7. Hukuk Dairesi 2023/5884 E. , 2024/3684 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/113 E., 2023/193 K. DAVA TARİHİ : 01.10.2010 KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı du
**7. Hukuk Dairesi 2023/5884 E. , 2024/3684 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/113 E., 2023/193 K. DAVA TARİHİ : 01.10.2010 KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.09.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde taraflardan gelen olmadı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin 126 ada 2 parsel sayılı taşınmazın maliki, davalıların ise komşu 3 parsel sayılı taşınmaz maliki ...’ın mirasçıları olduklarını, 3 parseldeki davalılara ait binanın kendi taşınmazlarına 12,11 m² tecavüzlü olduğunu, davacıların kendi parselindeki inşaatın yapımını durdurmak zorunda kaldıklarını ve büyük bir zarara uğradıklarını, davalıların kendi binalarının yapımı sırasında kadastro yetkililerince konulan sınır kazıklarını kaldırarak binayı onaylı projesine aykırı olarak inşa ettiklerini ileri sürerek el atmanın önlenmesi ile davalılara ait binanın tecavüzlü kısmının yıkılmasını ve ecrimisil talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili; bilerek tecavüzlü bina yapıldığı iddiasının doğru olmadığını, binayı yaptırmadan önce ölçüm yaptırdıklarını ve kadastro müdürlüğü tarafından şu anki yerlerin gösterildiğini, ön cepheden yol payı bırakıldığını, binanın usulüne uygun şekilde inşa edildiğini ancak ileri teknik ve hassas ölçümler sonucunda zamanında yapılan ölçümde metrik yanlışlıklar olduğu ve mevcut binanın davacıların arsasına tecavüz ettiğinin tespit edildiğini, kadastro müdürlüğünün hatasından dolayı müvekkili ve diğer davalıların herhangi bir hatasının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 15.11.2011 tarihli ve 2010/249 Esas, 2011/295 Karar sayılı kararı ile davanın iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 15.11.2011 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 03.05.2012 tarihli ve 2012/2357 Esas, 2012/5022 Karar sayılı kararıyla el atıldığı iddia edilen yerin ve yıkımı istenen bölümün değerlerinin belirlenmesi ve bu değerler üzerinden harç ikmali yaptırılması, bu koşul yerine getirildiği takdirde davaya devam edilerek işin esasının incelenmesi gerektiği belirtilerek esasa yönelik temyiz itirazları incelenmeksizin hüküm bozulmuştur. 3. Mahkemenin 07.05.2013 tarihli ve 2012/222 Esas, 2013/119 Karar sayılı kararı ile bozma kararına uyulmuş ve kararda gösterilen şekilde eksik harç davacı tarafça tamamlandıktan sonra ilk karardaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. 4. Mahkemenin 07.05.2013 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 5. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 13.01.2014 tarihli ve 2013/16105 Esas, 2014/24 Karar sayılı kararı ile Seferihisar Sulh Hukuk Mahkemesinde açtıkları 2011/196 Esas sayılı davanın henüz derdest olduğu, eldeki davada talep edilen istemler dikkate alındığında ileride telafisi güç veya imkansız zararların doğmaması bakımından anılan dosyanın incelenmesi, sonuçlanmamışsa bekletici mesele yapılması ve o davada verilecek karara göre eldeki davanın neticeye bağlanması gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. 6. Mahkemenin 18.07.2014 tarihli ve 2014/123 Esas, 2014/318 Karar sayılı kararı ile önceki gerekçeler tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir. 7. Mahkemenin 18.07.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 8. Hukuk Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli 2017/1-1245 Esas, 2021/1241 Karar sayılı kararı ile davalı ... vekili tarafından kadastro müdürlüğüne müracaat edilerek, dava konusu taşınmazların sınırlarında teknik bir hata yapıldığından bahisle Kadastro Kanunu’nun 41 inci maddesine göre düzeltilmesi talep edildiği, bu istemin kadastro müdürlüğünce yapılan inceleme ve düzenlenen teknik rapor doğrultusunda reddedildiği, istemin reddi üzerine 25.06.2011 tarihinde Seferihisar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/96 Esas sayılı dosyasında dava açılmış ise de dava takip edilmediğinden 29.11.2011 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, ancak dosya incelendiğinde anılan kararın tebliğe çıkarılmadığı ve dolayısıyla henüz kesinleşmediği, yerel mahkemece öncelikle kararın tebliğe çıkarılıp kesinleştirilmesi için davalı tarafa gereken sürenin tanınması, karar kesinleştikten sonra karar verilmesi gerektiği belirtilerek direnme kararı bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamlarıyla Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı doğrultusunda davalı yana kararı kesinleştirmesi için kesin süre verildiği, davalı vekilinin davayı takipsiz bıraktıklarını ve mevcut duruma göre dosyanın ele alınması talebinde bulunduğu, Sulh Hukuk Mahkemesi dosyası beklenilmeksizin yargılamaya devam edildiği, davacılar vekilinin 02/03/2023 tarihli celsede ecrimisile yönelik taleplerini atiye bıraktıklarını bildirdiği, dava konusu 126 ada 2 parselin davacılara, komşu 3 parselin ise davalılardan ... ile ...’a ait olduğu, öncesinde birbirine bitişik iki ev bulunan taşınmazların kadastro işlemleri sonucunda tarafların miras bırakanları adına tescil edildiği, bilahare davalıların eski binayı yıkarak yerine yeni bir bina inşa ettikleri, 11.05.2001 tarihinde yapı ruhsatı aldıkları, öncesinde 26.04.2001 tarihinde aplikasyon işlemi yaptırdıkları ve bu işlem sırasında taşınmazın sınırlarının açıkça gösterildiği, bina yapıldıktan sonra davalılarca yapılan cins değişikliği işlemleri sırasında ve daha sonra davacılar tarafından yaptırılan aplikasyonda 3 numaralı parseldeki binanın 2 numaralı parsele tecavüzlü olduğu ayrıca mahkememizce yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve ekindeki krokide de 3 numaralı parsel üzerinde inşa edilen binanın 2 numaralı parsele 12,11m² tecavüzlü olduğu ve el atılan kısmın dava tarihi itibariyle arsa rayiç değerinin 10.899,00 TL olduğu ve taşkın yapıyı inşa eden davalıların komşu 2 numaralı parsel üzerinde bir irtifak hakları bulunmadığı, 2 parsel maliki olan davacıların yapının kendi arazilerine taşan bölümüne katlanmakla yükümlü olamayacağı gibi iyi niyet koşulunu yerine getirmeyen davalıların temliken tescil veya irtifak kurulmasının da istenmediği, taşkın yapı inşa etmek suretiyle davacıların tapulu taşınmazına yapılan el atmanın haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 3440 ada 2 parsel sayılı taşınmaza (eski 126 ada 2 parsel) aynı yer 3 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın 21/04/2011 tarihli rapor ekindeki krokide A harfi ile gösterilen 12,11 m² büyüklüğündeki kısma vaki el atmanın önlenmesi ile masrafı davalılara ait olmak üzere yıkılmak suretiyle eski hale getirilmesine, eski hale getirme için davalılara l aylık süre verilmesine, ecrimisil talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların yapılan yapıya 2001 yılından ilk davanın açıldığı 2010 yılı Ekim ayına kadar hiçbir itirazda bulunmadıklarını, davanın iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, somut olaydaki yanlışlığın kadastro geçerken mevcut yapılarda doğru ölçü alınmamasından kaynaklandığını, yıkım sırasında binanın taşıyıcı unsurları olan kolon ve kirişlerin de zarar göreceğini, davacılara ait binada da zarar oluşabileceğini, irtifak hakkının kurulması veya 12 m² için mülkiyetin devredilmesi konusunda dava açacaklarını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşkın yapı nedeniyle taşınmaza el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.