TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/05/2023 NUMARASI : 2022/390 Esas 2023/352 Karar DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/06/2022 KARAR TARİHİ : 05/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yolun…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/1455 Esas 2025/1534 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1455 KARAR NO : 2025/1534 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/05/2023 NUMARASI : 2022/390 Esas 2023/352 Karar DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 06/06/2022 KARAR TARİHİ : 05/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; S.S. ... Kooperatifi tarafından davacı aleyhine Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/501 E. Sayılı dosyasından kooperatife ait taşınmaz üzerine uzun yıllar önce trafo binası inşa edilmek suretiyle taşınmazlara el atıldığından bahisle tazminat davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verildiğini, kamulaştırmasız el koyma nedeniyle tazminatın dava tarihi olan 12.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacı kooperatife ödenmesine ve dava konusu taşınmazların davalı ... adına tesciline karar verildiğini, mahkeme kararının Yargıtay incelemesinden geçerek onandığını, karar gereğince Bursa 5. İcra Müdürlüğünün 2013/6187 E. 81.133,24 TL'nin 05.06.2013 tarihinde ödendiğini, ayrıca dava için mahkeme veznesine 25.06.2013 tarihinde 80,00 TL gider avansı, 11.08.2020 tarihinde 8,70 TL harç bedeli ödendiğini, 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7. maddesinden üçüncü kişilerin hak iddiaları başlığı altında düzenlendiğini devir işleminden önce yapılan işlemler nedeniyle devirden sonra ortaya çıkan maddi yükümlülüklerden sorumlu olanın ... olduğunu, taraflar arasında akdedilen 31.08.2010 tarihli hisse satış sözleşmesinin 9.4. maddesinde de işletme hakkı devir sözleşmesindeki hükümlerin saklı tutulduğunu, 6446 Sayılı EPDK'nın 19. maddesinin 6. fıkrası gereğince kamulaştırma işlemlerinin ...'ın yetki ve sorumluluğunda olduğu açıkça belirtildiğini iddia ederek 81.221,94 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet ve derdestlik itirazının bulunduğunu, davanın zaman aşımına uğradığını, davacı taraf talebini İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne (İHDS) dayandırmakta ise de İHDS’nin 3.1 maddesinde tanımlama mevcut olduğunu, salt İHDS tarihi olan 24.07.2006 tarihinden önceki döneme ait bütün sorumluluğun ...’a ait olduğu anlamına gelmediğini, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 18.6. maddesinde davacı şirketin dava konusu ettiği alacaklara ilişkin olarak hiçbir talepte bulunmayacağını, davalı kurumun icra harç ve giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, dava konusu alacak talebinin dayanağı olan davada, alacağın yasal faizi ile birlikte ödenmesine hükmedildiğini, davacı tarafından ödemelerin yasal faiz üzerinden yapıldığını, davacı yan, ödeme işlemi gerçekleştirildikten sonra rücu edilecek kişi ve rücu miktarını bilmesine rağmen kendi kusuruyla faizin artmasına neden olduğundan TMK madde 2 bakımından avans faizi talebinin reddedilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddine istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacı tarafından icra takibi nedeniyle yapılan ödemenin işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayandığı, rücuen alacağa dayanak olan Bursa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davanın davacısı da bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının icra takibi nedeniyle ödediği miktarı davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, 81.221,94 TL'nin; davalıdan aşağıdaki faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 81.133,24-TL'sine 05/06/2013 tarihinden, 80,00-TL'sine 25/06/2013 tarihinden, 8,70-TL'sine 11/08/2020 tarihinden, itibaren avans faizi yürütülmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, rücuya dayanak kararda davalı olan ... Dağıtım Müessesinin davacı şirkete bağlandığını, dağıtım faaliyeti bölgesinde ... Genel Müdürlüğünün değil ayrı tüzel kişiliğe sahip elektrik dağıtım müesseselerinin yetkili ve sorumlu olduğunu, devre esas bilançolar ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, özelleştirme sürecinde blok hisse satış yönetimi ile söz konusu şirketlerin özel sektöre devrinin gerçekleşmesi aşamasında son bir kez daha bilanço düzenlemesi yapılarak mizan kayıtlarının esas alındığını, kaydi sermaye ilave edilmek suretiyle ikmal edilen borç alacak düzenlemelerinden sonra bilanço kalemlerinde bir değişikliğe gidilemeyeceğini, ihale şartnamesi, hisse satış sözleşmesi ve işletme hakkı devir sözleşmesi hükümlerine göre davanın değerlendirilmesi gerektiğini, hisse