T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/923 - 2026/76 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/923 KARAR NO : 2026/76 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/03/2024 NUMARASI : 2018/583 E. - 2024/197 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05/03/2024 tarih ve 201…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/923 - 2026/76 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/923 KARAR NO : 2026/76 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/03/2024 NUMARASI : 2018/583 E. - 2024/197 K. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 05/03/2024 tarih ve 2018/583 E. - 2024/197 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 27.02.2017 tarihli "taşıma ve cari hesap sözleşmesi"nin akdedildiğini müvekkili sözleşme uyarınca yaptığı taşımalara ilişkin olarak düzenlediği faturaları davalıya iletmiş ise de, bir kısım fatura bedellerinin tahsil edilemediğini, davalıya 12.06.2018 tarihinde gönderilen uyarı yazısından da sonuç alınamadığını, davalının, Ankara 5. İcra Müdürlüğünün 2018/8731 E. sayılı dosyasında 56.721,12-TL tutarındaki taşıma ücretinin tahsili için başlatılan takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına, davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili tarafından gönderilecek olan bütün paketlerin davacı şirket araçlarına yüklenmeden önce tartıldığını, kargo ücretinin hesaplanarak gönderi listesine yazıldığını; davacı şirket tarafından alıcıların isim ve adresleri, kargı takip numaraları, paket ağırlığı ve kargo bedelinin yer aldığı listelerin imzalanarak paketlerle birlikte teslim alındığını, ancak davacı tarafından kargo bedelleri fatura edilirken davacı şirket personeli tarafından imzalanan listelerdeki ölçümler üzerinden değil farklı ölçümler üzerinden hesaplama yapılıp fatura edildiğinin görüldüğünü, davacının farklı ölçülerle ve yanlış hesaplamalarla düzenlenen faturalarla sebepsiz zenginleştiğini, müvekkili tarafından gönderilen mail üzerine davacı tarafça bu durumun inkar edilmediğini, bedelin 3.000-5000 TL indilebileceğinin bildirildiğini, ancak aradaki farkın bundan fazla olduğunu, davacı tarafça haksız icra takibi başlatıldığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı ile davalı arasında 27/02/2017 tarihli taşıma sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşmenin 11. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde taşıma ücretinin nasıl hesaplanacağının belirlendiği, 08/11/2023 tarihli bilirkişi kök raporu ve 25/01/2024 tarihli ek raporlarında belirtildiği üzere davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 42.142,00-TL alacaklı olduğu, davacının 56.721,12 TL alacağın tahsili talebi ile Ankara 5. İcra Dairesi Müdürlüğünün 2018/8731 Esas nolu dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği, ispat yükü kendisinde olan davacının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesine göre icra takibine konu alacağının belirtilen kısmının varlığını sözleşme ve bilirkişi kurulu raporları ile ispatladığı ve davalının icra takibine itirazının kısmen haksız olduğu; icra takibinde işlemiş faiz talep edilmediği; davalının icra takibi tarihi itibari ile temerrüde düştüğü, dava konusu alacağın ispatlanan kısmının tutarının belirli olmadığı ve bilirkişi incelemesi ile ortaya çıktığı, davacının red edilen talep açısından kötüniyetli olarak icra takibi başlattığını gösterir delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının Ankara 5. İcra Dairesi Müdürlüğünün 2018/8731 Esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın 42.142,00-TL asıl alacak için iptaline, icra takibinin 42.142,00-TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren kanuni faiz işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin davanın reddine, davacının icra inkar tazminatı talebi ile davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, alacak miktarının eksik hesaplandığını, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, mahkemece aldırılan raporların birbiri ile çelişmesine rağmen, yeni rapor aldırılması taleplerinin değerlendirilmediğini, icra inkar tazminatı talebinin reddinin hatalı olduğunu, davalı yan lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, lehlerine 17.900-TL vekalet ücretine hükmedilmesine rağmen davalı lehine yaklaşık 15.000-TL vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin gönderileri ilgili yerlere taşıdığını, taşıma ücretlerinin ödenmemesinin sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, sayısı 10'u aşan bilirkişi kök ve ek raporlarının her birinde alacak miktarının farklı hesaplandığını, icra konusu edilen tutarın gerçeği yansıtmadığını, davacı kayıtlarının özensiz ve düzensiz tutulduğunu, HMK'nın 222/2. maddesi uyarınca davacı ticari defterlerinin hükme esas alınmasının da kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğunu, müvekkilinin davacının tek taraflı olarak yaptığı zamma muvafakat etmemesine rağmen zamların faturaya yansıtılarak haksız kazanç sağlanmasının amaçlandığını, davacı ile müvekkili aralarında akdedilen cari hesap sözleşmesi gereği açık hesap usulü çalışılması dolayısıyla fatura farklarından müvekkilinin doğmuş bütün zararlarının sonraki faturalarla giderileceği bildirilmiş olmasına karşın müvekkilinin zararının karşılanmadığını; bu sebeple yalnızca 2018 yılına ilişkin değil 2017 yılındaki kargo ölçüm farklarının da tespiti gereğini yerel mahkemeden talep ettiklerini, zira davacı şirket personeli tarafından imzalanan taşıma senetleri müvekkili tarafından gönderilen paketlerin ağırlığı, miktarı ve içeriğine karine olup davacı, farklı ölçülerle ve yanlış hesaplamalarla düzenlenen faturalarla sebepsiz zenginleştiğini; davacının icra konusu edilen tutarda alacaklı olduğunu ispatlayamadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında faturalara konu taşımaların yapılıp yapılmadığına ilişkin bir husumet bulunmayıp, çekişmenin takibe konu fatura bedellerinin hesaplanmasından kaynaklandığı; ilk derece mahkemesince davacının alacağının miktarının belirlenmesi için 4 farklı heyetten kök ve ek raporların alındığı, son heyet tarafından düzenlenen 08.11.2023 tarihli kök ve 25.01.2024 tarihli ek bilirkişi raporunda önceki raporlar da değerlendirilmek suretiyle raporlar arasındaki çelişkinin giderildiği, yapılan hesaplamada davacı tarafça konut teslim ücretinde yapılan ancak faturalara yansıtılmayan indirimin dikkate alındığı; yurtiçi yakıt ek ücreti, evrensel posta hizmeti ve BTK paylarının hatalar tespit edilmek suretiyle yeniden hesaplandığı, davalının talebi üzerine 6 adet faturanın incelenmesi sonucu hatalı olarak düzenlenen 1.437,90-TL iade faturası kesilmesi kabul edildiğinden ancak dosya kapsamında bu tutar için iade faturası düzenlenmemiş olduğunun da tespit edildiği, bu şekilde hesaplanan alacak miktarının dosya kapsamıyla uyumlu olduğu, icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı şartlarının oluşmadığı, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nın 13/1 ve 2. maddesi uyarınca takdir edilen vekalet ücretinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerince istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 967,00-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 235,00-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 2.878,72-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 719,68-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 2.159,04-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/01/2026 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 30/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.