T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/54 - 2026/433 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2026/54 KARAR NO : 2026/433 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 14/10/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/559E…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/54 - 2026/433 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2026/54 KARAR NO : 2026/433 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 14/10/2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2024/559E., 2025/940K. DAVA : Konkordato KARAR TARİHİ : 25/02/2026 YAZIM TARİHİ : 25/02/2026 Konkordato talep edenler vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Konkordato talep edenler vekili özetle: dünya ve ülke gündemindeki beklenmedik gelişmeler sonucunda şirketin finansal dar boğaza düştüğünü, tarımsal, sınai ve ticari süreçlerin aksamaya başladığını, haliyle şirketin nakit kaynaklarında ciddi oranlarda düşüşler yaşandığını, yaşanan bu düşüşe karşılık, döviz fiyatlarında gerçekleşen yüksek artışların, borç yükünün artmasına neden olduğunu, şirketin vadesi gelen bütün kredi ödemelerini gecikmeli dahi olsa ödemeye çalıştığını, ancak bu ödemelerin yapılması ile şirkette ciddi nakit sıkışıklığı ortaya çıktığını ve ileri tarihli borçların ödenmesi noktasında tehlikeli bir finansal durum oluştuğunu, olası bir iflas sürecinin önüne geçmek hem de borçlarını ödeyerek alacaklıların mağdur olmasını önlemek amacıyla, alacaklılara, borçların tamamının tasdik yargılamasından itibaren 36 ayda eşit taksitler halinde ödeme teklifinde bulunduklarını belirterek, konkordatonun tasdiki kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; "...Davacılara verilen 3 aylık geçici mühlet ve 2 aylık geçici mühlet süresinin uzatılması süresi bitmeden mahkememizce kesin mühlet hakkında bir karar vermek için İİK'un 289/2 maddesi uyarınca duruşma açılmış, borçlular ve geçici konkordato komiserler kurulu duruşmaya çağırılmış beyanları alınmış ve 14/10/2024 tarihinden itibaren 1 yıl süreyle kesin mühlet kararı verilmiştir. Davacılar, dava dilekçesinde ve ekinde sunduğu konkordato ön projesinde; alacaklılara, borçların tamamının tasdik kararından itibaren 36 ayda eşit taksitler halinde ödeme teklifinde bulundukları görülmüştür. Konkordato komiserleri kurulu tarafından kesin mühlet içerisinde alacaklılar toplantısı ve konkordato tasdikine ilişkin 22/09/2025 tarihli nihai rapor sunulmuştur. Konkordato komiserler kurulu yaptığı incelemeler neticesinde dosyaya sunduğu son raporlar ve kesin mühlet sürecine ilişkin raporlar ile dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiştir. Konkordato Komiserler kurulu raporunda özetle; alacaklılara alacak bildirimi davet ilanı sonrası konkordato komiserler kuruluna ulaşan alacak bildirimlerinin borçlu şirkete tebliğ edilmesine rağmen İİK. md 300 kapsamında borçlu şirketin beyanının alınamaması, talep edilen bilgi ve belgelere şirketin cevapsız kalması durumu konkordato yargılama sürecinin zorunlu bir aşaması olan konkordato projesinin oylanacağı alacaklılar toplantısı yapılmasını imkansız hale getirdiği, bu nedenle kesin mühlet içerisinde yapılması gereken alacaklılar toplantısı için ilana dahi çıkılamadığı, 30.06.2025 tarihi itibariyle Şirketin borca batık olmadığı, şirkette ortaklar arası yönetimsel sorunlar yaşandığı ve bunun neticesi olarak şirket bir dönem tamamen faaliyetsiz hale geldiği, gelinen aşamada ise; ortaklar arası sorunun hala çözümlenmediği ve şirket faaliyetini olumsuz etkilediği, 12.07.2025 tarihli son ara rapordan sonra fabrikada üretimin bir süre tamamen durduğu, sonrasında tek bir alıcıyla sipariş usulüne dayalı hizmet satışı yapıldığı, şirketin kira alacağı gibi faaliyetin devamı için zorunlu olan mühlet içi ödemelerini yapamadığı, işçi alacakları ile ilgili arabuluculuk, kira alacakları ile ilgili icra takip işlemleri yapılarak yasal takip/dava aşamasına geçildiği, şirketin işletme giderleri kapsamında dönem içi yükümlülüklerini yerine getirmekte zorlandığı, hatta bir kısım ödemeleri hiç yapamadığı, kamuya ait borçların da arttığı, sürecin zorunlu aşaması olan konkordato projesinin kabul veya reddedileceği alacaklılar toplantısının yapılmamış olduğu, bu haliyle şirketin ve şirket faaliyetleri ile borç tasfiye edeceğini beyan eden gerçek kişiler ... ve ...'ın konkordato projesinin alacaklılar tarafından oylamasının mümkün olmadığı bildirilmiştir. Alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 302. Maddesinde, konkordatonun tasdiki şartları ise aynı kanunun 305. maddesinde düzenlenmiştir. İİK'nın 302. maddesinde; "Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder). Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir. " hükümleri yer almaktadır. Sonuç olarak konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, davacı tarafın alacaklılar toplantısının yapılması konusunda komiserlere gerekli katkıyı vermedği bu durumun komiserler raporu ile açıkça belirtildiği dolayısıyla İİK'nun 302. maddesindeki şartların oluşmadığı,bununla birlikte davacı tarafın borca batık olmadığı da anlaşıldığından iflas koşulları da oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine..." karar verilmiştir. Konkordato talep edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle: Alacaklılar toplantısı yapılmadan, süre uzatım verilmeden ret kararı vermesinin usul hatası olduğunu, hem gerekçeli kararda hem de anılan komiser raporunda müvekkili firmanın borca batık olmadığı aşikarken proje revizesi için imkan tanınmamasının doğru olmadığını, ilk derece mahkemesinin kararında gerekçenin denetime elverişli olmadığını, "konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı" gerekçesi ile yetinildiğini ancak bu kanaatin hangi finansal veri ile oluştuğunun anlaşılamadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep, İİK m. 285 vd. uyarınca geçici mühlet, akabinde kesin mühlet ve neticesinde konkordatonun tasdikine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; konkordato talep edenler vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Harlar Kanunu gereğince alınması gereken 732 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin konkordato talep edenlerden alınarak Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda İİK'nin 293 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının göndermesi ile uygulanması gereken 164 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 25/02/2026 Başkan Üye Üye Katip