devir tarihinden önce tamamlanmış dosyaların İHDS'nin 7.maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini, sözleşmede belirtilen 3.kişinin şirket tüzel kişiliği ile bağlantısı olmayan kişileri ifade ettiğini, davacı şirket işçisinin alacağının üçüncü kişi zararı olmadığını, hisse devir sözleşmesinin 6.maddesinde işçi alacaklarından davacı şirketin sorumlu olduğunun açıkça düzenlendiğini, müvekkilinin icra takibinin tarafı olmadığını, davacının takibi bildirmediğini, müvekkiline ihbar yapılmadığını, mahkemece kamulaştırmasız el atma tarihinin araştırılmadığını, rücuya dayanak ilamda taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline kayıt edildiğinden yapılan ödemenin müvekkilinden tahsil edilemeyeceğini, hükmedilen bedellerin icra yoluyla ödenmesine davacının sebebiyet verdiğini, bu nedenle icra harç ve masrafları ile icra vekalet ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Arabuluculuk son tutanağı,24/07/2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi, hisse satış sözleşmesi, Bursa 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/501 E, 2013/205 K sayılı ilamı, Yargıtay 18.HD'nin 2013/1940 E, 2014/7165 K sayılı onama ilamı, Bursa 5.İcra Müdürlüğünün 2013/6187 E sayılı dosyası,27/02/2023 günlü bilirkişi kurulu raporu vs deliller dosya arasında mevcuttur. Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/501 E, 2013/205 K. sayılı dosya kapsamı incelendiğinde; dava dışı S.S.... Kooperatifi tarafından, ... Edaş aleyhine kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemli davanın açıldığı, davanın ... Genel Müdürlüğüne ihbar edilmediği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulü ile, 59.250,00-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, taşınmazın davacı ... Elektrik Dağıtım A.Ş adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, iş bu kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 18.HD.'nin 20/01/2014 tarih ve 2014/716 K sayılı ilamı ile düzeltilerek onama kararı verildiği, Yargıtay ilamı doğrultusunda düzeltilen maktu harç ve maktu vekalet ücreti nedeniyle icra müdürlüğünce davacı adına çıkan muhtıra üzerine davacı tarafça 81.221,94 TL'nın; 81.133,24-TL'sı 05/06/2013 tarihinde, 80,00-TL'sını 25/06/2013 tarihinde, 8,70-TL'sı 11/08/2020 tarihinde ödemede bulunduğu görülmüştür. 27/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davanın, davacı ... tarafından dava dışı S.S. ... Kooperatifi'ne, T.C. Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 20/03/2013 Tarihli, 2012/501 Esas ve 2013/205 Karar Sayılı ilamına istinaden Bursa 5. İcra Müdürlüğünün 2013/6187 E. sayılı dosyasına yapılan toplam 81.133,24 TL ödemenin davalı ...'dan rücuen tahsiline ilişkin olduğu, davacının davalı ...'dan talep edilebileceği tutarın 81.221,94 TL olduğu, davacı tarafından 81.133,24 TL'nin 05/06/2013 tarihinde; 80,00 TL'nin 25/06/2013 tarihinde; 8,70 TLnin 11/08/2020 tarihinde ödendiği; davacı tarafın alacak talebine ödeme tarihlerinden itibaren avans faiz işletilebileceğini bildirmiştir. Sözleşme hükümleri ile birlikte somut olay ve davalı vekilinin istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; dava dışı S.S. ... Kooperatifi tarafından taşınmazına 10/07/1978 tarihli enerji tesis sözleşmesi ile kamulaştırmasız el atma nedeniyle zararın tazmini talebiyle ... aleyhine açılan davada, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davacının kesinleşen karar nedeniyle icra dosyasına 81.133,24-TL'yi 05/06/2013 tarihinde, 80,00-TL'sını 25/06/2013 tarihinde, 8,70-TL'sı 11/08/2020 tarihinde ödediği dosya içeriğiyle sabittir. Taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır. Davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarına gelindiğinde; rücu talebine konu Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/501 Esas 2013/205 Karar sayılı dosyanın davacısı S.S. ... Kooperatifi tarafından ... aleyhine maliki olduğu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı iddiasıyla kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine yönelik dava açılmıştır. Davacı ... ile davalı ... arasındaki İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi 24/07/2006 tarihinde imzalanmıştır. Rücuya dayanak dava İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin imzalanmasından sonra açılmış ise de, davaya konu kamulaştırmasız el atma tarihinin 1996 yılı olup, İHDS'nin imzalandığı tarihten öncedir. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından icra takibi nedeniyle yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden kamulaştırmasız el atmaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan ilamın davacısı da bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının icra takibi nedeniyle ödediği miktarı davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Öte yandan, hisse Satış Sözleşmesi'nin 9.4. maddesinde "...İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi'nin öncelikle uygulanacağı anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa yönelik savunmalarına Dairemizce itibar edilmemiştir. Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlık dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olduğundan, İHDS'nin 7.2 maddesi uyarınca davacının davalıya ihbar yükümlülüğü bulunması gerektiği halde bu yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacı, sözleşmenin 7.2.maddesi gereğince davalıya ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinden Yargıtay 11 . Hukuk Dairesi'nin emsal içtihatlarına göre (13/04/2016 tarih 2016/2242 E. 2016/4047 K.sayılı içtihat emsal mahiyettedir.) davacı Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan dava ve takip davalı ...'a ihbar edilmediğinden hüküm tarihinden sonra ortaya çıkan alacaktan ve icra giderlerinden davalı ... sorumlu değildir. Kamulaştırmasız el atmada bulunan davalı ... davanın açılmasına sebebiyet verdiği için hükmedilen bedelden ve dava tarihi ile karar tarihi arasında işlemiş faizden ayrıca mahkeme vekalet ücreti, harç ve yargılama giderleri toplamı olan (59.250,00-TL alacak + 2.000,00-TL gider + 6.767,50-TL vekalet ücreti + 12/09/2012 dava tarihi-20/03/2013 karar tarihi aralığında 149,18-TL işlemiş faiz ) 71.936,90-TL ile davacı tarafından Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasına 25/06/2013 tarihinde ödediği 80,00 TL gider avansı ve 11/08/2020 tarihinde ödediği 8,70 TL suret harcından sorumlu olacaktır. Mahkemece, davanın, bu tutar üzerinden kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. O halde davalı tarafın, ihbar yükümlülüğü yerine getirilmediğinden bahisle yalnızca dayanak ilamda hükmedilen tutarların kendisinden tahsil edilebileceğine karar tarihi sonrasından sorumlu tutulamayacağına ilişkin istinaf istemi yerindedir. Rücuya dayanak davada kamulaştırmasız el atmaya konu taşınmazın tapu kayıtlarının iptaliyle ... adına tapuya tesciline karar verilmiş ise de, dosyaya kazandırılan tapu kaydından tescilin davalı ... adına yapıldığı anlaşılmakla kesinleşen dayanak ilamda tapu kaydının ... adına tesciline karar verilmiş olması davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. Rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Tüm bu açıklanan nedenlerle davalı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne, fazla talep edilen tutarlar yönünden ise reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE ile, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/05/2023 tarih ve 2022/390 Esas 2023/352 Karar sayılı kararının, HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, B)1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 72.025,60 TL'nin; 71.936,90 TL'sine 05/06/2013 tarihinden, 80,00-TL'sine 25/06/2013 tarihinden, 8,70-TL'sine 11/08/2020 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 4.920,06-TL harçtan dava açılışında yatırılan 1.387,07-TL peşin harç ve 4.161,20 TL bakiye karar harcının mahsubu ile fazla alınan 628,21TL'nin davalıya iadesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 1.387,07-TL peşin harç ile 80,70-TL başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri olarak yapılan 2.843,52-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı gözetilerek hesaplanan 2.521,56-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Dava açılmadan önce arabuluculuk aşamasında yapılan 1.320-TL arabulucu giderinden, davanın kabul/red oranına göre 1.170,54-TL'sinin davalıdan, bakiyesi 149,46-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı, davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan kabul edilen miktar üzerinden aleyhe hüküm verme yasağı gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir edilen 12.995,51-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 8-Davalı, davada kendini vekille temsil ettirmiş olduğundan, reddedilen miktar üzerinden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir edilen 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 9-Bakiye gider avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiği ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, C)1-Davalı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 1.387,06-TL harcın talep halinde davalıya iadesine, 2-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile posta gideri olarak yatırılan 167,00-TL'nin toplamı olan 659,00-TL'den, davadaki haklılık durumu gözetilerek hesaplanan 18,91-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 05/12/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -