T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/39 - 2026/152 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/39 KARAR NO : 2026/152 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2022 NUMARASI : 2021/125 E. - 2022/240 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri Ve Sınai …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/39 - 2026/152 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/39 KARAR NO : 2026/152 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2022 NUMARASI : 2021/125 E. - 2022/240 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/07/2022 tarih ve 2021/125 Esas - 2022/240 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin 2019/132682 sayılı "..." ibareli markanın 03, 08, 09, 10, 11, 14, 16, 18, 20, 21, 35, 38, 41, 43 ve 44. sınıfa dahil emtialar ve hizmetler açısından tescili talebinde bulunmuş olup davalı şirketin "..." ibareli markalarına dayalı itirazı sonucunda nihai olarak YİDK tarafından 03,10 ve 16. sınıfa dahil mallar ile bu emtiaların satışına ilişkin 35. sınıftaki satış hizmetleri ve 35/1-2-3-4 sınıfında bulunan hizmetlerin markadan çıkarıldığını, oysa müvekkili şirket ile bu şirketin kurucusu ... ...'nın kozmetik sektöründe tanınmışlığının olduğunu, instagram, facebook ve twitter abone sayısının bu tanınmışlığı kanıtladığını, bu tanınmışlıktan kaynaklı müvekkilinin marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, ayrıca müvekkilinin "..." ibareli başka markalarının da bulunduğunu, buna karşılık davalı şirketin markasının kolonya üretim ve satışı dışında kullanıldığını, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan herhangi bir benzerliğin bulunmadığını, müvekkilinin markasının bütün halde "..." şeklinde olup öğelerine ayrılarak "..." ibaresi üzerinden bir benzerlik değerlendirmesinin yapılamayacağını, taraflarca benzer ürünlerin satışı yapılmadığından ortalama tüketicilerin bu markaları karıştırmasının mümkün olmadığını ve davalı şirketin markasını kullanmadığı emtialarda tescil ettirmesinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2021-M-2026 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, davaya konu marka başvurusunun müvekkilinin "..." esas unsurlu markaları ile benzer olup davacının müvekkilinin tanınmış ve yüksek bir ayırt edicilik kazanan bu markasını birebir taklit ederek faydalanmaya çalıştığını, müvekkilinin markasının kişisel bakım ve temizlik ürünleri kategorisinin öncülerinden olup 70 yılı aşkın bir süreden beri kullanılmakta olduğunu, "..." ibaresini içerir çok sayıda markası olan müvekkilinin bu ibare altında seri marka oluşturduğunu, bu hali ile ibarenin ortaklığının ortalama tüketiciler nezdinde markaların karıştırılmasına ve davaya konu markanın müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanmasına neden olacağını, markadan çıkarılmasına karar verilen mal ve hizmetler müvekkilinin markası kapsamında tescilli olduğundan iltibas koşullarının gerçekleştiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu markadan çıkarılmasına karar verilen 03, 10 ve 16. sınıflarda bulunan mallar davalı şirketin itiraza mesnet markalarının kapsamında bulunduğundan emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, davalı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davacının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu, markaların çağrışımlarının ve bir bütün olarak uyandırdıkları kanaatin aynı olduğu, alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının "..." markasını gördüğünde bunun davalının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, dolayısı ile taraf markaları arasında ortalama tüketicileri ve bilinç düzeyi yüksek tüketicileri dahi iltibasa düşürme ihtimalinin bulunduğu, gerçek hak sahipliği iddiasının ancak başvuruya karşı itiraz eden tarafından ileri sürülebileceği, davacının tanınmışlık ve kazanılmış hak iddiasının yerinde olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkiline ait markanın parçalarına ayrılması suretiyle yapılan inceleme doğru olmadığı gibi, 35. sınıf yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmamasının da doğru olmadığını, üstelik 35. sınıf yönünden inceleme yapılmaması nedeniyle ilk bilirkişi raporuna yapılan itiraz sonucu ek rapor alındığını, redde mesnet marka mavi zemin üzerine "...+ şekil" ibaresinden oluşmakta iken müvekkilinin markasının, beyaz zemin üzerine siyah renkle yazılı "..." ibaresinden oluştuğunu, markalar arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, davalı şirketin markasını yalnızca kolonya emtiası üzerinde kullandığını, ancak bu hususta herhangi bir inceleme yapılmadığını ve müvekkilinin markasının tanınmışlığı ve gerçek hak sahipliği konusunda bir değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE :1-Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalarda yer alan diğer ibarelerin ayırt ediciliklerinin bulunmaması nedeniyle her iki taraf markasının esas unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğu, bu hale göre markaların benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasının SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet vereceği, davacı tarafın tanınmışlık ve gerçek hak sahipliği iddialarının tartışılmasının ise başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali talebiyle açılan eldeki dava bakımından ulaşılan sonuca etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin kullanım ispatı ve davaya konu marka kapsamından çıkarılan 35. sınıf hizmetlere ilişkin istinaf itirazlarına gelince; İşlem dosyasının incelenmesinden, davacının davalı şirketin marka yayımına ilişkin itirazından sonra, itiraza dayanak yapılan markalar yönünden kullanım ispatı talebinde bulunduğu, hal böyle iken hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkemenin gerekçeli kararında bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda davalı şirket tarafından 2005/05490, 2005/11009, 2005/11010, 2009/20369, 2009/38282, 2009/54888, 2010/03006, 2010/03012, 2010/03019, 2011/59343, 2013/71815, 2017/32845, 2019/110794, 2019/14055, 2019/14058, 2019/14061, 2019/17416 ve 2019/108787 sayılı markaların redde mesnet gösterildiği, bu markalar arasında bulunan 2017/32845, 2019/110794, 2019/14055, 2019/17416 ve 2019/108787 sayılı "...", ibareli markaların kullanım ispatına tabi olmadığı, kapsamlarında itiraz üzerine davalı Kurum tarafından davacının markasından çıkarılan 03, 10, 16 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetlerin bulunduğu ve davaya konu markadan 35. sınıftaki hizmetler yönünden SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu marka ile davalının "..." ibareli mesnet markaları arasında emtia benzerliğinin gerçekleştiği mal ve hizmetler açısından SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunması nedeniyle davanı kabulüne karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince davacının kullanım ispatı ve 35. sınıftaki mağazacılık hizmetleri yönünden bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/07/2022 gün ve 2021/125 Esas - 2022/240 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, peşin olarak alınan 59,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 672,70-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 7-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333), 9-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde anılan davacıya iadesine, 10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 22/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.