T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2621 - 2025/2867 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2621 KARAR NO : 2025/2867 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 24/11/2022 NUMARASI : 2018/... Esas, 2022/... Karar DAVACI : ... - (T.C Kimlik No: VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ... TÜRK SİGORTA ŞİRKET…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2621 - 2025/2867 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2621 KARAR NO : 2025/2867 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 24/11/2022 NUMARASI : 2018/... Esas, 2022/... Karar DAVACI : ... - (T.C Kimlik No: VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ... TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLLERİ : Av. Av. DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ : 22/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/12/2025 Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.11.2022 tarih 2018/... Esas 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/07/2018 günü ...'in sevk ve idaresindeki ... Sigorta Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki davalı ... Türk Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı bulunan ... plaka sayılı motosikletin çarpışması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ... ve ...'nun kusurlu olduğunu, davacının ... plaka sayılı motosiklette yolcu konumunda olduğunu, müvekkilinin kaza sonucunda yaralandığını, kaza nedeniyle maddi zararın davalı ... Sigorta A.Ş'den karşılanması amacıyla doğrudan davalı ... Sigorta A.Ş'e 10/09/2018 tarihinde yazılı olarak başvurulduğunu, ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya yönelik hakları saklı kalmak kaydı ile; işgücü kaybından doğan 3.200,00 TL daimi maluliyet tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 3.300,00 TL tazminatın davalı ... Sİgorta A.Ş'ye başvuru tarihi olan 10/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan, 1.600,00 TL daimi maluliyet ve 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... Sigorta'ya başvuru tarihi olan 18/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Türk Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ... nolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı sigortalı araçta yolcuyken kaza geçirdiğini, hatır için taşıma ihtimali olduğunu, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesini, maluliyet oranının tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesine sevk edilmesi gerektiğini, hesap raporu için aktüer bilirkişiye dosyanın tevdi edilmesini, hesaplanacak tazminattan hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, davanın ihbarına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ 24.11.2022 TARİHLİ KARARI: eksikliklerin bildirildiği ve ayrıca muayene günü verildiği ATK ön raporu doğrultusunda davacı vekiline 04/02/2021 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı, 08/06/2021 celsenin 1 nolu ara kararı ve davacı vekiline son kez 09/11/2021 tarihli celsede kesin süre verildiği, davacı vekili tarafından 24/02/20222 tarihli celsede yeniden süre talebinde bulunulduğu, 30/06/2022 tarihli celsede davacı vekili tarafından mevcut haliyle dosyanın ATK 2. İhtisas Dairesine gönderilerek maluliyet raporu düzenlenmesinin istenildiği ve dosyanın mevcut haliyle ATK'ya gönderildiği, İstanbul ATK 2.İhtisas Dairesinin 20/05/2022 tarihli raporunda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik kapsamında sürekli iş göremezlik oranının belirlenebilmesi için gerekli olan ve kurullarınca 28/02/2020 tarih ve 3625 karar numaralı müzekkeresinde istenen olay tarihinden sonra kişinin son durumunu gösterir herhangi bir tıbbi belge ve grafi bulunmadığı, bu nedenle dava konusu yaralanmaya bağlı sürekli iş göremezlik oranı hakkında görüş bildirilemeyeceği, sekel durumunun bildirilmediğinden maluliyet raporu düzenlenmediği verilen kesin sürelere rağmen davacı vekili tarafından eksikliklerin giderilemediği anlaşıldığından, davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar vermiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; ATK raporuna göre davaya bağlı sekel durumunun kişinin tekrar muayeneye gönderilmesi durumunda değerlendirileceğini, hesap bilirkişisinin raporunda ATK'nın geçici ve sürekli iş göremezlik oranı/süresi bildirmediğinden hesaplamaya yapılamadığını bildirdiğini, verilen kesin sürelere rağmen davacı vekili tarafından eksikliklerin giderilmediğini, bu nedenlerle davanın esastan değil usulden reddine karar verilmesi gerektiğini kararın kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davacı taraf, davaya konu trafik kazası nedeniyle gerçekleşen yaralanmadan kaynaklı oluşan maluliyete dayalı olarak geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebi ile eldeki davayı açmış bulunmaktadır. Davacının geçici veya sürekli iş göremezlik tazminatına müstehak olabilmesi için kaza nedeniyle maluliyete düçar olduğu hususunu ispatlanması lazım gelmektedir. Buna ilişkin ispat yükü de davacı tarafa aittir. İlk derece mahkemesince, İstanbul ATK 2. İhtisas Dairesinin 28/02/2020 tarih 3625 karar sayılı ön raporunda; eksikliklerin bildirildiği ve ayrıca muayene günü verildiği ATK ön raporu doğrultusunda davacı vekiline 04/02/2021 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı, 08/06/2021 celsenin 1 nolu ara kararı ve davacı vekiline son kez 09/11/2021 tarihli celsede kesin süre verildiği, davacı vekili tarafından 24/02/20222 tarihli celsede yeniden süre talebinde bulunulduğu, 30/06/2022 tarihli celsede davacı vekili tarafından mevcut haliyle dosyanın ATK 2. İhtisas Dairesine gönderilerek maluliyet raporu düzenlenmesinin istenildiği ve dosyanın mevcut haliyle ATK'ya gönderildiği, İstanbul ATK 2.İhtisas Dairesinin 20/05/2022 tarihli raporunda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik kapsamında sürekli iş göremezlik oranının belirlenebilmesi için gerekli olan ve kurullarınca 28/02/2020 tarih ve 3625 karar numaralı müzekkeresinde istenen olay tarihinden sonra kişinin son durumunu gösterir herhangi bir tıbbi belge ve grafi bulunmadığı, bu nedenle dava konusu yaralanmaya bağlı sürekli iş göremezlik oranı hakkında görüş bildirilemeyeceği, sekel durumunun bildirilmediğinden maluliyet raporu düzenlenmediği verilen kesin sürelere rağmen davacı vekili tarafından eksikliklerin giderilemediği anlaşıldığından, davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddesinde; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Mevcut dosya kapsamına göre dava kanıtlanamamışsa davanın usulden değil, esastan reddi gerekir. Bu durumda yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle az yukarıda açıklanan yargılama safahatinde belirtilen kesin süreye rağmen eksikliğin giderilmemesine, davacı vekilinin dahi duruşmadaki talebinin dosyanın mevcut haliyle ATK'ya gönderilip rapor alınmasına yönelik olmasına, ATÜK tarafından mevcut hale göre rapor düzenlenmesinin mümkün olmadığının bildirilmesine ve istinaf talebinin sadece verilen kararın esastan değil usulden ret olması gerektiğine yönelik olduğu dikkate alındığında maluliyete ilişkin iddianın ispatlanamamasından kaynaklı ilk derece mahkemesince davanın esastan reddine karar verilmiş olması yerleşik içtihatlara göre yerinde olduğuna göre; yerinde olmayan istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/... Karar; Yargıtay1. Hukuk Dairesinin 2023/... Karar; Mahkemece tüm dosya kapsamı bütün halinde incelenmekle davacının maluliyetini ve uğradığı zararın miktarını ispatlayamadığından, ispatlanamayan davanın esastan reddine karar verilmiş olması yerinde görülmüştür. Mahkemece yapılan tespitler dosya kapsamına, usul ve yasaya uygundur. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın esastan reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, . Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 22.12.2025 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.