T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/190 Esas KARAR NO: 2026/346 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/259 Esas - 2025/585 Karar TARİH: 16/09/2025 DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz KARAR TARİHİ: 19/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/190 Esas KARAR NO: 2026/346 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2025/259 Esas - 2025/585 Karar TARİH: 16/09/2025 DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz KARAR TARİHİ: 19/02/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TTK 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 34. Maddede ön görülen kanuni şartların sağlanmadığı ... nolu gerekçeli kararla tespit edilen 05.06.2022 tarihli sahte belge niteliğindeki genel kurul tutanağının 04.07.2022 tarihinde tescili ile yeni oluşturulan yönetimdeki yetkisiz kişilerin çağrısı ile yapılan genel kurulların İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin gerekçeli kararına uygun değerlendirilip ona göre uygulama yapılması taleplerine verdikleri yetersiz ve eksik cevap nedeniyle durumun mahkemece değerlendirilip karara bağlanması talebi olduğu, yokluk ve yürütmenin durdurulmasının uygulanması konusunda dilekçelerine verdikleri cevapta TTK 32. Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği 34. Maddeye uygun olarak yokluk hükmündeki 05/06/2022 tarihli genel kurul tutanağını tescil ettiklerini belirterek sürekli iptalden bahsettiklerini, yokluk ve yürütmenin durdurulmasından hiç bahsetmediklerini, tüm taleplerinin İstanbul Ticaret Siciline verdikleri iki dilekçede çok açık şekilde ifade edildiğinden bahisle ... esas ve 2024/817 nolu karar doğrultusunda ticaret sicilin uygulama yapmasının sağlanmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın usûlden reddine karar verilmesi gerektiğini, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin 1. fıkrasının ı) bendine göre, aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmamasının dava şartı olduğunu, dava konusu şirketin sicil dosyasında ve müvekkili Müdürlüğün kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, davacı şahsın aynı konuda aynı hukuki sebeplerle ve aynı netice-i talep ile İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde de (Dosya No: 2025/76 E.) ikâme etmiş olması karşısında işbu huzurdaki davadan önce İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ikâme edilmiş ve derdestlik teşkil eden huzurdaki davanın, HMK m. 114/1-ı gereğince reddine karar verilmesi gerektiğini, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/76 E. sayılı dosyasının tarafları, konusu ve sebebi ile işbu huzurdaki davanın tarafları, sebebi ve talep sonucu aynı olup, derdestliğin söz konusu olduğunu, buna göre, tarafları, dava sebebi ve ilk davadaki netice-i talep ile işbu davadaki talep sonucu aynı olan davanın öncelikle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili müdürlüğün pasif husumet ehliyetinin de bulunmadığını, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, zira davacının, hâlihazırda dava konusu şirketin yetkilisi olmadığından yalnızca ortak sıfatıyla dava ikâme etmesinin mümkün olmadığını, huzurdaki davada, müvekkili müdürlükçe verilmiş bir red kararı bulunmadığından 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 maddesi gereğince 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu M. 34 göre, HMK M. 115/2 gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça mevzuatta öngörüldüğü şekilde yapılmış bir tescil başvurusunun bile söz konusu olmadığını, davacı tarafın yokluğu henüz kesinleşmeyen ilâmdan doğan ve daha sonra tescil ve ilan edilen kararların alındığı tarihte/tarihlerde de yürürlüğünün durdurulmasına dair verilmiş bir karar bulunmayan ve nitekim terkinini talep tesciller hakkında da hüküm bulunmayan iddia ve talebinin, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanlarlar açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 16/09/2025 tarih ve 2025/259 Esas - 2025/585 Karar sayılı kararında; "Dava, TTK md 34 uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına yapılan itiraza ilişkindir. Taraflar arasındaki ihtilaf; davacının davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve 2024/817 Karar sayılı kararı doğrultusunda uyglama yapılması talebinin usule ve kanuna uygun olup olmadığı, dosyanın İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/76 Esas sayılı dosyası ile mükerrer olup olmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı, davalı tarafça verilen red kararı bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmıştır. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılan yazıya cevap verildiği, ... sicil ile kayıtlı ... .. .......Anonim Şirketi'nin (...Anonim Şirketi) tüm sicil dosyasının gönderildiği görülmüştür. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkeme si'nin 2025/76 Esas sayılı dosyası celp edilerek yapılan incelenmesinde; davacı ....... tarafından davalı İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne karşı "Yok hükmünde olan 05.06.2022 tarihli Genel Kurul Kararının ve bu karara dayanılarak yapılan bütün yönetim kurulu kararları, temsile dair kararlar, genel kurul kararları, esas sözleşme değişiklikleri ve bütün bunlardan kaynaklanan tescil ve ilan işlemlerinin res’en terkin ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilmesine..." istemli dava açıldığı görülmüştür. Bu haliyle aynı davacı tarafından, 05/06/2022 tarihli aynı genel kurul kararına ilişkin, aynı hukuki sebebe dayanılarak İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/76 Esas sayılı dosyası ile mükerrer dava açıldığı anlaşıldığından HMK' nun 114/1- ı madde ve fıkrası ile HMK' nun 115. maddesi gereğince davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir."gerekçesi ile, ''1-Davanın HMK' nun 114/1- ı ve HMK' nun 115. maddeleri gereğince usulden REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Gerekçeli kararda başvuruya konu karar ile İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının mükerrer olduğu ifade edilmiş ise de bu hususun doğru olmadığını; her iki davanın uyuşmazlığın mahiyeti gereği davanın tarafları ve konusunun aynı olması hususunun tabi olduğunu ancak her iki davanın talep sonuçlarının birbirinden farklı olduğunu, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında; "... ......... Anonim Şirketinin 5.6.2022 tarihli . toplantısı ve sonrasında yapılan bütün yönetim kurulu kararları, temsile dair kararlar, genel kurul kararları, esas sözleşme değişiklikleri ve bütün bunlardan kaynaklanan tescil ve ilan işlemlerinin res’en terkin ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilmesi" talep edildiğini; gerekçeli kararda bu hususun "... "Yok hükmünde olan 05.06.2022 tarihli Genel Kurul Kararının ve bu karara dayanılarak yapılan bütün yönetim kurulu kararları, temsile dair kararlar, genel kurul kararları, esas sözleşme değişiklikleri ve bütün bunlardan kaynaklanan tescil ve ilan işlemlerinin res’en terkin ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilmesine..." şeklinde tespit edildiğini, Davaya konu süreçte müvekkili tarafından İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen yokluk kararı sonrasında davalı Sicil Müdürlüğü'ne bu karar sonrasında alınan yönetim ve genel kurul kararlarının yok hükmünde sayılarak yürütmesinin durdurulmasınn talep edildiğini, davalı tarafından 17.01.2025 tarih ve 84329644/7568 sayı ile bu talebin reddedildiğini; red kararı üzerine müvekkili TTK m.32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği m.34 uyarınca öncelikle evrak üzerinden yapılmak üzere itiraz başvurusunda bulunulduğunu, Duruşmada bu hususun yerel mahkemeye bildirildiğini, yerel mahkemece 03.07.2025 tarihli duruşmanın (2) numaralı ara kararı ile dosya üzerinden karar verilmesine karar verildiğini; bu halde de Yerel Mahkeme davanın TTK m.32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği m.34 uyarınca itiraz davası olduğunu kabul ettiğini, Bu halde Yerel Mahkemece itiraz başvurusunun esası hakkında kabul veya red kararı verilmesi gerekirken, yeniden duruşma açılmaksızın usuli bir red kararı verildiğini, yerel Mahkemece davanın esası hakkında bir karar verilmesi halinde özel düzenleme gereği dosya üzerinden karar verilebileceğini ancak duruşma açıldıktan sonra usuli red kararının verilmesi için hükmün HMK m.294 uyarınca duruşmada tefhiminin zorunlu olduğunu; yerel mahkeme kararının bu nedenlerle hukuka aykırı olduğunu, İleri sürerek, yukarıda yer alan açıklamalar ile resen nazara alınacak hususlar ışığında HMK m.294'e ve hukuka aykırı olarak verilen kararın ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini, aksi kanaat halinde yine taleplerinin kabulü ile kararın kaldırılarak dosyanın yeniden hüküm verilmek üzere Yerel Mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; TTK md 34 uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına yapılan itiraza ilişkin olup, mahkemece davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı yan; 29/01/2025 harçlandırma tarihli dava dilekçesi ile; dava dışı ... .... ........... Anonim Şirketinin 05/06/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduklarının tespiti ve yürütülmelerinin durdurulmasına ilişkin İstanbul Anaolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas, 2024/817 karar sayılı gerekçeli kararına uygun işlem yapılmasına yönelik olarak davalı Sicil Müdürlüğü'ne iki dilekçe ile sunulan taleplerinin reddine dair kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; sicil müdürlüğünün mahkeme kararı doğrultusunda işlem yapmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi ekinde; davacının bizzat ve vekili Av ...... aracılığı ile sicil müdürlüğüne sunduğu talep dilekçeleri ve sicil müdürlüğünün her iki dilekçeyi ilgi tutarak vermiş olduğu 17/01/2025 tarihli, genel kurul kararının tescilinin iptali için kesinleşmiş yargı kararı bulunması gerektiğine yönelik yazı cevabı bulunmaktadır. Davacının vekili aracılığı ile İstanbul Anadolu 1 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/76 Esas sayılı dosyası nezdinde 27/01/2025 tarihinde ikame ettiği davaya ilişkin dava dilekçesinde de; İstanbul Anadolu 13 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas, 2024/817 karar sayılı kararı ile dava dışı ....... Anonim Şirketinin .../06/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduklarının tespiti ile kararların yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiğini, gelinen noktada Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yaptıkları başvuruların karşılıksız kaldığını, yok hükmünde olan genel kurul kararına dayanarak şirket çok ciddi zararlara uğratıldığını ve uğratılmaya devam ettiğini, bu nedenle 05/06/2022 tarihli yok hükmünde olduğuna ve yürütülmesinin durdurulmasına karar verilen genel kurul kararı ve sonrasında da yok hükmünde olan yönetim kurulu tarafından alınmış tüm kararların terkin edilmesi talep edilmiş ise de, tüm başvuruların karşılıksız kaldığını ileri sürerek; ... Anonim Şirketinin 05/06/2022 tarihli genel kurul toplantısı ve sonrasında yapılan bütün yönetim kurulu kararları, temsile dair kararlar, genel kurul kararları, esas sözleşme değişiklikleri ve bütün bunlardan kaynaklanan tescil ve ilan işlemlerinin res’en terkin ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilmesine, ... ...... Anonim Şirketinin Müdürlük sicilindeki kayıtlarının 05/06/2022 öncesine döndürülmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere; 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-ı maddesi uyarınca; aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen nazara alınmalıdır. Davacı tarafından davalıya karşı, İstanbul Anadolu 1 Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılan dava da sicil müdürlüğü kararına itiraz mahiyetinde olup, eldeki davada ileri sürülen İstanbul Anadolu 13 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas, 2024/817 karar sayılı kararı ile dava dışı ... ..... Anonim Şirketinin 05/06/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduklarının tespiti ile kararların yürütülmesinin durdurulmasına dair kararının uygulanması, diğer ifade ile tescil edilen 05/06/2022 tarihli genel kurul kararlarının terkin edilmesi talebinin, İstanbul Anadolu 1 Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2025/76 esas sayılı davada da ileri sürüldüğü anlaşılmıştır. Bu durumda eldeki dava tarihi olan 29/01/2025 tarihinden önce, 27/01/2025 tarihinde tarafları ve konusu ve talep sonucu aynı olan bir başka davanın açılmış ve halen görülmekte olması nedeniyle, eldeki davanın derdestliğe ilişkin dava şartı nedeniyle usulden reddedilmesi yerindedir. Davacının aksi yöndeki istinaf sebebi haklı bulunmamıştır. 6102 Sayılı TTK'nun 34/2 fıkrası uyarınca, bu madde kapsamında açılan davalarda itirazın dosya üzerinden incelenerek karara bağlanmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacının dosya üzerinden usule ilişkin karar verilemeyeceğine dair istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 19/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.