11. Hukuk Dairesi 2012/3164 E. , 2012/5535 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.09.2009 gün ve 2009/231-2009/308 sayılı kararı onayan Daire’nin 06.12.2011 gün ve 2009/14827-2011/16472 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yi…
**11. Hukuk Dairesi 2012/3164 E. , 2012/5535 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 47. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.09.2009 gün ve 2009/231-2009/308 sayılı kararı onayan Daire’nin 06.12.2011 gün ve 2009/14827-2011/16472 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin 05.08.2002 tarihli yönetim kurulu kararı ile sermayesinin 110.000 YTL'den 10.000.000 YTL’na çıkarılması yönünde anasözleşmenin 7.maddesinin değiştirilmesi ve artırılan 9.890.000 YTL’nın değer artış fonunun sermayeye ilavesi yoluyla yapılması yönündeki kararı gereğince 07.08.2002 tarihli genel kurul kararı alındığını, anılan genel kurul kararına davacının da katılıp sermayenin değer artış fonundan karşılanacağı inancıyla olumlu oy kullandığını, ancak şirket yönetim kurulu üyeliğinden ayrılmasından sonra müvekkilinden 11.02.2004 tarihli ihtarname ile 989.000 YTL sermaye borcu bulunduğu ve bunu 7 gün içinde ödemesinin istendiğini, bu tarihe kadar artırılan sermaye tutarının değer artış fonundan karşılandığı inancında olan davacının ihtarın tebliği üzerine ticaret sicil kayıtlarında yaptığı inceleme ile sermaye artışının nakden taahhüt edilmek suretiyle tescil edildiğini ve genel kurul evrakı ekinde yer alan sermaye artırım iştirak tablosunda şirketi temsil ve ilzama yetkili şahısların imzalarının bulunmadığını, sahte imzalar kullanıldığını tespit ettiğini, şirketin anasözleşmesinin 3.5. ve 7.maddelerinin değiştirilmesine ilişkin kararın TTK’nun 392, 394. emredici hükümlerine aykırı olduğunu, zira genel kurulda tadil tasarılarının yer almadığını, genel kurul karar tarihi ile ticaret siciline tescil arasında 15 günlük süresinin beklenilmeden 7 gün içinde tescilin yaptırıldığını, ortaklara yeni pay alma ile ilgili 15 günlük süre tanınmadığını, davacının sermayeye iştirak taahhütnamesi imzalamadığını ileri sürerek, şirketin 07.08.2002 tarihinde gerçekleştirilen genel kurulda sermayenin artırımı kararının bulunmadığının, 16.08.2002 tarihinde tescil edilen sermaye artırım işlemlerinin TTK’nun 392. emredici hükümlerine aykırı olarak gerçekleştirildiğinin, davacının nakdi sermaye artırımına iştirak etmemesi ve iştirak taahhütnamesinin bulunmaması nedeniyle 989.000 YTL sermaye taahhüt borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/14827 E,2011/16472 K sayılı ilamıyla onanmıştır. Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.