T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/410 KARAR NO : 2025/2144 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/07/2024 NUMARASI : 2023/900 E. 2024/690 K. DAVA KONUSU : Tazminat KARAR YAZIM TARİHİ : 11/11/2025 İSTEM: Davacı vekili, davalılar tarafından gerçekleştirilen faturalandırmalarda fahiş tahakkukların mevcudiyetinin tespiti üzerine…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/410 KARAR NO : 2025/2144 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/07/2024 NUMARASI : 2023/900 E. 2024/690 K. DAVA KONUSU : Tazminat KARAR YAZIM TARİHİ : 11/11/2025 İSTEM: Davacı vekili, davalılar tarafından gerçekleştirilen faturalandırmalarda fahiş tahakkukların mevcudiyetinin tespiti üzerine, davalı ... AŞ'den sayaçların kontrolü talep edildiğini, yapılan kontroller neticesinde sökülen sayacın arızalı olduğunun tespit edildiğini, Mayıs 2023 tarihi itibarıyla arızalı sayacın söküldüğünü, yerine yeni sayaç takıldığını, takılan sayacın (Mayıs 2023) öncesi ve sonrasına ilişkin fatura bedelleri listelendiğini, müvekkili şubesinin en yoğun çalıştığı dönemlerde dahi aylık 20.000,00-TL civarında fatura geldiğini belirterek fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla; Ağustos 2022 – Mayıs 2023 aralığındaki aylık faturalandırma dönemlerine ilişkin (Ağustos 2022 ve Mayıs 2023 ayları da dahildir) müvekkilinden haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürdüğü ödemelerin, her bir fatura ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle davalılardan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılar üzerine yüklenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak karar verilmesini talep ve etmiştir. CEVAP: Davalı .... AŞ vekili, 810001461862 sözleşme ve 0010582891 tesisat numaralı aboneliğe kayıtlı olduğunu, davada müvekkiline yöneltilebilecek bir talep bulunmadığından işbu davanın öncelikle müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, faturaların usulüne uygun düzenlendiğini belirterek davanın öncelikle müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğundan usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. MAHKEME: ".......Dosya kapsamında toplanan delillerin birlikte incelenmesinde, davacıya ait sayaçların tüketim değerleri ve tüketimlere ilişkin birim fiyatların incelenmesinde, 29/05/2023 tarihinde sayaç değişikliği yapıldığı, değişim öncesinde örneğin Aralık 2022 dönem faturasında 8774,3529 KWH tüketim gerçekleştirildiği, enerji birim fiyatının ise 4,19-TL olduğu, davacıya bu dönemle ilgili 48.715,45-TL fatura tahakkuk ettiği, sayaç değişimi sonrasında ise benzer miktarda tüketim gerçekleştirilen Ağustos 2023 döneminde 8791,25 KWH enerji tüketimi gerçekleştirildiği, enerji birim fiyatının ise 2,71-TL olduğu, bu dönemle ilgili 38.746,08-TL fatura tahakkuk ettiği, sayaç değişimi sonrasında fatura bedelindeki düşüklüğün birim fiyatlardaki düşmeden kaynaklandığının anlaşıldığı, fatura tutarlarının hesaplanmasına esas aylık tüketim değerlerinde sayaç değişimi sonrasında bir miktar düşme var ise de bu düşmenin önemli ölçüde bir farklılık yaratmadığı, davacıya ait fatura bedellerine meydana gelen azalmanın esas sebebinin enerji birim fiyatlarında yaşanan düşmeden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Davacının davasında ileri sürdüğü maddi vakıa 29/05/2023 tarihli değişim öncesi kullanılan LUN-354118311 nolu sayacın hatalı tüketim yaptığına yönelik olup, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna ve mahkememizce fatura bedellerine esas alınan tüketim değerlerinin incelenmesine göre davacıya ait tesisatla ilgili düzenlenen faturaların sayaç değişim sonrası dönemlerde daha düşük enerji bedeli üzerinden hesaplama yapılmasından dolayı fatura bedellerinin düştüğü, bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere serbest tüketicilere gerçekleştirilen enerji satışlarında birim fiyatlarında dalgalanmalar gerçekleştiği, birim fiyatların o ayki talep ve piyasa fiyatlarına göre değişmesi nedeniyle fiyat değişikliği yaşanabileceği, kaldı ki davacının birim fiyatlara yönelik bir iddiasının bulunmadığı, bu haliyle davacının değişim öncesi kullandığı sayacın arızalı olarak fazla tüketim kaydettiği ispat edilemediğinden davanın reddi gerektiği değerlendirilmekle davanın reddine karar verilmiştir." gerekçesi ile;"1-Davanın REDDİNE," karar vermiştir. BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ: Davacı vekili, müvekkiline ait elektrik aboneliği kapsamında davalı şirket tarafından fahiş tahakkuklarla faturalandırma yapıldığını, bu durumun tespiti üzerine sayaç değişimi gerçekleştirildiğini ve yeni sayaçla yapılan ölçümlerin önceki sayaçla yapılanlardan bariz şekilde düşük olduğunun anlaşıldığını, özellikle Mayıs 2023 sonrası dönem faturaları ile öncesi arasında 40.000,00-TL’yi aşan fark oluştuğunu, arızalı sayacın fazla endeks kaydetmesi sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını ve bu hususun dosyada yer alan faturalarla açıkça sabit olduğunu, buna karşın yerel mahkemenin 24.04.2024 tarihli bilirkişi raporunu esas alarak hukuka aykırı şekilde davanın reddine karar verdiğini, bilirkişi raporunda somut verilere dayanmaksızın abonenin tüketiminin artmış olabileceği varsayımına dayalı yorumlar yapıldığını, ayrıca davacının serbest tüketici sözleşmesi kapsamında piyasa fiyatlarıyla enerji satın almasının fiyat farkını doğurduğu yönündeki kanaatin müvekkilin aleyhine yorumlandığını, oysa bilirkişinin alternatif hesaplamalarla desteklenmiş ve hukuki takdiri mahkemeye bırakacak şekilde rapor sunması gerekirken bunun yapılmadığını, bu nedenle hem eksik bilirkişi raporuna hem de bu rapor doğrultusunda verilen karara itiraz ettiklerini, mahkemece yeni bilirkişi atanması ve alternatif hesaplamalar yapılması yönündeki taleplerinin reddedilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini belirterek, Yerel Mahkeme kararının icrasının tehirine ve kaldırılmasına, davanın kabulüne ve yargılama giderinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davalı şirket tarafından arızalı sayaca istinaden tahakkuk eden faturaların tüketim miktarının yüksek olması nedeniyle fazla tahsilat yapıldığı iddiasına dayalı sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davasıdır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davada ki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esasa uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/(1)-b.1 maddesince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; 1)Davacının, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/07/2024 tarih, 2023/900 E. 2024/690 K. sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcı davacıdan peşinen alınmış olup başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3)İstinaf giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan kısmının HMK’nın 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361 vd maddeleri uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, 11/11/2025 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.