savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının birleşen dava ile iddialarını genişlettiğini, asıl davada dosyaya sunulan 03.03.2011 tarihli hisse devir ve satış sözleşmesi ile icraya konu protokol incelendiğinde davalının davacıya sadece 25.000.- TL borçlandığını, davalının, davacıdan 25.000.- TL karşılığında 250 adet hisse devralmış olduğunu, bu borcun büyük bir bölümünün ödendiğini savunarak birleşen davanın da reddine karar verilmesini istemiştir.